Bekarken Kısırlık Anlaşılır mı?


Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı

Doktora Sorun

1 yıldan uzun süreli korunmasız cinsel ilişkiye rağmen gebe kalınamaması durumu kısırlık olarak adlandırılır. Kısırlık; kadın kaynaklı, erkek kaynaklı veya açıklanamayan sebeplerden dolayı ortaya çıkabilir. Kadınlarda yaşın ilerlemesiyle doğurganlıkta ciddi bir düşüş yaşanır ve kısırlık ihtimali artar ancak erkeklerde yaşın kısırlıkla ilişkisi kadınlardaki kadar güçlü değildir. Kısırlık, ülkemizde her 100 çiftten 15-20’sini etkileyen bir sağlık problemidir.

Erkeklerde kısırlığa neden olabilecek faktörler şunlardır;

  • Sperm sayısının ve hareketinin azalması
  • Spermin yapısal problemleri
  • Menide hiç sperm hücresinin olmaması
  • Doğumda ya da doğumdan sonra gerçekleşen inmemiş testis
  • Kanal tıkanıklıkları
  • Spermin dışarı çıkmaması (mesaneye boşalması)
  • Çocukluk çağında geçirilen ateşli hastalıklar
  • Ergenlikte kabakulak gibi hastalıklar
  • Hormonal nedenler
  • Genetik hastalıklar
  • Varikosel: Testise giden damarların genişlemesi durumudur
  • Sifiliz, gonore gibi hastalıklar
  • Cinsel fonksiyon bozuklukları: Sertleşme sorunu veya erken boşalma gibi durumlar
  • Diyabet rahatsızlığı
  • Geçirilmiş kanser tedavisi
  • Enfeksiyonlar
  • Testosteron eksikliği
  • Aşırı sigara ya da alkol tüketimi
  • Stres

Kadınlarda kısırlığa neden olabilecek faktörler şunlardır;

  • Tüplerde tahribat veya tıkanıklık
  • Düzensiz regl döngüsü
  • Yumurtlama bozuklukları
  • Azalmış yumurtalık rezervi
  • Fallop (yumurta) tüplerinin tıkanıklığı ya da yapışıklığı
  • Geçirilmiş enfeksiyonlar ya da karın içi operasyonlar
  • Endometriozis: Rahim iç tabakasında bulunan ve her ay regl kanaması olarak dışarıya dökülen endometriyumun vücutta rahim dışında
  • bir yere yerleşmesi ve yumurtalık, rahim veya fallop tüplerin fonksiyonunu etkilemesi olarak tanımlanır.
  • Yüksek prolaktin (süt hormonu) seviyesi
  • Polikistik Over Sendromu (PCOS): Bu sendromda vücut çok fazla testosteron hormonu üretir, bu da yumurtlamayı etkiler. Polikistik
  • Over Sendromu, insülin direnci ve obezite ile de ilişkilidir.
  • Erken menopoz
  • Rahim miyomları: Rahim duvarında yer alan iyi huylu tümörlere denir.
  • Karın içi yapışıklık: Pelvik enfeksiyon, apandisit, karın veya pelvik operasyon sonrası oluşan yapışık dokulardır.
  • Tiroid bezi problemleri: Tiroid bezindeki bozukluklar (çok az veya çok fazla tiroid hormonu salgısı gibi), regl döngüsünü etkileyerek kısırlığa neden olabilir.
  • Kanser öyküsü ve kanser tedavisi: Özellikle kadın üreme sisteminde meydana gelen kanserler kısırlığa yol açabilirler. Radyoterapi ve kemoterapi de kadının üreme becerisini etkiler.
  • Diğer tıbbi durumlar: Geç ergenlik, regl olamama, karaciğer rahatsızlığı, diyabet gibi rahatsızlıklar da kadında kısırlığa neden olabilir.
  • Aşırı kafein tüketimi
  • Obezite
  • Aşırı sigara ve alkol tüketimi

Bekarken Kısırlık Anlaşılır mı?

Özellikle evlilik öncesinde kişilerin aklına bekarken kısırlık nasıl anlaşılır sorusu gelebilmektedir. Kısırlık, 1 yıldan uzun sürede gebe kalamamak olarak tanımlansa da kısırlık teşhisi koymak için cinsel ilişki yaşamış olmak şart değildir. Kısırlığa neden olabilecek üreme fonksiyonu bozukluklarını tespit etmek için kadınlarda ultrasonografi ile görüntüleme, kanda hormon düzeyi ölçümü gibi testler; erkeklerde ise sperm sayımı ve yine kanda hormon düzeyi ölçümü gibi testler uygulanabilir. Bu testlerin sonucunu bekar veya evli olmak değiştirmez. Bu yüzden bekarken kısırlık teşhisi için rahatlıkla kullanılabilir.

Evlenmeden Önce Yaptırılabilecek Kısırlık Testleri Nelerdir?

Erkekler için evlilik öncesi de sonrası da yapılabilecek testler aynıdır. Erkeğin bekar olması yapılacak testleri kısıtlamayı gerektirmez. Ancak kadınlarda bekarken yapılacak testlerde vajinal girişim olmaması gerekir. Örneğin rahim içi röntgen filmi çekiminde rahim içine sıvı verildiği için evlenmeden önce yapılması uygun değildir.

Erkeklerde bekarken kısırlık için sperm kalitesini ölçecek testler ve hormon testleri yapılabilir. Kadınlarda ise bekarken hormon testleri ve vücut dışı ultrasonografi çekimi yapılabilir.

Erkeklerin Yaptıracakları Testler

Erkeklerde kısırlık; sperm sayısı, hareketliliği ve spermde yapı bozukluğu ile tespit edilebilir. Aynı zamanda kanda testosteron hormonu ve AMH düzeyi de kısırlık hakkında fikir verir.

Sperm kalitesinin ölçülebilmesi için 3 ila 5 gün arasında cinsel perhiz yapıldıktan sonra alınan sperm örneğinin mikroskop altında incelenmesiyle sperm sayımı yapılır. Sperm sayısı 20 milyon/mL altında olması oligozoospermi olarak adlandırılır ve kısırlık için risk faktörüdür. Bazı hastalarda azospermi yani menide hiç sperm bulunmaması gibi durumlara da rastlanmaktadır.

Testosteron ve AMH düzeyine bakılabilmesi için herhangi bir zamanda kan testi yapılabilir. Test sonucunda testosteron düzeyinin 8-11 nmol/L ya da 300 ng/dL’den düşük olması sperm üretiminin azalmasına sebep olur. Ayrıca cinsel isteksizlik, sertleşme bozukluğu gibi sorunlara yol açtığı için dolaylı olarak da kısırlığa yol açar. AMH düzeyi ise testis fonksiyonlarını tespit etmeye yarar ve kısırlık için bir belirteçtir.

Fiziksel olarak bir problem olup olmadığını tespit etmek için doktor tarafından yapılan basit bir fiziksel muayene yeterli olur. Daha ileri yöntemlerde testis biyopsisi, rektum ve testis ultrasonu gibi testler vardır.

Kadınların Yaptıracakları Testler

Kadınlarda kısırlık tespiti için öncelikle kişinin kendi vücudunu tanıması önemlidir. Regl (adet) döngüsünde düzensizlik olması, kısırlık açısından risk faktörü olarak kabul edilir. Ayrıca regl döngüsünün 2. haftasında yumurtlama gerçekleşmesinin bir sonucu olarak vücut sıcaklığında artış olur. Bu zamanlardaki vücut sıcaklığını diğer günlerle karşılaştırarak yumurtlama olup olmadığı konusunda fikir sahibi olunabilir ancak bu yöntem kesin sonuç vermez. İlk regl yaşının gecikmesi de vücutta hormonal bir problem olabileceğinin göstergesidir. 16 yaşında hala regl olmamış genç kızların doktor muayenesi olması çok önemlidir, çünkü kadınlarda hormonal bozukluklar ne kadar erken teşhis edilirse tedavisi de o kadar kolay olmaktadır.

Kadınlarda bekarken kısırlık tanısı koymak için vajinal girişime gerek olmayan testler uygulanmaktadır. Bu testler arasında kanda östrojen, LH, FSH ve AMH düzeyine bakılması, ultrasonografi ile yumurtalık ve rahimin durumuna bakılması gibi yöntemler yer alır.

Ultrasonografi ile bakılması yönteminde rahim, yumurtalıklar ve fallop tüpleri incelenir. Bu organlarda yapısal bozukluk, tıkanıklık, kist, miyom olup olmadığı kontrol edilir. Ultrasonografi çekiminde iç üreme organlarının net olarak görülebilmesi için ultrason çekilecek kişinin idrara sıkışmış olması gerekir. Bu çekim sonucunda tıkanıklık, kist, miyom gibi sorunların olması kısırlık açısından risk faktörüdür.

Kandaki hormon seviyelerinin ölçülebilmesi için reglin 2. veya 3. günü kan alınması gerekir. Hormon testinin sonucunu evli ya da bekar olmak değiştirmez, bu yüzden bekarken kısırlık tespit edilmesi için etkili ve güvenilir bir yöntemdir. Bu kan testinde bakılan hormonlar ve anlamları şu şekildedir;

  • AMH Testi: Kadınlarda yumurta üretimi anne karnındayken gerçekleşir, yaşamın başlangıcı yani doğum sonrasında yeni yumurta üretimi yapılmaz. Yani kız bebekler belirli bir yumurta rezervi ile dünyaya gelirler ve ömür boyu bu yumurtalar kullanılır, yaşla birlikte rezerv azalır. Yumurta rezervinin miktarı kısırlıkla ilişkilidir. AMH hormon testi, yumurta rezervini belirleyen bir testtir. Son dönemlerde uygulanmaya başlayan bu test, diğer hormon testlerine göre yumurtalık kapasitesini çok daha iyi göstermektedir. Test sonucunda kandaki AMH düzeyi 1ng/mL altında ise yumurtalık rezervinin düşük olduğu söylenebilir.
  • FSH: FSH hormonu, yumurta hücresinin büyümesini ve gelişmesini sağlar. FSH ölçümü genellikle adet döneminin ilk 5 günü içerisinde yapılır ve yumurtalık rezervleri hakkında dolaylı yoldan da olsa bilgi verebilir. Kandaki düzeyi 12 mIU/mL üzerinde olduğu zaman, yumurtalık rezervinde bir problem olduğu ya da yumurtalıkların sağlıklı olmadığı şeklinde yorumlanabilir.
  • LH: Regl döneminin ortasında yükselişe geçerek yumurtlamayı sağlayan LH hormonu, aynı zamanda yumurtayı çatlatan esas hormondur. LH/FSH oranı regl başlangıcında 1’den büyüktür. Ancak polikistik over sendromu olan hastalarda LH üretimi arttığı için LH/FSH oranı yükselebilir. Bu oranın 2,5’tan yüksek olması polikistik over sendromu şüphesi uyandırır.
  • Prolaktin: Normalde gebelik sonrasında süt yapımında görevli olan prolaktin hormonu herhangi bir sebebe bağlı olmaksızın veya tiroid bezlerinin az çalışması sebebiyle yükselebilir. Prolaktin hormonunun yüksek olması kısırlığa yol açmaktadır.
  • Testosteron: Polikistik over sendromu gibi hastalıklarda erkeklik hormonu olarak bilinen testosteron hormonu yükselir. Özellikle aşırı kıllanma problemi olan kadınlarda testosteron düzeyine bakılması önerilmektedir.

Aklınıza takılan tüm sorularınız için 444 39 49 numaralı telefondan bize ulaşabilirsiniz.