Intrasitoplazmik morfolojiye göre spermlerin seçilerek, mikroenjeksiyon işleminin yapılması tekniği “IMSI olarak” tanımlanmaktadır. Bu yöntem, spermleri 6000-8000 kat büyütebilmekte ve bu sayede de morfolojik olarak en iyi spermlerin seçilmesine imkan vermektedir. En doğru seçimin yapılmasına olanak sağlayan IMSI yöntemi ile hareketlilik düzeyi ya da şekli iyi bile olsa DNA hasarı olmayan veya en az olan sağlıklı embriyolar elde edilebilmektedir. Bu sayede gebelik oranları artırılabildiği gibi düşük oranları da azalabilmektedir. Bugüne kadar IMSI üzerine yapılan çalışmalarda da elde edilen başarı oranları ile yöntemin kazanımları üzerine dikkat çekilmektedir. Bu çalışmalara göre, IMSI uygulanan gruplarda yüzde 20-30’ a yakın bir oranda gebelik oranlarında artış , yüzde 25 seviyesinde de düşük oranlarında azalma ve sağlıklı doğumlar görülmüştür.

Genetik faktörlerle birlikte çevresel faktörlerin de DNA hasarına yol açtığına dikkat çeken Bahçeci Sağlık Grubu uzmanları, bu nedenle IMSI’nin özellikle fayda sağlayacağı vakaları şöyle sıralamaktadır:

“Özellikle, 35 yaş üzerinde ve sperm sayısı azlığı, hareketliliği zayıf ve morfolojisi bozukluğu gibi nedenlere bağlı erkek faktörüne bağlı olan infertilite vakalarında, önceki denemelerde 2 ya da 3. günden sonra embriyo gelişimi yavaşlamış ve duran vakalar, Blastokist gelişimi olmayan vakalar ve önceki denemelerde embriyo morfolojisi iyi görülmesine rağmen gebelik oluşmamış ve gebelik oluşmasına rağmen düşük ile sonuçlanmış vakalar.