Azospermi Nedir, Tedavisi Nasıl Yapılır?


Üroloji Uzmanı

Doktora Sorun

Bir yıl süreyle düzenli ve korumasız olarak cinsel ilişkiye girilmesine rağmen çocuk sahibi olamayan çiftler bir hekime başvurabilirler. Bu süreçte çiftler ayrı ayrı üreme kapasitelerinin incelenmesi amacıyla muayene edilir. Hekim tarafından gerekli görüldüğünde laboratuvar testleri ve radyolojik görüntüleme yöntemleri kullanılarak gebeliğin oluşumuna engel olan durum saptanır. Gebeliğin oluşmasına engel olan durum erkekten kaynaklanıyorsa, çoğunlukla bunun sebebi sperm sayısının azlığı, sperm kalitesinin ve sayısının düşüklüğü ya da azospermi varlığındandır.

Azospermi ejakülatta hiç sperm bulunmaması durumudur. Tıkanıklığa bağlı olan ve olmayan azospermi iki farklı grupta incelenir. Kısırlık sorunlarından biri olan menide hiç sperm bulunmama durumu, toplam kısırlık sorunlarının %15’ini oluşturur. Ancak gelişen teknoloji ve tedavi yöntemleri sayesinde azospermi, tedavisi yapılabilen bir rahatsızlıktır. Böylece bu probleme sahip olan erkekler de bebek sahibi olabilir. Azospermi hakkında daha geniş bilgi sahibi olmadan ve tedavi yöntemlerinden bahsetmeden önce, azospermi ne demek ve azospermi nedir bunu iyi anlamak gerekir.

Azospermi Nedir?

Sperm kalitesi ve sayısının düşük olması, erkek infertilitesinde önemli bir yere sahiptir. Bu tip problemleri olan erkeklerin doğal yollardan çocuk sahibi olması oldukça zor olduğundan, çoğunlukla tüp bebek gibi üremeye yardımcı tedavilere başvurulur. Azospermi ise erkek menisinde hiç sperm bulunmaması durumudur. Erkek üreme hücresi spermin, menide hiç bulunmaması durumunda, doğal yollarla gebelik sağlamak mümkün değildir.

Azospermi tedavisinde son gelişmeler ışığında üremeye yardımcı tedavi yöntemleri ile eşi azospermi olanlar da gebe kalabilir ve sağlıklı bir doğum gerçekleştirebilirler. Azospermi tüm erkekler arasında %1 seviyesinde görülen ve kısır erkekler arasında %15 oranında görülen bir rahatsızlıktır. Genel olarak tıkanıklığa bağlı olan ve tıkanıklığa bağlı olmayan azospermi olarak iki başlık altında incelenir. Tıkanıklığa bağlı azospermi, doğumsal olarak görülen sperm kanallarının eksikliği, geçirilmiş hastalıklar ve cerrahi girişimler sonrası görülen bir durumdur. Tıkanıklığa bağlı olmayan azospermi ise doğumsal olarak testislerin torbalarına inmemesi olarak tanımlanan inmemiş testis vakalarında, genetik bozukluk ve testis torsiyonu varlığında, bazı hastalıklara, kemoterapi ve radyoterapi alımına bağlı olarak gelişebilir. Azospermi başarı hikayeleri azımsanmayacak kadar çoktur. Azospermi son gelişmeler ile birlikte tedavi edilebilen ve çoğunlukla çocuk sahibi olmaya engel teşkil etmeyen bir hastalıktır.

Azospermi Nedenleri Nelerdir?

Genellikle doğuştan gelen bir takım sorunlardan kaynaklanan azospermi, sağlıklı bireylerde sonradan da oluşabilir. Azospermi nedenleri arasında görülen ileri yaş, büyük rol oynayan etkendir. Sağlıklı erkeklerde 40 yaş sonrasındaki her yıl testosteron hormonu seviyesi %1.2 oranında düşer. Buna bağlı olarak sperm üretimi azalır ve çocuk sahibi olma olasılığı da düşer. Çevresel faktörler de üreme kapasitesinin düşmesine neden olan faktörler arasındadır. Stresli bir yaşam azospermi oluşumunu tetikler. Dengesiz ve sağlıksız beslenme, hazır gıdalar yönünden zengin öğünler tercih etmek, fazla ya da yetersiz beslenme de pek çok sağlık problemine yol açacağı gibi, erkek üreme kapasitesinin azalmasına ve nihayetinde azospermiye neden olabilir.

Bunlara ek olarak hormonal bozukluklar olarak tanımlanan, bazı hormonların normalden az ya da fazla salgılanması da azospermi oluşumunda etkin rol oynar. Pretestiküler nedenler olarak tanımlanan bu durumda testosteron, FSH ve LH hormon üretiminde problem görülür ve buna bağlı olarak sperm üretimi bozulur. Testiküler nedenlerde ise azospermi oluşumunda, geçirilmiş enfeksiyonlar ve ameliyatlar, kullanılan ilaçlar, radyoterapi ve kemoterapi etkin rol oynar. Bu durumda sperm üretimi kalıcı olarak hasarlanmış olabilir. Kanallarında var olan tıkanıklıklar, işlevsel bozukluklardan kaynaklı spermin dışarıya çıkamamasına bağlı olan postestiküler nedenler de azospermi nedenleri arasındadır. Azospermi laboratuvar testi ile tanısı kolayca konabilen bir hastalıktır.

Azospermi Belirtileri Nelerdir?

Erkek kısırlığında önemli bir rol oynayan azospermi hastalığına sahip kişilerin bu durumu dışarıdan fark etmeleri mümkün değildir. Erkeklerde kısırlık belirtileri kolaylıkla anlaşılabilir değildir ve azospermi belirtileri bulunmayan bir rahatsızlıktır. Meni normal görünüme sahiptir. Sağlıklı kişilerde olduğu gibi ereksiyon ve ejakülasyon normaldir. Bu durumu çiftler ancak çocuk sahibi olamadıklarında ve nedenlerinin araştırılması için hekime başvurduklarında fark edebilirler. Azospermi tanısı yalnızca spermiogram diğer bir deyişle sperm testi ile konabilir. Ancak bazı nadir rastlanan vakalarda meninin sarı ya da yeşilimsi bir renkte olması, normalde olması gerekenden çok daha sıvı ya da koyu kıvamlı olması veya anormal bir koku olması da görülebilir. Bu tip şikayeti olan kişilerin vakit kaybetmeksizin uzman bir hekime görünmeleri önerilir. Azospermi olup çocuğu olanlar toplumda oldukça yaygındır.

Azospermi Tedavisi Nasıl Yapılır?

Sperm testi olarak bilinen spermiogram işlemi öncesinde, kişinin en az üç gün süre ile cinsel perhiz uygulaması gerekir. Sonrasında iki hafta ara ile spermiogram testi yapılarak erkek menisinde sperm hücresinin varlığı araştırılır. Hiç sperm bulunmaması durumunda kişiye azospermi tanısı konur. Azospermi tedavisinde kullanılan ilaçlar hormonal bozukluklardan kaynaklanan durumlarda işe yaramaktadır. Hormon seviyelerinin uygun düzeye getirilmesinden sonra sperm elde edilebilir. Diğer vakalarda ise genel ya da lokal anestezi altında mikroskobik TESE ve mikroenjeksiyon yöntemi kullanılır.

Mikroskopik TESE ile yumurtalık dokusuna biyopsi yapılarak ilgili parça mikroskop altında incelenir. Sperm bulunma olasılığı yüksek olan bölgelerden alınan parçada sperm varlığı ayrıntılı olarak araştırılır. Yaygın olarak mikroskopik TESE işlemi sonucunda sperm hücresine rastlanır. Ancak sperm bulunamaması durumunda, sperm varlığının araştırıldığı örnek, patoloji laboratuvarına gönderilerek incelenir. Patoloji raporuna bağlı olarak farklı tedaviler uygulanır ve ardından işlem tekrarlanarak sperm hücresi elde edilir. Anestezi kullanımından ötürü bu teknik halk arasında azospermi ameliyatı olarak bilinir. Genişlemiş ya da tıkalı kanallardan kaynaklı azospermi varlığında ise PESA tekniği kullanılır. Bu yöntemde, testise özel bir iğne ile girilerek sperm toplanır. Bir diğer yöntem olan MESA ise, ince enjeksiyon yardımı ile mikroskop altında sperm toplama işlemidir. TESA yönteminde ise, yine özel bir enjeksiyon yardımıyla aspirasyon uygulanarak yumurtalıktan sperm hücresi aranır.

Sıklıkla sorulan “azospermi tedavisi var mı?” sorusunun cevabı bu şekilde yanıtlanabilir. Tıkanıklığa bağlı olan azospermi tedavisinde, sperm kanalları cerrahi müdahale ile açılabilirken; tıkanıklığa bağlı olmayan azospermi tedavisi cerrahi yolla testislerden sperm elde edilmesi ile gerçekleştirilir. Testisten toplanan sperm hücreleri ile, tüp bebek tedavisi aşamasına geçilerek gebelik sağlanır. Eşi azospermi olan çiftler de tüp bebek tedavisi yöntemi ile çocuk sahibi olabilir.

Azospermi Olup Çocuk Sahibi Olanlar

Azospermi tedavisinde yaygın olarak kullanılan mikroskopik TESE yöntemi ile sperm elde edilmesi ile birlikte, tüp bebek tedavisi planlanır. Yapılan ilk muayenenin ardından anne adayının adet kanamasının 2. ya da 3. gününde ultrasonografi ile yumurtalıkların durumu değerlendirilir ve kan düzeyleri incelenir. Over indüksiyonu olarak bilinen yumurtaların uyarılması işleminin ardından lokal anestezi altında OPU yani yumurta toplama işlemi yapılır. Anne adayının yumurtalık rezervinden alınan yumurtalar, baba adayının spermi ile laboratuvar ortamında bir araya getirilerek yumurtalar döllenir. Döllenme ile meydana gelen embriyo, döllenme işlemin takip eden 3. ya da 5. günde, tüp bebek tedavisinin son aşaması olan embriyo transferi işlemi ile anne adayının rahmine yerleştirilir.

Blastosist transferi olarak da bilinen bu yöntem ile tüp bebek tedavisi sonlanır. Transfer işlemi sonrası implantasyon yani embriyonun rahme tutunması 48 saat içinde gerçekleşir. Gebeliğin sağlanıp sağlanamadığını kontrol etmek amaçlı, transfer işleminden sonraki 12.günde, anne adayının kanında Beta HCG hormon düzeyi kontrol edilir. Azospermi ile hamile kalanlar, normal bir şekilde gebelik ve doğum sürecine devam ederler. Azospermi hakkında aklınıza takılan tüm sorularınız için 444 39 49 numaralı telefondan bize ulaşabilirsiniz.