Tanım olarak embriyo havuzu ya da tüp bebek tedavisinde havuz tekniği; embriyo transferi yapmadan iki veya daha çok sayıda yumurta toplama işlemi (OPU) yapılması ve elde edilen embriyoların dondurulması yöntemine denilmektedir. Bu yöntemde havuzdaki embriyolar birlikte çözülerek doğal ya da ilaçla hazırlanan rahim içine transfer edilmektedir. Yöntemin başarılı olabilmesi için tüp bebek merkezinin çok başarılı bir vitrifikasyon (embriyo dondurma) tekniğine sahip olması şarttır. Embriyo havuzu tekniğine, daha çok yumurta rezervi azalmış veya beraberinde tüp bebek tedavisi başarısızlıkları olan çiftlerde başvuruyoruz. Tekniğin başlıca amacı ve yararları şunlardır;

Başarı Oranını Artırmak

Embriyo transferi başına gebelik oranını artırmak için bu yöntemi kullanmak başlıca iki avantaj sağlamaktadır. İlk olarak özellikle düşük yumurtalık rezervi olan kadınlarda transfer edilecek embriyo sayısını artırmak başarıyı artırır. Ayrıca transferden önce havuzda biriktirilen embriyolar birlikte çözüldüğünde bunları ileri gelişim aşamalarına kadar takip etmek mümkün olmaktadır. Özellikle blastokist evresi denilen beşinci güne kadar embriyoları takip ettiğimizde tutunma potansiyeli en yüksek olan ve genetik olarak normal olma şansı yüksek olan embriyoları seçmek mümkün olmaktadır.

Maliyeti Düşürmek

İlk tüp bebek tedavisinde az sayıda embriyo elde edilen olgularda transfer yapmadan embriyoları dondurduğumuz olguların ikinci ve sonraki yumurta toplama işlemlerinde tedavi maliyeti %50 civarında azalmaktadır. Bu yolla daha az maliyet ile çifti daha çok tüp bebek tedavisine almak sonuca ulaşmada şansımızı artırmaktadır. Yöntemin bir diğer yararı preimplantasyon genetik tanı (PGT) yapılacak olgularda biyopsi yapılabilecek embriyo sayısını artırarak bunları birlikte işleme almak ve PGT maliyetini de düşürmektir.

Anksiyeteyi Azaltmak

Embriyo transferi sonrası bir veya daha çok defa negatif sonuç alan çiftlerde anksiyete artmakta ve bu durum tedavi sonuçlarını olumsuz etkilemektedir. Çiftlerin tedavide en çok olumsuz etkilendikleri aşama embriyo transferi sonrası elde edilen negatif gebelik sonucudur. Birçok çift bu anksiyete ve depresyona bağlı olarak tedaviyi bırakmaktadırlar. Oysa bunların tedaviye devamlarını sağlamak birçoğunun çocuk sahibi olmalarını mümkün kılacaktır. Embriyo havuzu yöntemiyle daha az maliyet ile daha çok tedavi ve embriyo transferi başına daha yüksek gebelik şansı yakalamak ve çiftlerin anksiyetesini azaltmak mümkün olacaktır. Embriyo havuzu yönteminin uygulamada yararlı olduğu diğer alanlar ise endometrial reseptivite yani rahmin tutunabilirliğinin en uygun olduğu dönemde embriyoları transfer etme fırsatı bulabilmek ve yumurta gelişimi için kullanılan ilaç dozunu düşürerek yumurta kalitesini artırmaktır. Bu yönteme başvurduğumuz çiftlerin bir kısmında kadın yumurta rezervinin ileri derecede azalmasına bağlı olarak kısa foliküler faz vardır. Yani yumurtalar çok erken olgunlaşmakta ve henüz rahim içi yeterli gelişmeden yumurta alınmak zorunda kalındığından embriyo transferi sırasında rahmin tutunabilirliği (endometrial reseptivite) uygun olmamaktadır. Bir diğer grupta ise bunun aksine yumurtalar tedaviye yetersiz ve geç yanıt verdiğinden uzamış tedavi süresine bağlı olarak rahmin tutunabilirliği yine olumsuz etkilenmektedir. Düşük yumurtalık rezervi olan olguların bir kısmında yüksek doz ilaç kullanımına rağmen çok az sayıda yumurta elde edilmekte buna karşın kullanılan fazla ilaç dozu yumurta kalitesini olumsuz etkilemektedir. Oysa çok az ilaç kullanarak (seminaturel siklus) ya da ilaç kullanmadan (doğal siklus) ile birden çok defa yumurta toplayarak embriyo havuzu yapmak ve bununla ileri gelişim aşamalarına örneğin blastokist evresine ulaşmış embriyolar transfer edebilmek mümkündür. Görüleceği üzere embriyo havuzu yöntemi ile birçok çift için faydalı sonuçlar almak mümkün olmaktadır.