Rahim (Rahim İçi Perde) Perdesi


Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı

Doktora Sorun

Rahim hastalıkları kadın sağlığı ve doğurganlığı üzerinde en fazla etkisi olan hastalık gruplarından bir tanesidir. Oldukça yaygın görülmeleri nedeniyle birçok kadının hayatının bir döneminde rahim hastalıklarına yakalanması olasıdır. Bu hastalıklardan bir kısmının tedavisi ilaçlarla yapılırken, bir kısmının tedavisi için ise cerrahi müdahale gerekir.

Rahim hastalıklarından bir tanesi olan rahim perdesi, kadınlarda nedeni açıklanamayan kısırlığın önemli nedenlerindendir. Bir yıl boyunca korunmasız cinsel ilişkiye karşın henüz gebelik elde edememiş olan kadınlarda, yapılan muayeneler sonucunda farklı bir sağlık sorununun tespit edilememesi halinde rahim perdesi sorununun varlığına ilişkin olasılık mutlaka düşünülmelidir. İşte rahim perdesine ilişkin bilinmesi gerekenler…

Rahim Perdesi Nedir?

Rahim perdesi, doğumdan önceki gelişim sırasında meydana gelen uterusun deformasyona uğramasından kaynaklanan bir sorundur. Septum olarak adlandırılan rahim perdesi, rahimi ortadan ikiye böler. Bunun sonucu olarak sorun meydana gelir. Rahim perdesi kalın veya ince olabilen, lifli ve kaslı bir yapıdır. Bu hastalıktan dolayı kadınların düşük yapma olasılığı söz konusudur. Bu nedenle teşhisin gebelikten önce yapılarak tedavisine başlanması önemlidir. Bazı teşhis aşamalarında rahim perdesinin bikornuat uterus hastalığıyla karışma olasılığı vardır.

Ancak bu hastalık rahim perdesinden farklı bir oluşumdan kaynaklanır. Bu hastalıkta rahim, kalp gibi bir şekil alır. Böylece uterusun üst kısmı, uterusun ortasına doğru daralma gösterir. Yine bu daralma daha yüksek veya daha düşük olabilir. Ancak rahim perdesi gibi rahimi ikiye ayıran bir zar söz konusu değildir.

Şimdiye kadar yapılan araştırmalara göre rahim perdesinin, kadınlarda gebeliğe herhangi bir etki yaptığına dair bir veri bulunamamıştır. Ancak düşük riskini önemli ölçüde arttırdığı bilinmektedir. Hatta bu hastalık tekrarlayan düşüklere dahi sebep olabilir. Yapılan çalışmalar normal gebelerde düşük oranının %10-20 arasında olduğunu göstermiştir. Rahim perdesinin ise bu oranı %20-25’lere kadar çıkardığı bilinmektedir.

Rahim Perdesi Neden Olur?

Rahim perdesinin bilinen en temel nedeni genetik anormalliklerden dolayı ortaya çıktığıdır. Ancak hangi genin veya hangi genetik durumun bu hastalığa yol açtığı hakkında herhangi bir bilgi henüz yoktur. Embriyonun ana rahminde gelişmesiyle birlikte rahim perdesi ortaya çıkar. Ortaya çıkan bu rahim perdesinden dolayı rahim sanki iki parçaymış gibi gelişimine devam eder. Bu durumun devam etmesi rahimin iki parçasının kaynaşamamasına neden olur. Doğumdan sonra da gelişim bu şekilde devam eder ve tedavi edilmediği takdirde kendi kendine iyileşme göstermez.

Tedavi edilmesi için hastanelerin ilgili birimlerinde teşhis edilmesi gerekir. Teşhisi için ise pelvik ultrasondan faydalanılır. Bu şekilde rahimdeki anormallik fark edilebilir. Bunun yanında MRI ile de rahim problemlerinin teşhisi yapılır. Bu iki yöntem dışında, teşhisi doğrulamak amacıyla histeroskopi veya histerosalpingografi testleri yapılabilir.

Histerosalpingografi testinde rahime renkli bir takım tıbbi sıvılar enjekte edilerek iç rahim ve fallop tüpleri görüntülenir. Histeroskopi testinde ise, doktor uterusun net bir görünümünü sağlamak amacıyla vajinaya ve rahim boynuna (serviks) ışıklı bir alet yerleştirir. Daha sonra ultrason ile rahimin 3 boyutlu görüntülenmesi sağlanır. Böylece rahim perdesinin teşhisinin yapılması mümkündür.

Rahim Perdesi Tedavisi

Rahim perdesi tedavisi için bilinen en kesin yöntem cerrahi müdahaledir. Bunun dışında ilaçla veya başkaca bir yöntemle tedavisinin yapılması mümkün değildir. Uygulanacak olan cerrahi teknikler oldukça kolay ve risksizdir. İyileşme süresi ise bu riskle doğru orantılı olarak çok kısadır. Ameliyattan sonra hastalar çoğunlukla aynı gün taburcu edilirler. Ancak ameliyat esnasında genel anestezi uygulanır. Bu da bazı hastalarda baş dönmesi, mide bulanması ve zihin bulanıklığı gibi yan etkilere neden olabilir.

Bu nedenle ameliyat olan hastaların aynı gün içerisinde araç kullanması veya yalnız kalması önerilmez. Ameliyat sonrasında iyileşme süresi oldukça kısadır. Ameliyat sonrası gerekli bakımların düzenli bir şekilde yapılması hastanın hızlıca iyileşmesini sağlar. Normal hayata dönmek için fazla acele edilmesi halinde yaralanmalar meydana gelebilir. Bu istenmeyen bir durumdur çünkü hastanın daha geç iyileşmesine neden olur. Gebe kalmak istemeyen kadınların ameliyat olmasına gerek yoktur.

Çünkü rahim perdesinin insan sağlığına olumsuz bir etkisi yoktur. Ancak düşük riskini arttırdığı için gebe kalmak isteyen kadınların gebe kalmadan önce rahim perdesi tedavisi olması önerilir. Böylece hamilelik sonrasında düşük riski en aza indirilir ve daha sağlıklı bir gebelik sağlanır.

Rahim Perdesi Ameliyatı Nasıl Yapılır?

“Rahim perdesi ameliyatı nasıl yapılır” sorusu kadınlar arasında çok yaygın şekilde sorulur. Rahim perdesi tedavisinin en güvenilir yöntemi, uterusun histeroskopi yardımı ile görüntülenerek ilgili perdenin çıkarılmasıdır. Bu teknik histeroskopik metroplasti olarak adlandırılır ve genel olarak ağrısız bir tekniktir. Bu teknik ile karnın dış yüzeyinden herhangi bir kesi açılmadan, direkt olarak rahim içinden rahim perdesinin çıkarılması amaçlanır. Bunun dışında histeroskopi ile görüntüleme yapılırken laporoskopi tekniğinden de faydalanılabilir.

Laporoskopi tekniği de hastanın karnından küçük delikler yardımıyla ilgili perdenin çıkarılmasına dayanır. Karında açılan yaralar çok küçük olduğu için iyileşme süresi oldukça kısadır. Kullanılacak yöntem doktorun tercihine ve hastanın durumuna göre değişir. Her iki teknikte de tedavi ağrısız ve kesin şekilde yapılır. Rahim perdesinin kesilmesi işlemi tıbbi makasla yapılabileceği gibi elektrik enerjisinden de faydalanılabilir. Tüm bu operasyonlar gerçekleştirilirken hastaya kısa süreli olarak genel anestezi uygulanır.

Anesteziden sonra vajinal yoldan gerekli cerrahi operasyon yapılarak müdahale sonlandırılır. Hastalar çoğu zaman hemen kendine gelir. Hastaların eğer başkaca bir tıbbi problemi yoksa genellikle aynı gün taburcu olurlar. Rahim perdesi ameliyatı sonrası gebelik konusunda ise doktorlar gerekli bilgilendirmeyi yaparlar. Ancak her durumda hastaların bu operasyonun gebelik için herhangi bir risk oluşturmadığını bilmesinde fayda vardır.

Rahimde Perde Kısırlık Yapar mı?

Rahim perdesi ile ilgili olarak oldukça fazla çalışma yapılmış ve bu durumun genetik olduğu ortaya çıkmıştır. Çalışmalar sonucunda hamile kadınlarda rahim perdesinin düşük riskini arttırdığı sonucuna ulaşılmıştır. Bu nedenle gebeliklerden önce rahim perdesi tedavisi önerilmektedir. Ancak şimdiye kadar rahimde perdenin herhangi bir kısırlığa, kadınların gebe kalma yeteneğine olumsuz etki ettiği ile ilgili bir çalışma yoktur.

Genetik olan bu hastalıkla ilgili olarak kadınların kısır olması söz konusu değildir. Rahim perdesi, kadınların gebe kalmalarını hiçbir şekilde etkilemez. Ancak normal gebeliklerde yüzde 10-20 olan düşük ihtimalinin yüzde 20-25 seviyelerini çıkardığı bilinmektedir.

Rahim Perdesi Sonrası Gebelik

Rahim perdesinin, uterusu görüntüleyen herhangi bir tıbbi teknikten faydalanmadan tespit edilmesi mümkün değildir. Her ne kadar henüz embriyo gelişimi sırasında bu hastalık ortaya çıksa da kolaylıkla tespit edilmesi mümkün değildir. Çünkü henüz kadınsal bir hastalıktan dolayı muayene olmamış bir hastada rahim perdesi teşhisinin koyulması çok zordur. Ülkemizdeki birçok kadında gebelikten sonraki süreçte yapılan muayenelerde rahim perdesi teşhisi yapıldığı bilinmektedir.

Bunun nedeni de hamilenin doğum yapmaya veya gebeliğe ilişkin herhangi bir sorunun olup olmadığının tespit edilmesinin istenmesidir. Eğer gebelikten önce rahim perdesi teşhisi yapılırsa gerekli operasyonlar ile tedaviler yapılmalıdır. Aksi takdirde hamilelikte düşükler meydana gelebilir. Bu da psikolojik ve fizyolojik olarak insanlar için zor bir durumdur.

Ancak rahim perdesi tedavisinden sonra gebe kalınması hamileliği olumsuz olarak etkilemez. Daha önce rahim perdesi tedavisi olan bir kadın ile hiç rahim perdesi hastalığı teşhisi koyulmamış bir kadının doğum yapma şansı aynı seviyededir. Bu nedenle hastalığın tedavisinden sonra gebe kalınmasında herhangi bir çekincenin olmasına gerek yoktur.

Eğer siz de gebe kalmayı düşünüyorsanız veya herhangi bir vajinal hastalığınızın olup olmadığını merak ediyorsanız en yakın sağlık kuruluşunda muayene olabilirsiniz. Böylece sağlıklı bir gebelik veya yaşam için elinizden gelen her şeyi yapmış olursunuz. Bu ve bunun gibi tüm sorularınız için 444 39 49 numaralı telefondan bize ulaşabilirsiniz.