Son zamanlarda polikistik over hastalığı çok sık duyulur hale geldi. Polikistik over teriminin hastalar tarafından kullanılması kötü. Çünkü toplumda kist denildiğinde kanser ihtimali varmış gibi bir anlam çıkmaktadır. Diğer taraftan bilinmesi iyi. Çünkü hastalığı tanıyanlar sorunlarını da bildikleri için tedaviye daha kolay ulaşabilmektedir. Polikistik over hastalığı kadınlarda yumurtalıklarda neredeyse mercimek büyüklüğünde onlarca kistin olmasıyla karakterize bir durumdur. Bu kistler, hormonal bir dengesizlikten oluştuğu için kansere dönüşme ihtimali yoktur. Beyinden salgılanan ve yumurtlamaya yol açan bir takım hormon senkronizasyonunun bozulması sonucu büyümekte olan yumurtalar belirli bir evreye gelince gelişmeleri durdurulur ve yumurtlama olmaz. Bu durumda hastalar düzenli adet görememeye başlar.

Psikolojiyi Olumsuz Etkiler

Hasta bazen 45 gün bazen de 4 ay kadar adet olamaz. Sadece adet görmeme değil yumurtlama bozukluğu olduğu için de gebe kalmakta zorluk çeker. Daha önce bahsettiğimiz beyinden salgılanan hormonların desenkronizasyonuna vücut metabolik olarak da yanıt verir. İnsülin direnci adı verilen bir tablo oluşur. Vücut tüketilen besinleri iyi yakamadığı için yağlanmaya neden olur. Yağlanma arttıkça erkeklik hormonu dediğimiz testosteron benzeri hormonlar artar. Yağlanma kalça çevresinde belirginleşir. Hastalar özellikle ne yesek yarıyor derler. Bu tip şikayetler özellikle ergenlik bitiminde baş gösterdiği için genç kızları psikolojik olarak da olumsuz etkiler.

Polikistik over sendromu (PKOS) neredeyse yüz yıl önce tarif edilmesine rağmen nedeni henüz anlaşılmamıştır. Nedeni genetik ve çevresel etkenlere bağlanan hastalığın alternatif tedavi yöntemleri vardır. En önemli başlangıç hastanın metabolizmasının düzeltilmesidir. Kilo verme tedavide bazen tek başına yeterli olmaktadır. Bazen insülin direncini düşürecek ilaçlar vermek gerekebilir. PKOS şikayetlerinin yaş ilerledikçe azaldığı da bilinmektedir.