Rahim Duvarı Kalınlaşması Nedir?


Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı

Doktora Sorun

Tıpta endometrial hiperplazi olarak tanımlanan rahim duvarı kalınlaşması, endometriumun normalden fazla kalınlaşması durumudur. Rahmin iç dokusu anlamına gelen endometrium tabakasının, hormonal ya da diğer sebeplerle kalınlaşmasıdır. Rahim duvarının normalden fazla kalınlaşması, düzensiz kanamalar ve ağrılı adet dönemleri ile kendini gösterir. Altında yatan sebepler araştırılarak tedavi edilir.

Rahim Duvarı Nedir?

Kadın üreme organlarından biri olan, bebeğin gelişimi boyunca içinde bulunduğu rahim, gebeliğin olmadığı zamanlarda yaklaşık olarak yumruk büyüklüğündedir. Kas ve dokulardan oluşan rahim vajinaya açılır ve iç yüzeyi zar benzeri bez ve bağ dokularından oluşur. Endometrium olarak tanımlanan rahim duvarı, normalde aylık menstrüasyon döngüleri esnasında yumurtanın olgunlaşması için overlerden salınan östrojen hormonu sayesinde bir miktar kalınlaşarak, rahmi gebeliğe uygun hâle getirir. Yumurtlamanın ve rahim duvarının kalınlaşmasının ardından azalan östrojen ve artan progesteron hormonu bu kalınlaşmayı durdurur. Bir süre sonra, gebeliğin oluşmadığı durumda adet kanaması gerçekleşir. Kalınlaşan rahim duvarı da kan ile birlikte vajinadan atılır.

Doğurganlığın devam ettiği süre boyunca, bu döngü düzenli olarak devam eder. Her 28 günde bir gerçekleşen adet kanamaları arasındaki yaklaşık ilk 14 gün östrojen salgılanarak rahim duvarı kalınlaşır ve yumurtlama gerçekleşir. Bu süre boyunca yumurtanın döllenmemesi durumunda, takip eden 14 gün boyunca da progesteron salgılanarak kalınlaşan rahim duvarı vücuttan atılır. Östrojen hormonunun salgılanmasının ardından eğer progesteron salgılanmaz ise rahim duvarı vücuttan atılamayacağı için rahim duvarı kalınlaşması, yani endometrial hiperplazi oluşur. Aşırı kalınlaşan rahim duvarı progesteron hormonu etkisiyle olmasa da östrojen ile dökülmeye başlar, bu durum da düzensiz kanamaya yol açar. Ancak öncelikle rahim duvarı kalınlaşması ne demek bunu iyi anlamak gerekir.

Rahim Duvarı Kalınlaşması Nedir?

Her ay, düzenli olarak rahim duvarı bir miktar kalınlaşır ve kendini olası bir gebeliğe hazırlar. Korunmasız olarak gerçekleştirilen cinsel ilişki sonrası sperm hücresi ile döllenen yumurta, rahim duvarına tutunarak embriyonun gelişmesine olanak tanır. Ancak döllenme olmaması durumunda kalınlaşan rahim duvarı, salgılanan progesteron hormonu sayesinde çatlayarak dökülür. Adet kanaması ile birlikte vajina yolu ile vücuttan atılır. Menopoz dönemine kadar her ay, bu fizyolojik işlem düzenli olarak devam eder.

Rahim duvarı kalınlaşması nedenleri arasında genellikle progesteron hormonunun salgılanmaması görülür. Östrojen ve progesteron hormonunun uyumlu bir şekilde çalışmaması sonucunda oluşan rahim duvarı kalınlaşması ise kalınlaşan rahim duvarının vücuttan atılamaması durumudur. Endometrial hiperplazi kendini, adet kanamalarının normalden daha uzun ve ağır geçmesi olarak kendini gösterebildiği gibi, adet döngü aralıklarının 21 günden az olması şeklinde de ortaya çıkabilir. Adet dönemleri arasında kanama, lekelenme, normalden daha ağrılı adet görme ve kasık ağrısı da rahim duvarı kalınlaşmasının belirtilerini oluşturur. Menopoz sonrası dönemde oluşan kanamalarda da rahim duvarı kalınlaşması göz ardı edilmemelidir. Sanılanın aksine bu durum her zaman kansere işaret etmez. “Rahim duvarı kalınlaşması sonucu ne olur?” sorusunun cevabı ise çok ciddi kan kayıplarına yol açması ve buna bağlı gelişen komplikasyonlar olarak yanıtlanır. Ancak rahim duvarın kalınlaşması için hekime başvurulmaması son derece yanlıştır ve kanser oluşumuna yol açabilir. Bu yüzden adet kanamaları sırasında ve arasında fark edilen anormallikler için mutlaka uzman hekime başvurulmalıdır.

Tedavi ilaçla olabileceği gibi cerrahi müdahale de gerektirebilir. Tedavi olmaktan çekinen hastaların sıklıkla sorduğu “Rahim duvarı kalınlaşması kansere yol açar mı?” sorunun cevabı, “Tedavi edilmediği durumlarda yol açabilir.” olarak yanıtlanır. Sıklıkla karşılaşılan “Rahim duvarı kalınlaşması gebeliğe engel mi?” sorusunun cevabı ise biraz daha karmaşıktır. Çünkü sağlıklı gebeliğin oluşması için rahim duvarının kalınlaşması gerekir. Ancak olması gerekenden daha fazla kalınlaşan rahim duvarı gebeliğe engel oluşturur. Rahim kalınlığının yaşa, hormonal seviyeye ve fiziki duruma göre değiştiği göz önüne alınırsa, kalınlığın standart olarak kaç mm. olduğunu söylemek güçtür.

Rahim Duvarı Kalınlaşması Sebepleri Nelerdir?

Rahim duvarı kalınlaşmasının pek çok sebebi bulunur. Bunların başında menopoz dönemi gelir. Menopoz döneminde, vücutta progesteron üretilmez ve bu durum kontrol altına alınmaz ise rahim kalınlaşması meydana gelir. Bazı durumlarda azalan östrojen hormonu, ilaçla takviye edilerek yükseltilir. Ancak östrojen hormonunun tek başına yükseltilmesi rahim duvarının kalınlaşmasına sebep olacağından mutlaka progesteron ile desteklenmelidir. Diyabet, obezite, safra kesesinin yol açtığı rahatsızlıklar, tiroit bezinden kaynaklı hastalıklar, yumurtalık tümörleri, polikistik over sendromu gibi pek çok hastalık da rahim duvarının kalınlaşmasına neden olur. Geç yaşta menopoza giren, ilk adetlerini çok erken yaşta gören, 35 yaş üstünde olan, yukarıda belirtilen hastalıkların bir ya da daha fazlasına sahip kadınlar, ailesinde kolon, yumurtalık veya rahim kanseri öyküsü bulunan kişiler rahim duvarı kalınlaşması açısından risk altındadır.

Rahim Duvarı Kalınlaşması Belirtileri

Endometrial hiperplazinin başlıca belirtisi, anormal kanamalardır. Bol miktarda ve düzensiz kanamaların varlığı, bu kanamaların normalden çok daha ağrılı olması, kasık bölgesinde hissedilen ağrının varlığı da rahim duvarı kalınlaşması belirtileri arasında yer alır. İki adet dönemi aralığının 3 haftadan az olması ya da bu dönemde kanama ya da kahverengi lekelenmeler oluşması da rahim duvarı kalınlaşması belirtileri arasındadır. Adet döngüsü hesaplanırken adet döneminin ilk gününden, bir sonraki dönemde görülen adetin ilk günü baz alınır.

Ayrıca menopoz sonrası görülen hemen hemen tüm kanamalar da rahim duvarı kalınlaşması belirtileri arasında yer alır. “Rahim duvarı kalınlaşması adet geciktirir mi?” sorusu da hekimlerin sıklıkla karşılaştığı bir diğer sorudur. Rahim duvarı kalınlaşması adet düzensizliklerine yol açtığı için, normalden erken ya da geç adet görülmesi oluşabilir.

Rahim Duvarı Kalınlaşması Tanısı

Tanı için öncelikle hastanın öyküsü dinlenir ve vajinal ultrason yardımı ile rahim duvarı ölçümü yapılır. Hekimin gerekli gördüğü durumlarda ya da ultrasonda görülen bir kitlenin varlığında, kesin tanı için biyopsi ile parça alınıp patolojik inceleme yöntemine başvurulur. HSG olarak bilinen rahim filmi çekilebilir. Daha ayrıntılı inceleme gerekir ise histeroskopi ve kürtaj yöntemlerine de başvurulabilir.

Rahim Duvarı Kalınlaşması Tedavisi

Rahim duvarı kalınlaşması tanısı konan hastalara, hastanın yaşına, hormonal düzeyine, rahmin durumuna göre farklı tedaviler uygulanır. “Rahim duvarı kalınlaşması nasıl tedavi edilir?” sorusunun tek bir cevabı yoktur. Hastanın durumuna göre uzman hekim farklı tedavi yolları izleyebilir. Bunlar östrojen karşısında yetersiz kalan progesteron ilaçları, halk arasında rahim duvarı kalınlaşması ameliyatı olarak bilinen dilatasyon ve küretaj ya da rahim alma olarak bilinen laparoskopi ile yapılan histerektomi yöntemleridir. İlaç ile hormonal dengenin sağlanması için tablet, enjeksiyon, vajinal krem uygulamaları olabileceği gibi, rahim içine yerleştirilen rahim içi araç ile de ilaçlı tedavi yapılabilir. Dilatasyon ve küretaj yöntemi kısa ve küçük bir cerrahi yöntemdir. Bu yöntem ile rahim duvarı kürete edilerek inceltilir.

Diğer bir yöntem olan histerektomi ise genel anestezi altında yapılan bir operasyondur. Genellikle laparoskopik cerrahi yöntemiyle yapılan işlem sırasında rahim tamamen alınır. Ancak bu durum kadın infertilitesi gibi geri döndürülemez sonuçlara yol açacağından karar verme aşamasında dikkatli olunmalıdır.

Rahim duvarı kalınlaşması ile aklınıza takılan tüm sorularınız için 444 39 49 numaralı telefondan bize ulaşabilirsiniz.