Tüp bebek tedavi sürecinde pek çok hastalıkta olduğu gibi hasta her zaman tedavinin merkezinde yer alır. Tedavi sürecinde hastanın ilaçlarını doğru şekilde kullanması tedavinin başarısını etkileyecek sonuçlar doğurabilir.

Her ne kadar tüp bebek tedavilerinde hasta diğer hastalıklarda olduğu gibi “gerçek anlamda hasta” olmasa da tedavi sürecinde birçok ilacı kullanmak zorunda kalır. Bununla birlikte hasta daha önce herhangi bir deneyimi olmayan ve yaklaşık 20 gün boyunca devam eden bir sürece girer. Peki bu süreçte tüp bebek hastalarının en sık yaptığı hatalar nelerdir? Tüp bebek ilaçlarını hatalı kullanmanın önüne nasıl geçilir? Tüp bebek ilaçlarının yan etkileri var mıdır? Bütün bu soruların yanıtlarını yazımızda bulabilirsiniz.

Tedavi Sürecinde İlaç Kullanımı Konusunda Hastaları En Fazla Tedirgin Eden Nokta Nedir?

Hastalarımızın bir kısmında bulunan tüp bebek korkusunun önemli bir kısmı aslında ilaç kullanımından kaynaklanır. Çünkü bu dönemde tüp bebek hastaları, “ilaç dozlarını yanlış ayarlayacağım” ya da “yanlış bölgeye uygulama yapacağım” gibi endişelere kapılabiliyorlar. Bu hissiyat üzerlerinde gerçek anlamda bir baskı oluşturuyor. Çünkü tedavinin 10-14 gün süren ovülasyon indüksiyonu (yumurtayı büyütme) döneminde hayatında belki de tek bir kere bile eline enjektör almamış olan bir kadından, kendisine yumurta büyütme iğnesi yapmasını istiyoruz. Elbette bu durum onları tedirgin ediyor.

Tüp Bebek İğneleri Kullanırken Yapılan Hataların Önüne Nasıl Geçilir?

Yapılması gereken en önemli şey, hastaya tüp bebek iğneleri kullanımının detaylı bir şekilde anlatılmasıdır. Gerek yumurta büyütme iğnesinin kullanımı gerekse yumurta toplama işleminden sonra kullanılan ilaçlar konusunda hasta detaylı bir şekilde bilgilendirilmelidir. Bu eğitim hastanın endişelerini giderebileceği gibi tedavi sonrasındaki gebelik oranları üzerinde de önemli bir rol oynar.

Tedavi sürecinde hastanın doğru ilaç kullanmamasından kaynaklanan hataların önüne geçmek için neler yapılmalıdır?

Aslında titiz bir tüp bebek tedavi sürecinde hasta çok iyi bilgilendirildiği taktirde bu tarz sorunlarla karşılaşılmaz. Ancak bir diğer önemli nokta, hastanın her zaman ve her konuda hekimine ve hemşiresine karşı dürüst davranması gerektiğidir. Bunun yanında yapılacakları şöyle sıralamak mümkündür:

  •  Yumurta büyütme iğnesi kullanım sürelerinin, saatinin ve dozlarının hastaya dikkatlice anlatılması ve pratik olarak gösterilmesi gerekir.
  • İlaç kullanımı konusunda dikkat etmesi gereken noktalar ve nasıl kullanılacağı bilgisi hastaya yazılı olarak verilmelidir.
  • Tüp bebek hastası, tedavi sırasında yapılan değişikliklerle ilgili doktoru ve hemşiresi tarafından uyarılmalıdır. Eğer yanlış bir kullanım söz konusu olursa yapılan hatanın yarattığı etkiye göre tedavinin tekrar düzenlenmesi veya iptal edilmesi gerekebilir.
  • En sık hata yapılan basamak, yumurta büyütme döneminin sonunda yapılan HCG (yumurta çatlatma) enjeksiyonudur. Bu iğnenin zamanlamasında yapılacak bir hata yumurtaların erken çatlamasına veya olgun yumurta alınamamasına neden olur. Bu nedenle tüp bebek merkezleri enjeksiyonun saatini mutlaka teyit etmelidirler. Bu saat konusunda hasta dikkatli bir şekilde bilgilendirilmelidir.
  • Yumurta toplama ve transfer sonrası kullanılacak ilaçlar tamamen farklılaşır. Ağızdan alınan ve vajinal yoldan kullanılan ilaçlar tedaviye eklenir. Hasta ile doktoru kişisel olarak konuşmalı ve hasta uyumunun en iyi olduğu tedavi desteği tercih edilmelidir.
  • Tüp bebek merkezi doktorları, hemşireleri ve hasta arasındaki iletişim, günün 24 saatinde birbirlerine ulaşabilecekleri bir çerçeveye oturtulmalıdır. Aynı zamanda kurulan iletişimde detaylara önem verilmeli, çok açık ve net bir şekilde iletişim kurulmalıdır.

    Bahçeci Tüp Bebek Merkezi’nde tedavi gören tüm hastalarımıza, hasta danışmanı arkadaşlarımız, iğnelerin kullanımını uygulamalı olarak göstermektedir. Eve gittiğinizde kullanımını unutmanız halinde hasta danışmanlarımızı arayarak bilgi alabilirsiniz.

Tüp Bebek Tedavisinde Kullanılan İlaçlar

Tüp bebek hastaları tedavileri boyunda DHEA hormonu, folik asit ve vitamin takviyeleriyle desteklenmektedir. Genellikle ağız yoluyla verilen bu ilaçların yanı sıra tüp bebek doktoru, balık yağı da önerebilir.

Peki kullanılan iğneler nelerdir ve tüp bebek tedavisinde kaç gün iğne yapılır?

Tüp Bebek Tedavisinde Kullanılan İğneler

Tüp bebek yaptıranlara verilen iğneleri iki kategoride incelemek mümkündür:

1. Yumurta Büyütme İğnesi

Bu ilaçlar hastanın fiziksel ve hormonal durumuna göre, tamamen kişiye özel olarak belirlenen hormon ilaçlarıdır. Duruma göre yumurtalıkların bazen uyarılması bazense baskılanması şeklinde ilerleyen ovülasyon indüksiyonu (yumurtayı büyütme) döneminde kullanılan bu ilaçlarla kadında birden fazla sağlıklı yumurta oluşması amaçlanır.

2. Yumurta Toplama İşleminden Sonra Kullanılan İlaçlar

Yumurta büyütme işleminin ardından toplanan yumurtalar baba adayının spermiyle döllenir ve embriyolar oluşturulur. Oluşturulan en kaliteli embriyo anne adayına transfer edilir. Bu işlem esnasından ve sonrasında östrojen ve progesteron hormonları destek olarak hastaya verilir. Bu hormonlar vajinal jel, fitil ya da iğne olarak verilebilir.

Tüp Bebek İğneleri Kaç Gün Sürer

Tüp bebek tedavisi tamamen kişiye özel olarak yürütülmelidir. Bu nedenle araştırmalarında net bir bilgi bulamayan hastaların sıklıkla sorduğu sorulardan biri de “tüp bebek iğneleri kaç gün sürer” sorusudur. Hastanın durumuna bağlı olarak tüp bebek iğneleri 10-12 boyunca kullanılabilir. Doktorun seçimine bağlı olarak bazen uzun tedavi protokolü uygulanır. Bu durumda adetten ortalama 21 gün sonra başlayan tüp bebek iğnesi, ortalama 20 gün boyunca hastaya uygulanır.

Gonal F Kullanırken Dikkat Edilmesi Gerekenler

Gonal f, tüp bebek tedavilerinde sıklıkla kullanılan hormon iğnelerindendir. Östrojen hormonu ihtiva eden bu iğneyi anne adayı kendi kendine göbek bölgesinden enjekte eder. Hasta, doğru şekilde uygulanması son derece önemli bu iğneyi, dozunu ayarladıktan sonra göbek deliğinin 2 parmak aşağısı ve 2 parmak yanlarını kapsayan yarım ay şeklindeki bölgeye uygulamalıdır. İğnenin uygulanışı oldukça kolay ve acısızdır. Gonal f kullanırken dikkat edilmesi gereken en önemli husus, iğnenin saati saatine yapılmasıdır.

Cetrotide İğnesi

Büyüyen yumurtanın kontrol dışında çatlamaması için tedavi başlangıcından en erken 5-6 gün sonra uygulanan cetrotide iğnesi, gelişmekte olan yumurtaların hekim kontrolü dışında çatlamasını engellemek için uygulanan bir iğnedir. İğnenin uygulanışı, gonal f gibi hormon iğneleriyle aynı şekilde yapılmaktadır. Bu uygulamada en önemli unsur uygulama saatidir. Doktor hastadan hangi saatte bu iğneyi vurmasını istediyse tam olarak o saatte enjeksiyon yapılmalıdır. Aksi takdirde yumurta gelişimi dengesizleşebilir ve yumurtalar planlanan zamandan önce çatlayabileceği için tüp bebek tedavisini yarıda kesmek gerekebilir.

Tüp Bebek Tedavisinde Kullanılan İlaçların Yan Etkileri

Tüp bebek tedavisinde kullanılan ilaçlar (gelişen teknoloji sayesinde) artık daha saf, içerdiği doz miktarı daha kesin ve uygulanması daha kolay olarak üretilmektedir. Bu da günümüzde tedaviyi daha güvenilir ve daha kolay hale getirmiştir.

Her ilaç ve tedavide olduğu gibi tüp bebek ilaçlarının da yan etkileri bulunmaktadır. Bunlar çoğunlukla kısa sürede kendiliğinden düzelen, geçici etkilerdir. Sağlığı tehdit edebilecek durumlarla nadiren karşılaşırız.

Bu ilaçlar, çok sık olmasa da uygulama (enjeksiyon, iğne) bölgesinde hafif tahrişe yol açabilirler. Ayrıca nadiren rastlanmakla ve çok ciddi derecelerde olmamakla birlikte; baş ağrısı, göğüslerde hassasiyet, sıcak basması, yorgunluk ya da duygusal hassasiyet görülebilir.

“Tüp bebek tedavisi kilo aldırır mı” sorusu da çok sık karşılaşılan sorulardandır. Kısa süre için iştah değişikliği, vücutta su tutulumu ve ödeme bağlı birkaç kilo artış olabilir. Ancak bu durum geçicidir ve gıda alımında aşırıya kaçılmadıkça uzun vadede kalıcı bir kilo artışı olmaz.

Tüp bebek ilaçlarının kansere yol açtığı yönünde söylentiler de söz konusudur. Bu konuda pek çok ve geniş ölçekli araştırma yapılmış olup, bu tedaviler ile yumurtalık ve meme kanserleri arasında direkt bir ilişki tespit edilememiştir. Hiç doğum yapmamış infertil kadınlarda (hiç tedavi görmeseler dahi) yumurtalık kanseri riskinin artmış olduğu bilinmektedir. Ayrıca bu tedavinin yumurtalıklardaki yumurtaları tüketip hastayı erken menopoza sokması gibi bir durum kesinlikle söz konusu değildir.

Yumurta geliştirici tedavide kullanılan ilaçlar; yumurtalıkların aşırı büyümesi, karın şişliği, bulantı, kusma ile seyreden bir tabloya yol açabilir. OHSS (yumurtalıkların aşırı uyarılması sendromu) adı verilen bu durum hafif, orta ve şiddetli olmak üzere üç seviyede karşımıza çıkabilir. En sık hafif form ile karşılaşırız. Yumurtalıklar büyümüştür, karında hafif rahatsızlık hissedilir. İstirahat ve gerekirse ağrı kesiciler ile birkaç günde düzelir. Orta dereceli OHSS’de bu belirtilere bulantı-kusma da eklenir, karın şişliği daha fazladır. Bu durum, yakın takip ve hasta konforunu düzeltici tedavilerle kısa sürede gerileyecektir. Şiddetli OHSS, karın boşluğunda sıvı birikiminin ve nefes darlığının da eşlik ettiği, hastanın genel durumunu bozan bir tablodur. Yüzde 1 civarında hastada görülür ve hastaneye yatmayı gerektirebilir.

Belirtiler genellikle yumurta toplama işleminden 4-5 gün sonra başlar. Hafif ve orta dereceli OHSS günler içinde kendiliğinden iyileşir. Eğer embryo transferi yapılmış ve gebelik oluşmuşsa bu düzelme gecikir, bazen birkaç hafta sürebilir.

OHSS’den kaçınmak için en önemli faktör, tedavi sırasında yakın takiptir. Eğer hastanın ilaçlara yanıtı çok fazla olmuş ve estradiol hormon seviyesi çok artmışsa, ilaç vermeden geçirilecek günler ile bu seviyenin düşmesi beklenir.

Gebelik oluşması bu durumu ağırlaştırabileceğinden, embryoların transfer edilmeyip dondurularak saklanması riskli hastalarda tercih ettiğimiz bir yoldur. Hastanın yumurtalıkları eski durumuna döndükten sonra, dondurulmuş embryolar çözdürülerek transfer yapılır. Böylece hasta şiddetli OHSS’den korunmuş olur ve gebelik şansı da bu durumdan olumsuz etkilenmez.