Adı kadar tatlı olmayan bir hastalıktan endometriozisten bahsedeceğiz sizlere. Hatta can sıkıcı bir hastalık demek daha doğru olsa gerek.

Endometriozis nedir, kimlerde görülür, nasıl tanınır, nelere neden olur, nasıl tedavi edilir?

Kadınların her ay farklı duygularla karşıladıkları adet kanamalarında vücut dışına attıkları dokunun adı endometriumdur. Bu doku normal işleyişte rahim içini döşer ve hormonların ahenkli dansı ile yeterli kalınlığa ulaşır. Ayın yumurtası doğru zamanda şanslı ve becerikli sperm hücresi ile buluşursa diye endometrium dokusu bıkmadan usanmadan her ay misafiri için hazırlığını yapar. Eğer gebelik gerçekleşirse rahim içinde gebelik sonuna kadar onu misafir eder. Ama bu buluşma belli zaman diliminde gerçekleşemez ise endometrium dokusu yaptığı bu hazırlığın boşuna olduğuna karar verir ve evini terk eder. Yani adet kanaması başlar. Geride kalan doku ise bir sonraki ay için bıkmadan usanmadan tekrar hazırlıklara başlar. Menopoz adındaki süreç başlayana kadar endometrium dokusu çalışır, çalışır, çalışır… Nasıl olduğu hakkında türlü söylentiler olmasıyla birlikte bu akıllı uslu doku bazen olmaması gereken yerlere gider. İşte o zaman bir hastalık adını alır; endometriozis. Sıklıkla üreme organlarıyla komşuluk halindedir. Yani tüplerde, yumurtalıklarda, rahimi tutan bağlarda, arkasındaki çukurda, karın duvarını örten zarın üstünde yerleşir. Ama başını alıp gittiği de olur, göbek deliğinden, burun içine kadar en olmadık yerlerden çıkıverir. Her ay rahim içindeyken nasıl hormonlardan etkilenip kalınlaşıp uygun ortamı bulamayınca kanıyorsa davetsiz gidip yerleştiği yerlerde de aynı huyundan vazgeçmez ve minik kanamalar yapar. Bu kanamalar karın içindeyken gözle görülür kanamalar değildir. Ve de çok küçük dokular olduğundan kimseyi kan kaybından öldürmez. Ama etrafında yarattığı yapışıklıklar nedeniyle zaman içinde ağrılar yapmaya başlar. Çünkü kanama dışında salgıladığı başka maddeler de bu ağrıların şiddetlenmesine neden olur. Kanamalar gözle görülmez ama rapor edilmiş durumlar vardır ki her ay adet kanaması olduğunda burun kanaması olmasının nedeni olarak burun mukozasında endometriotik odaklar bulunmuş kadınlar da yok değildir. Ya da göbek deliğinden, cildin altından vs.. Bunlar hikayeyi renklendiren, sık rastlanmayan durumlardır. Yol açtığı ağrılar genelde adet dönemlerinde daha yoğundur. Öyle zamanlar olur ki adet kanamaları kadınların korkulu rüyası haline gelebilir. İşinden gücünden, günlük yaşantısından alıkoyar, hastane acillerinde sonlanan günler haline gelebilir. Dismenore denen ağrılı adet görmenin altından çok zaman bu hastalık çıkabilir. Ağrılar tüm zamanlara da yayılabilir, özellikle cinsel birliktelik anlarında kadın tarafından yoğun bir şekilde hissedilebilir. Bunun adı da disparonidir ve çiftin hayatını güzelleştiren cinsellikten kadının köşe bucak kaçmasına neden olabilir. Bazen de hiç bir şikayete neden olmaz yapılan ultrason muayenesi sırasında yumurtalıkta bir kist olarak sahne alır. Bunun adı endometriomadır, namı diğer çikolata kistidir. Bu kistin boyutu ve sayısı neden olabileceği hasar ve yapılacak tedavide belirleyicidir. Adının neden bu kadar baştan çıkarıcı olduğuna gelince, hemen söyleyelim ki tadıyla bir alakası yok. Bu kistlerin içeriği tıpkı akışkan çikolata gibidir, süregelen kanamalar ve salgıladıkları diğer maddeler sonucunda böyle bir içerik kazanırlar. Yumurtalıklarda yer kaplayıcı, yıkıcı kistlerdir ve maalesef tedavi sonrası tekrarlayabilmektedirler. Yumurtalıkların zamanından önce faaliyetlerini yitirmelerine neden olabilirler ve bu da özellikle çocuk isteyen kadınlar için oldukça can sıkıcı sonuçlar yaratır. İnfertilite (çocuk sahibi olamama) nedeniyle doktora başvuran çiftlerde endometriozis hastalığı belirgin olarak yüksektir. Sadece yumurtalık hasarı değil, tüplerin hareketlerini bozarak ya da rahim içindeki kendi orijini olan dokunun faaliyetlerini olumsuz etkileyerek infertiliteye neden olabilir. Bu hastalığın aktivitesini belirlemekte ve tedavi sonrasındaki takibinde kanda CA 125 denilen bir belirteç kullanılabilir. Bu belirteç aslında yumurtalık kanseri için ortaya çıkmış ama endometriozis hastalığında da ılımlı olarak yükseldiği tespit edildikten sonra kullanılmaya başlanmıştır. Bu nedenle doktorunuz sizden az önce bahsettiğimiz durumlardan dolayı muayene sonunda CA 125 isterse kanser mi oldum ya da bu hastalık kansere mi değişiyor diye gereksiz korkulara kapılmayın. Gerçek tanısının patolojiyle (doku tanısıyla) konulduğu bu hastalık ancak yumurtalıklardaki çikolata kisti görüntüsündeki tipik izler nedeniyle kolaylıkla tanınır.