Neden bazı kadınlar adet kanamalarının saatini bile bilirken ben yıllardır doktor, muayene, test ve ilaçlarla yaşamımı devam ettiriyorum? Ailemdeki kadınların içinde her zaman diyet yapmak zorunda olup hala şişman olan neden benim? Yakışacağını düşünsem sakal, bıyık bırakabilecek kadar kıllanmam var ve artık güzellik merkezlerindeki geçen zamandan bitkinim. Çocuk isteyen arkadaşımla benzer kaderleri paylaşır mıyım? O da yumurtlama sorunu diye başlayan problemini artık tüp bebek tedavisi ile aşmaya çalışıyor. Şimdiden önlem almam mümkün mü? Bu sorular uzar gider ama tek tanıda buluşulur; Polikistik Over!

Bu hastalığın ultrasondaki görüntüsü “inci” gibi güzel bir taşa benzetilir; “yumurtalıkta çok sayıda inci kolye gibi dizilmiş foliküller” diye tabir edilir. Bu bir hastalık mı yoksa sendrom mu, polikistik over kendiliğinden geçer mi, polikistik over tamamen geçer mi, polikistik over zayıflayınca geçer mi, polikistik overde adet söktürücü kullanmak iyi gelir mi, Polikistik over ameliyatı olabilir miyim şeklinde sorular kafamızda döner durur. Peki nedir bu polikistik over sendromu, gelin yakından inceleyelim.

Polikistik Over Sendromu (PKO) Nedir?

Üreme çağında olan kadınlar için polikistik over sendromu, insülin seviyelerinin artmasına bağlı olarak meydana gelen hormonal düzensizlikler sonucu kısırlığa neden olabilen ciddi bir hastalıktır. Düzensiz veya hiç adet görmeme ve yükselmiş serum testosteron ve androstenedion (erkeklik hormonları) seviyesi ile teşhis edilen bir hastalıktır.

Bu sendromlu hastalarda;

  • Anormal ve düzensiz vajinal kanamalar,
  • İnfertilite (kısırlık),
  • Şişmanlık,
  • Aşırı kıllanma, saç dökülmesi ve sivilcelenme (akne) şikayetleri olabilir.

Klinik ve hormonal değişikliklerle birlikte bunlara ek olarak vajinal ultrasonda yapılan muayenede mercimek büyüklüğünde onlarca kiste rastlanır. Bu sendromun genetik bir yönünün olduğu ve bu sendromu olan kadınların kadın ve erkek akrabalarında sıklıkla şeker hastalığı, şişmanlık, yükselmiş kan yağları yüksek tansiyon ve infertilite ile birlikte aşırı tüylenme ve düzensiz adet sorunu olan kadın akrabalarının bulunduğu bilinmektedir.

Polikistik Over Sendromunun Belirtileri Nelerdir?

Polikistik over sendromunun en önemli belirtilerinden biri kanda insülin direnci ve bununla birlikte görülen artmış açlık kan insülin seviyesidir. Hiperinsülinemi, erkeklik hormonlarında yüksekliğe sebep olur. Yüksek seviyedeki androjen hormonları (erkeklik hormonları) beyinde yumurtalıkların görevini kontrol eden merkezin durumunu bozarak anovulasyona (yumurtlamama), amenore (adet görememe) ve infertiliteye sebep olmaktadır. Eğer düzensiz adetler veya adet görememe sorunu varsa fizik muayeneden sonra birtakım ipuçları elde edilir.

Boyunuz ve kilonuz ile birlikte yüzde veya vücutta kıllanma artışı, başta erkeklerde görülen tarzda saç dökülmesi, sivilcelenme ve akantozis nigrikans (ensede, kollarda, göğüslerde ve bacak arasındaki kıvrımlı yerlerde renk değişikliği) olup olmadığı kontrol edilir. Artmış erkeklik hormonları teşhisi doğrular. Açlık insülin seviyesi ve şeker yüklemesi yapılması gereklidir.

Polikistik over sendromunda şeker, kalp ve rahim zarı hastalıklarına yatkın olma söz konusudur. Şeker hastalığında gebelik kayıpları oldukça yüksektir. Uygun beslenme alışkanlıkların kazandırılması, yeterli egzersiz ve insülin etkinliğini arttıran ilaçların desteği ve iyi bir metabolik kontrolün bu gibi durumlarda gebe kalma şanslarını artırarak sağlıklı bir bebek doğurma şansını da yükselttiği bilinmektedir.

Bugüne kadar daha önce aşılama, tüp bebek gibi üremeye yardımcı tedavi yöntemleri ile ilgili farklı merkezlerde olumsuz sonuçlanan girişimleri olan çiftler, Bahçeci Sağlık Grubu tarafından takip edilerek gebelik öncesi hazırlık aşamasında kendiliğinden gebe kalmıştır.

Çiftlerin birçoğunun benzer şekilde beslenme alışkanlıklarının değiştirilmesi, metabolik sendrom ve lipid bozuklukluklarında da önemlidir. Kişiye özel beslenmenin yanında doğru kilo, şeker ve lipid düzeylerinin sağlanabilmesi için uygun ilaçlar da kullanılmaktadır. Uzun dönemde yaşam biçiminin değiştirilmesi bu gibi durumlarda çok önemli bir rol oynamaktadır.

Polikistik Over Sendromu Geçer mi?

Polikistik over ve hamilelik arasındaki bağı bilen her kadının aklına şu soru gelir “polikistik over sendromu tamamen geçer mi?” Maalesef geçmez. Ancak, düzenli ve dengeli beslenme, fazla kilolardan kurtulma, ilaç tedavisi veya cerrahi operasyon ile tedavi edilebilir.

Polikistik Over Sendromu Tedavisi

Polikistik Over Sendromunda Beslenme ve Bitkisel Tedavi

PKOS hastalarında diyet ve egzersiz önemli bir yer kaplamaktadır. Öncelikle fazla kiloları vermek hedeflenmelidir. Bu şekilde doğurganlık şansı da artırılabilmektedir. Daha aktif bir hayata geçmek her gün düzenli egzersiz yapmak önemlidir. İnsülini dengede tutmak için; tahıllar, kuru baklagiller, posalı sebze ve meyveler tüketilmelidir. Gazlı içecekler, beyaz unla yapılmış yiyecekler, pirinç, kısacası işlenmiş karbonhidrattan uzaklaşmak gerekmektedir. Polikistik over tedavisinde bitkisel çözümler maalesef kalıcı bir çözüm sunmamaktadır.

İlaçla Tedavi

Tedavisine geçtiğimiz zaman öncelikle yumurtlamayı sağlamak gerekir. Yumurtlamayı sağlamak için öncelik ilaçla tedavi uygulanır. Çoğu zaman doğum kontrol hapları da önerilir. Bazen de insülini dengelemek için şeker (diyabet) hastalarının kullandığı ilaçlardan verilebilir. Tüm bunlar yumurtlamayı başaramayan yumurtalıklarda ahengi sağlamak içindir.

Polikistik Over Sendromunda Cerrahi Yöntem

İlaçla cevap alınamadığında cerrahi yönteme başvurulur. Laporoskopiyle batın içerisine girip yumurtanın üzerindeki kapsüle bazı delikler açılır. Bu deliklerle sonrasındaki 6 aylık dönem içerisinde hastanın yumurtlamasında ve gebelik oranlarında artış saptanmaktadır. Bu nedenle, cerrahi yöntem polikistik over sendromunda kullanılabilmektedir.

Polikistik Over Sendromunun Neden Olduğu Sorunlar

Kansere Yol Açar mı?

Bu hastalıkta yumurtalıkta çok sayıda kist oluşmaktadır ancak bu kistler, hormonal bir dengesizlikten oluştuğu için kansere dönüşme ihtimali yoktur. Fakat hormon dengesizlikleri uzun yıllar tedavi edilmediği takdirde risk yaratabilmektedir. Özellikle rahim içerisindeki değişiklikler özellikle ileri yaşlarda tehlikeli olabilmektedir. Gençken sivilcelerini, kilo artışını, adet düzensizliklerini ya da çocuk sahibi olamamayı önemsemeyen ve tedavi görmeyen kadınların ileri yaşlar için riskleri şeker hastalığı, kalp hastalıkları ya da rahim kanseri olabilir.
Bunlar önlenebilir, tedavisi olan durumlar. Bu nedenle vücudunuzun saati size bir şeyler anlatmak için normal ritminden çıktığında onu tekrar kurmak için doktorunuza başvurun.

Psikolojinizi Etkiler mi?

Hasta bazen 45 gün bazen de 4 ay kadar adet olamaz. Sadece adet görmeme değil yumurtlama bozukluğu olduğu için de gebe kalmakta zorluk çeker. Daha önce bahsettiğimiz beyinden salgılanan hormonların desenkronizasyonuna vücut metabolik olarak da yanıt verir. İnsülin direnci adı verilen bir tablo oluşur. Vücut tüketilen besinleri iyi yakamadığı için yağlanmaya neden olur. Yağlanma arttıkça erkeklik hormonu dediğimiz testosteron benzeri hormonlar artar. Yağlanma kalça çevresinde belirginleşir. Hastalar özellikle ne yesek yarıyor derler. Bu tip şikayetler özellikle ergenlik bitiminde baş gösterdiği için genç kızları psikolojik olarak da olumsuz etkiler.

Kısırlığa Neden Olur mu?

Nedeni tam olarak belli olmayan bir yumurtlama bozukluğu hastalığı olan polikistik over sendromu (PCOS), özellikle üreme çağında yumurtlayamama problemi olan kadınlarda kısırlık sorunlarını beraberinde getiriyor. Bu hastalar çoğunlukla yardımcı üreme teknikleri ile gebe kalabiliyor. Polikistik over geçer mi diye beklemek yerine adet düzensizlikleri olan kadınların tüp bebek merkezine başvurmaları uygun olacaktır.

Polikistik Over Sendromunda Kısırlık Tedavisi

Bu sendroma sahip ve çocuk isteyen çiftlerde sorun yaşandığı durumda kilo kaybı ilk seçenek olmalıdır. Çünkü 3-5 kilo kaybı ya da vücut ağırlığına bağlı olarak %5-10 kilo kaybeden kadınlarda kendiliğinden çocuk sahibi olabilme şansı belirgin olarak artmaktadır.

Kilo problemi olamayan ya da kilo vermesine rağmen çocuk sahibi olamayan çiftlerde elimizde çok sayıda seçenek vardır. İnsülin direnci olanlarda insülin duyarlaştırıcı ajanların kullanılması, yumurtlamaya destek amacıyla hap tedavisi ya da iğneye geçilmesi beraberinde aşılamanın bu sisteme eklenmesi başarı şansını belirgin olarak artırmaktadır. Tüm bu aşamalara rağmen hamile kalamayan çiftlerde tüp bebek tedavisi başarıyı getiren önemli bir seçenek olarak hastaya sunulmaktadır.