Sebepsiz İnfertilite


Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı

Doktora Sorun

İnfertilite yani kısırlık; kadın yaşının 35’in altında olduğu durumlarda 1 yıl, 35’in üzerinde olduğu durumlarda 6 ay boyunca düzenli ve korunmasız olarak cinsel ilişkiye girilmesine rağmen gebeliğin oluşmaması durumudur. Daha önce hiç gebe kalmamış kişilerin hamile kalamama durumuna primer infertilite denir. Canlı doğumla sonuçlansın ya da sonuçlanmasın, en az bir hamilelik sonrası yaşanan gebe kalamama durumuna ise sekonder infertilite denir.

Bazı durumlarda çiftlerin her ikisinde de üreme ile ilgili her şey yolunda gözükse de gebelik sağlanamaz. Açıklanamayan infertilite diğer bir deyişle sebepsiz kısırlık olarak adlandırılan bu durumda, çiftler için farklı tedavi yolları denenebileceği gibi bazı çiftler 3 ila 6 ay kadar doğal yollarla gebe kalmayı deneyebilir. Bu durum, hastanın yaşına ve sağlık durumuna göre doktorun vereceği karara bağlıdır. Bu süreçte anne-baba adayları, tahmini yumurtlama zamanı ve ilişkiye girecekleri tarihler konusunda bilgilendirilir.

Sebepsiz İnfertilite Nedir?

Normal yollardan gebelik sağlama şansı, bir âdet döngüsü içinde yaklaşık %20 oranındadır. Ancak sebepsiz infertilite teşhisi alıp kendiliğinden hamile kalanlar için bu oran yaklaşık %2’dir. Çoğunlukla çiftler bir yıl kadar ilişkiye girdikten sonra, olası kısırlık probleminin tanı ve tedavisi için hekime başvururlar. Anne ve baba adaylarına olası kısırlık tanısı için yapılan muayeneye ek olarak, hormon ve sperm gibi laboratuvar tahlilleri, ultrason ve histerosalpingografi gibi görüntüleme yöntemleri uygulanır.

Tüm bu testler sonucunda kadında ve erkekte infertiliteye neden olacak herhangi bir durum söz konusu değilse sebepsiz kısırlık tanısı koyulur. Yapılan tetkikler sonrası sebepsiz infertilite teşhisi alan çiftlerde kadının yaşı ve çiftlerin kısırlık süresi de önem taşır. Örneğin 3 yıldır korunmasız ve düzenli ilişkiye giren çiftlerin gebe kalma oranı %40 iken, 5 yıldan sonra bu oran %20 seviyelerine geriler. Kadında 40 yaşından sonra gebelik olasılığı son derece azalır ve ileri yaşla birlikte kadın infertilitesi görülme olasılığı artar. Yumurtalığın gelişimi ve ovülasyon gerçekleşse de yumurtaların döllenme olasılığı son derece düşüktür. Açıklanamayan infertilite aslında çiftlerde hiçbir sorun olmaması durumu değil, infertilite sebepleri tıbben tam olarak açıklanamıyor oluşundandır.

Açıklanamayan İnfertilite Nasıl Teşhis Edilir?

Çiftlere açıklanamayan infertilite teşhisi konabilmesi için bir dizi laboratuvar testi ve görüntüleme yapılır. Anne adayı için kapsamlı jinekolojik muayene, smear ve bazı kültür testleri, hekim tarafından belirlenmiş âdetin belirli günlerinde yapılan hormonal testler, histerosalpingografi adı verilen rahim filmi ve ultrason ile inceleme gibi yöntemler izlenir. Ultrasonografi ile rahmin durumu değerlendirilerek olası miyom, polip gibi gebeliği engelleyecek patolojik bir durumun varlığı araştırılır.

Sonrasında yine aynı yöntem ile yumurtalıklarda kistik bir durumun varlığı ve yumurtalıkların yerleşimi gözlenir. Rahim filmi ise kateter yardımıyla rahim içine sıvı enjekte edilerek ve çoğunlukla âdet sonrası 7. günde çekilir. Fallop tüpleri denen, yumurta ile spermin birleştiği bölgenin açıklığı böylece araştırılır. histerosalpingografi yaklaşık olarak 10 dakika sürer. Çoğunlukla genel anestezi altında yapılan bu işlem çok sancılı değildir. Bazı durumlarda laparoskopik inceleme de yapmak gerekebilir.

Baba adayı için sperm testi, erkek infertilitesi tanısı için yeterlidir. Sperm testi öncesinde erkeğin 3 ile 5 gün boyunca cinsel ilişkiye girmemiş olması gerekir. Bazı durumlarda bu test haftalık olarak tekrarlanabilir. 1 ml.’de 15 milyondan fazla sperm varlığı gözlenmeli, bunların yaklaşık olarak %40 kadarı hareketli olmalı ve bu hareketli hücrelerin minimum %4’ünün şeklinin normal olması beklenir. Ancak gebelik tek bir sperm ile gerçekleştiğinden bu değerlerden düşük sperm varlığı tek başına gebeliğin oluşmasına engel teşkil etmez; sadece gebeliğin oluşma şansını düşürür.

Sebepsiz kısırlık tanısı alan çiftler arasında doğal yollarla hamile kalanlara rastlanabilir. Sebepsiz infertilite nedenleri hala araştırılsa da kesin nedeni henüz saptanamamıştır. Otoimmün bozukluklar, gıda hassasiyeti ve intoleransı, toksik bir etkiye maruz kalma, tiroit bozuklukları ve stres gibi faktörlerin sebepsiz infertiliteye etkisi olduğu düşünülmektedir.

Çocuk sahibi olmak isteyen çiftlerde aşağıdaki durumların normal bir şekilde seyrediyor olması gerekir:

  • Kadında ovülasyon yani yumurtlamanın sağlıklı bir şekilde sağlanıyor olması,
  • Yumurtlama döneminde cinsel ilişki kurulması,
  • Yumurtalıktan atılan yumurtanın, tubalar tarafından yakalanıyor olması,
  • Erkekte sperm sayısı, şekli ve hareketliliğinin gebeliği sağlayacak yapıda olması,
  • Cinsel ilişki sırasında gebelik oluşumuna yetecek kadar spermin rahim ağzından girmesi,
  • Spermlerin canlı bir şekilde tubalara ulaşması,
  • Tuba içerisinde yumurta ve spermin sağlıklı bir şekilde birleşerek embriyoyu oluşturması,
  • Oluşan embriyonun rahme ulaşması,
  • Rahmin gebeliğin devamını sağlayacak şartlarda olması,
  • Rahimde gelişmeye başlayan embriyonun herhangi bir genetik bozukluğa sahip olmaması.

Sebepsiz Kısırlık Nasıl Tedavi Edilir?

Sebepsiz infertilite tedavisi kapsamında, anne adayı genç, yumurtalık rezervi iyi ve kısırlık süresi iki yıldan az ise ovülasyon süreci hakkında kapsamlı bilgi verildikten sonra çiftlere doğal yollardan gebelik sağlayabilmeleri için hekim tarafınca belirli bir süre tanınır. Bu sürenin tamamlanmasının ardından gebelik hâlâ sağlanamamışsa tüp bebek tedavisi uygulanabilir.

Tüp bebek tedavisi yumurtalık geliştirme tedavisi ile başlar. Bu tedavi kapsamında cilt altına iğne ya da burun spreyi ile hormonal ilaçlarla başlayan hazırlık süreci tamamlanır. Ultrasonografik görüntüleme ve laboratuvar testleri yapılarak yumurta gelişimini uyaracak diğer hormonal ilaçlara başlanır. Yumurta gelişimi ile birlikte sık sık tetkik ve kontroller yapılır ve ilaç dozları düzenlenir. Yumurtalar olgunlaştıktan sonra genel ya da bölgesel anestezi altında vajinal yoldan yumurtalar toplanır. Yumurta laboratuvar ortamında döllendikten sonra embriyo, anne adayının rahmine yerleştirilir.

Transfer edilecek embriyo sayısı kadının yaşına, embriyoların kalitesine göre belirlenir. Embriyo transferinden 12 gün sonra kanda Beta HCG değerine bakılarak gebelik testi yapılır. Bu süre içinde hekim tarafından önerilen progesteron jel gibi ilaçların kullanımına devam edilmelidir. Beta HCG testinin pozitif çıkması yani gebeliğin sağlanması durumunda da hekimin önerdiği ilaçların kullanımına düzenli olarak devam edilmelidir. Yapılan gebelik testinden sonraki 3. haftada ultrasonografi ile inceleme yapılır. Sebepsiz infertilite olup tüp bebekle hamile kalanlar bu yöntem ile başarıya ulaşırlar.

Sebepsiz infertilite ve tüp bebek tedavisi konusunda aklınıza takılan tüm soruları için 444 39 49 numaralı telefondan bize ulaşabilirsiniz.