Luteal Faz Nedir, Hamileliğe Etkisi Nelerdir?


Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı

Doktora Sorun

Kadınlarda adet döngüsü iki aşamadan oluşur. Bu aşamalardan ilki adet kanamasının ilk gününde başlayıp yumurtlamaya kadar süren foliküler fazdır. İkinci aşama ise yumurtlama ile başlayan ve bir sonraki adet kanaması başladığında veya hamilelikle biten luteal fazdır. Bu bilgiler ışığında luteal faz ne demek diye merak edenler için; adet döngüsünün, yumurtlamadan hemen sonra gerçekleşen ve ortalama olarak 2 hafta süren aşamasıdır, şeklinde açıklamak mümkün.

Luteal faz boyunca rahim iç yüzeyini kaplayan tabaka olası bir hamileliğe hazırlık yapmak için kalınlaşır. Eğer kişide luteal faz bozukluğu varsa rahim iç yüzeyi her ay uygun şekilde gelişemez. Bu durumda hamile kalmak veya gebeliğin sürdürülmesi zorlaşır. Luteal faz yaklaşık olarak 12 ila 14 gün sürer. Bu süre zarfında yumurtalıklar progesteron adı verilen bir hormon salgılar. Progesteron rahmin iç kısmını kalınlaştırıp döllenmiş embriyonun tutunması için elverişli hale getirir. Kişi hamile kalırsa gelişmekte olan embriyo endometrium adı verilen bu kalınlaşmış astara yapışır. Hamile kalmayan kadınlarda ise astar sonunda adet kanaması şeklinde parçalanarak atılır.

Luteal Faz Nedir?

Adet döngüsü ya da menstrual döngü ergenlikle başlayıp menopoz dönemine kadar süren ve yaklaşık olarak her ay tekrarlayan döngüdür. Adet döngüsü; menstruasyon, foliküler faz, ovulasyon (yumurtlama) ve luteal faz olmak üzere çeşitli basamaklardan oluşur. Luteal faz nedir sorusu kısaca: Adet döngüsünün yumurtlamadan sonra başlayan aşamasıdır şeklinde cevaplanabilir. Bu aşamada yumurta bırakılmasından sorumlu folikül isimli yapı korpus luteum’a dönüşür. Korpus luteum hücreleri büyük miktarlarda progesteron ve östrojen üretir. Progesteron, rahim astarını döllenmiş yumurtanın tutunmasına hazırlanmak için uyarır. Luteal fazdan sonra iki farklı durum oluşabilir:

Serbest bırakılan yumurta döllenirse rahme taşınır ve astara yapışır. Böylece gebelik başlar.
Eğer döllenme olmazsa rahim iç tabakası parçalanarak vajinal açıklıktan adet kanaması şeklinde dökülür. Adet kanaması (menstrual faz) ile birlikte yeni bir adet döngüsü başlar.

Luteal Faz Hesaplaması Nasıl Yapılır?

Luteal fazın uzunluğu, çoğu kadın için hamilelik olmadıkça ortalama olarak 12 ila 14 gündür. Bununla birlikte, 8 gün kadar kısa ve 16 gün kadar uzun olabilir. Bir kadının luteal faz uzunluğu sıklıkla sabittir ve her döngü için yaklaşık olarak aynı olma eğilimindedir. Örneğin, luteal fazı 12 gün olma eğiliminde olan bir kadın için bu süre her zaman 11 – 13 gün olacaktır. Luteal faz hesaplama bazal vücut ısısı çizelgesi kullanarak yapılabilir. Bazal vücut ısısı sabah uyanır uyanmaz dil altından ölçülen vücut ısısıdır. Adet kanamasının ilk gününden itibaren sonraki adet dönemine kadar her gün ölçülüp kaydedilir. Vücut ısısının 1-1,5 derece arttığı gün, yumurtlama günü olarak alınır. Sonraki adet tarihinden yumurtlama tarihi çıkarıldığında kabaca luteal faz uzunluğu hesaplanmış olur. Kişinin luteal faz uzunluğunu kesin olarak belirlemenin tek yolu ise hormona özgü kan testleri ile mümkündür.

Kısa Luteal Faz Belirtileri

Normal bir luteal faza sahip olmak doğurganlık için şarttır. 12 günden az süren bir luteal faz normal değildir ve progesteron üretimindeki bir eksiklik ile ilişkili olabilir. Bu durum aynı zamanda kısa luteal faz, luteal faz yetmezliği ya da luteal faz defekti olarak bilinir. Ancak, normal doğurganlığı olan bazı kadınların da kısa bir luteal fazı olabilir. Bu sebeple luteal faz uzunluğu ve doğurganlık arasındaki bağlantı tam olarak açık değildir. Luteal faz yetmezliği olanlarda, aşağıda sayılan problemler ortaya çıkabilir:

  • Adet dönemlerinin daha sık olması
  • Dönemler arası lekelenme
  • Normalden daha erken adet görme
  • Gebe kalmada sorun
  • Gebeliklerin düşükle sonuçlanması

Kısa Luteal Faz Nedenleri

Bu durum aşağıdakiler de dahil olmak üzere birçok sağlık problemiyle ilişkilendirilmiştir:

  • Yeme bozuklukları
  • Endometriozis: Normalde sadece rahim iç tabakasında görülen endometrial dokunun karın içinde başka yerlerde bulunması ile karakterize hastalık.
  • Aşırı miktarda egzersiz yapmak
  • Hiperprolaktinemi: Annne sütü üretiminden sorumlu prolaktin hormonun fazla üretilmesi
  • Şişmanlık
  • Polikistik over sendromu: Yumurtalıklarda kistler ve insülin direnci ile karakterize bir hastalık.
  • Tiroid hastalıkları (Hipertiroidi ya da hipotiroidi)
  • Yaşlılık
  • Stres

Çoğu zaman, bu koşulların tedavi edilmesiyle luteal faz yetmezliği de ortadan kalkar. Ayrıca her kadında zaman zaman luteal faz değişiklikleri gözlenebileceği akıldan çıkarılmamalıdır.

Luteal Faz Bozukluğu Teşhisi

Luteal faz bozukluğunun belirtilere dayanarak teşhis edilmesi zor olabilir. Tanı için kullanılabilecek tek bir test yoktur. Hastalığın teşhisi için yapılabilecek testler şunları içerir:

1. Folikül uyarıcı hormon (FSH): Yumurtalık fonksiyonlarını kontrol eden hormon
2. Luteinize edici hormon (LH): Yumurtlama sürecini başlatan hormon
3. Progesteron: Rahim iç zarının kalınlaşmasında görevli hormon

Ultrasonografi incelenmesi ile rahim iç tabakasının kalınlığı ölçülebilir. Ayrıca yine ultrason ile yumurtalık, fallop tüpü ve rahim ağzının durumu da değerlendirilir. Önceki yıllarda tanı için bir dizi endometrial biyopsi yapılmaktaydı. Ayın belirli bir zamanında rahim iç zarından küçük bir örnek alınıp mikroskop altında incelenirdi. Bu uygulama artık yapılmamakta. Çünkü endometrial biyopsi ile kadınlardaki fertilite ile infertilite arasındaki fark ayırt edilemez. Bu yüzden biyopsi artık rutin bir infertilite testi olarak önerilmez.

Kısa Luteal Faz Tedavisi

Luteal faz bozukluğuna yol açabilecek herhangi bir sağlık problemi olan kadının her durumda tedaviye ihtiyacı vardır. Fakat tedavi için yapılacaklar kişinin genel sağlık durumu ve çocuk isteğinin varlığına bağlı olarak değişiklik gösterir. Hamile kalmak istemeyen ve altta yatan bir sağlık sorunu bulunmayan kadınların herhangi bir tedaviye ihtiyacı olmayabilir. Ancak bebek sahibi olmaya çalışanlar için doktor bazı ilaçlar önerebilir. Bu amaçla kullanılan ilaçlar şu şekilde sıralanabilir:

  • Klomifen sitrat: Yumurtalıkları daha fazla folikül yapması için tetikler ve yumurtlamayı uyarır. Folikül, yumurtalıklarda yumurta hücrelerini çevreleyen ve yumurtanın olgunlaşıp bırakılmasından sorumlu keseciklerdir. Artmış folikül sayısı ile orantılı olarak salınan yumurta sayısı da artar.
  • İnsan koryonik gonadotropin (hCG): Hamilelik hormonu olarak bilinen hCG yumurtlamayı başlatmaya ve daha fazla progesteron yapımına yardımcı olur. Bu da hamile kalma şansını arttırır.
  • Progesteron enjeksiyonları, hapları veya fitiller: Yumurtlamadan sonra rahim iç zarını kalınlaştırmaya yardımcı olmak için kullanılabilir.

Stres veya aşırı egzersiz soruna neden olduğunda, tedavide genellikle stresi veya yapılan egzersiz miktarını azaltmaya odaklanılır. Stresle başa çıkabilmek için şu uygulamalar yapılabilir:

1. Orta dereceli ya da hafif egzersizler
2. Meditasyon
3. Nefes alma teknikleri
4. Yeni hobiler edinmek
5. Arkadaşlar ile düzenli olarak keyifli vakit geçirmek
6. Sorumlulukları azaltmak

Tüm tedavi seçenekleri hakkında doktorla konuşulmalı ve kişi için en uygun olanlar tercih edilmelidir. Çalışmalardan elde edilen kanıtlar, luteal faz defekti tedavisinin yardımcı üreme teknikleri kullanmayan kadınlarda gebelik başarısı için olumlu etkiye neden olmadığı yönündedir. Progesteron, fertilite tedavisi alan bazı kadınlara yardımcı olabilir. Ancak hamile kaldıktan sonra progesteron kullanımının düşük yapmayı önleyeceğine dair kanıt yoktur.

Luteal Fazın Hamileliğe ve Doğurganlığa Etkisi

Kısa luteal fazda hamile kalınır mı sorusu sıklıkla bu probleme sahip kadınlar arasında merak konusu olmaktadır. Doğruyu söylemek gerekirse kısa luteal faz bir kadının hamile kalmasını zorlaştırabilir. Ayrıca hamile kalsa bile sorundan kaynaklanan tekrarlayan düşükler ile karşı karşıya kalabilir. Çünkü luteal faz defekti nedeniyle döllenmiş yumurtanın rahme tutunmasını ya da hamileliğin devamını sağlayacak düzeyde progesteron hormonu salgılanamaz. Çoğu durumda doğurganlığın tekrar kazanılması için tedavi esastır.

Tüp Bebek Tedavisinde Luteal Faz

Tüp bebek tedavisi sırasında yumurtalıkların uyarılması progesteronun salgılanmasından sorumlu korpus luteumun fonksiyonunu bozar. Tedavi sırasında progesteron hormonunda ani çekilme meydana gelir ve bu da luteal faz kanaması adı verilen duruma neden olur. Bu durumda gebeliğin düşükle sonuçlanması kaçınılmazdır. Bu sebeple vücutta progesteron hormonu miktarını artıracak tedavi gereksinimi ortaya çıkar. Bu tedaviye luteal faz desteği adı verilir. Araştırmalarda luteal faz desteği ile tüp bebek tedavilerindeki başarı oranlarının önemli ölçüde arttığı saptanmıştır.

Luteal faz, hamilelik, infertilite, tüp bebek gibi merak ettiğiniz her türlü konu ile ilgili sorunlarınız ve ayrıntılı bilgi için 444 39 49 numaralı telefondan bize ulaşabilirsiniz.