Mitokondri Nakli Nedir, Kimlere Yapılır?


Bilimsel Direktör

Doktora Sorun

Mitokondri nakli, tüp bebek tedavisi görmeyi düşünen çiftler arasında merak edilen konulardan biri. Mitokondri nakli kimlere yapılır sorusuna cevap olarak, özellikle erken menopoz sorunu yaşayan veya düşük yumurta kalitesi nedeni ile çocuk sahibi olmakta zorlanan kadınlar diyebiliriz. Gerçekten ülkemizde çocuk sahibi olmak isteyen çiftler için faydası olabilecek bir uygulama mı?

Mitokondri Nedir?

Yöntemi ve olası faydalarını tartışmadan önce bazı temel bilgilerimizi tazeleyelim. Vücudumuzu oluşturan tüm hücrelerimiz günlük faaliyetlerini gerçekleştirebilmek için enerji üretmek zorunda. Hücrelerimizde enerji üretiminden sorumlu yapılara mitokondri adını veriyoruz. Mitokondriler bir nevi hücrenin enerji santralleri olarak da adlandırılabilir. Bu görevlerinin dışında da hücrede son derece önemli görevleri var. Dikkat çeken bir diğer özellikleri bu yapıların çekirdekte bulunan genetik şifreden (DNA) ayrı olarak kendi DNA’ları mevcut. Çok nadir birkaç olgu dışında mitokondriler ve mitokondriyal DNA (mtDNA) sadece anneden çocuklarına aktarılır. Aktarılan bu genetik şifre tüm DNA şifremizin %.05’i olmasına karşın son derece önemlidir ve hepimiz mitokondrilerimizi ve mtDNA’mızı annelerimizden kalıtırız.

Mitokondriler Üreme Sağlığı Açısından Ne Kadar Önemli?

Yukarıda da belirttiğimiz gibi mitokondriler hücrelerin enerji santralleridir. Bu santrallerde meydana gelen yapısal sorunlar ne yazık ki bu mitokondrilere sahip hücrelerde de ciddi sağlık problemleri oluştururlar. Bilimsel çalışmalar hücrelerin metabolik fonksiyonlardaki bozulmaların ve hücre yaşlanmasının doğrudan mitokondri sağlığımız ile ilişkili olduğunu gösteriyor.

Birey olarak mitokondrilerimizi annelerimizden aldığımıza göre, kadınların yumurta hücrelerindeki mitokondrilerin sağlığı doğrudan sağlıklı çocuk sahibi olmaları ile ilişkili. Diğer bir deyişle mitokondrilerinde ve/veya mitokondri DNA’larında hasar bulunan kadınlar kısırlık sorunu ile karşı karşıya kalıyor. Bazı kadınlarda bu hasar oranı çok yüksek ve ne yazık ki sağlıklı bebek sahibi olmaları mümkün değil. Zira genetik olarak çocuklarına aktardıkları hasarlı mtDNA ile doğan çocuklarda çoklu organ yetmezlikleri ve buna bağlı mtDNA hastalıkları görülüyor.

Yakın zaman önce gerçekleştirilen bilimsel çalışmalarda elde edilen bulgular, kadın yaşının artması ile yumurta hücrelerindeki mitokondri sağlığı ve fonksiyonlarında da belirgin bir azalma olduğunu, bu azalmanın da beraberinde artan genetik bozuklukları getirdiğine işaret ediyor.

Mitokondrilerimizin Sağlığını İyileştirmemiz Mümkün mü?

Üreme sağlığı ve kısırlık tedavilerinde bu amaçla iki farklı yaklaşım mevcut.: Bu yaklaşımlardan ilki, günlük hayatımızda mitokondri sağlığını koruyabilmek, hasarı onarmak veya iyileştirmek için genel vücut sağlığını korumak, sağlıklı beslenmek, düzenli egzersiz yapmak ve eksik olabilecek bazı vitamin/destek ürünlerini kullanmak. Bu amaçla pazarlanan ve düzenli kullanımlarının üreme sağlığına olumlu etki yaptığı ifade edilen pek çok ticari multivitamin/destek ürünü bulunsa da çalışmalar bu ürünlerin içinden sadece birkaçının (koenzim Q10; CoQ10 vb.) faydalı olabileceğini gösterir nitelikte.

Ayrıca yumurta hücrelerinde genetik olarak ciddi oranda sağlıksız mitokondri üretimine yatkınlığı olan kadınlarda bu ürünlerin kullanımı bir fayda getirmiyor.

Bu amaçla günümüzde halen deneysel olarak uygulama aşamasında olan ikinci yaklaşım klinik ve laboratuvarda gerçekleştirilen mikro cerrahi yöntemler kullanılarak aday kadınların yumurtalarına sağlıklı olduğu düşünülen mitokondrilerin nakledilmesi ve bu sayede yumurta kalitesinin/sağlığının arttırılması yöntemi.

Heterolog Mitokondri Nakli (Sitoplazmik transfer)

Bu yaklaşım aslında yeni bir yaklaşım değil. 1990’lı yılların sonunda Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) sınırlı sayıda çiftte donör yumurtaların sitoplazmalarının (sağlıklı mitokondri içerdiği düşünülen) küçük bir kısmı düşük yumurta kalitesi gözlenen kadınların yumurtalarına nakledilerek gebelikler elde edildi. İlk aşamada benzer sorunları nedeni ile çocuk sahibi olma konusunda sorun yaşayan çiftler için umut olan bu teknik daha sonrasında doğan çocuklarda anlamlı derecede artmış genetik sorunlar görülmesi nedeni ile FDA tarafından yasaklandı. Halen de bu yasak devam etmekte.

Otolog Mitokondri Nakli

Yakın bir süre önce ticari bir şirket donör yumurta yerine kişinin kendi yumurtalık dokusunda bulunduğu düşünülen kök hücrelerden mitokondri elde ederek bu mitokondrileri yine aynı kişinin olgun yumurtalarına enjekte etmek ve bu sayede yumurta kalitesini arttırabilmek amaçlı bir hizmet sunduğunu duyurdu.

Şirket ve bazı uluslararası bilim insanları, birkaç klinikte sunulan bu hizmetin ön çalışması sonrasında doğan sağlıklı bebeklere ait sonuçlara dayanarak tekniğin kısırlık tedavisinde bir umut olduğunu belirtiyor olsa da gerek tekniğin aşamaları gerekse bu yaklaşımın etkinliği konusunda elimizde yeterli veri bulunmamakta.

Çekirdek Nakli

mtDNA mutasyonu taşıyan ve mevcut şartlarda sağlıklı bebek sahibi olma şansı olmayan/çok düşük olan çiftlerde, kadından alınan çekirdeğin sağlıklı mtDNAları olan donör ve çekirdeği çıkartılmış donör bir yumurta içine nakli şeklinde gerçekleştirilen bir yaklaşımdır. Bu yaklaşım sonrası ilk bebek 2017 yılında Meksika’da dünyaya geldi. Yöntem ayrıca tüp bebek tedavilerinde genetik nedenlerle embriyolarında gelişim problemi görülen çiftlerde de kullanılmaya başlandı ve 2018 yılında Ukrayna’da ilk sağlıklı doğum rapor edildi.

Dünyada Mitokondri Nakli Uygulamalarında Güncel Durum

Heterolog mitokondri nakli halen ABD dahil pek çok ülkede yasak. Otolog mitokondri nakli uygulamaları yukarıda da belirttiğimiz gibi ABD kaynaklı bir şirket tarafından geliştirilen ticari bir ürün olarak dünya genelinde birkaç farklı klinikte uygulandığı raporlandı ve halen tekniğin etkinliği üzerinde farklı tartışmalar mevcut. Avrupa İnsan Üreme ve Embriyolojisi Derneği (ESHRE) özel çalışma grubu geçtiğimiz yıl bu konuda genel bir deklarasyon yayınlayarak adı geçen uygulamanın pek çok yönden tartışmalı olduğunu ve tedavideki etkinliği konusunda halen somut delillere ihtiyaç duyulduğunu belirtti.

Çekirdek nakli uygulamaları özellikle mtDNA mutasyonu taşıyan anne adaylarında sağlıklı çocuk sahibi olmaları açısından ciddi olarak üzerinde çalışılan bir uygulama. ABD’de halen yasal bir izin olmasa da, İngiltere’de gerek teknik etkinlik gerekse etik yönleri ile kapsamlı olarak değerlendirilmekte ve çalışmalar halen lisans verilmiş belirli kliniklerde sınırlı sayıda vakada uygulanma aşamasında. İngiltere’nin yanında bu yöntemin Ukrayna ve Yunanistan’da kısırlık sorunu olan çiftlerde de kullanıldığı ve sağlıklı doğumlar elde edildiği raporlandı. Diğer taraftan bilim insanları bu yöntem ile doğan bireylerde nasıl bir sağlık problemleri ile karşılaşabileceğimiz konusunda oldukça temkinli ve şüpheci. Zira hangi yöntem kullanılırsa kullanılsın, nakil sırasında çok küçük te olsa bir miktar hasarlı (mutasyon taşıyan) mtDNA’nın da taşınması söz konusu ve bu DNA yapısının kendisini çoğaltması ile doğacak bireyde belirli bir oranda hastalık görülme riski mevcut. Çalışmalar günümüzde bu sorunun nasıl ortadan kaldırılabileceği konusunda ilerliyor.

Türkiye’de Mitokondri Nakli Uygulamalarında Güncel Durum

Ülkemizdeki mevcut infertilite (tüp bebek) tedavileri mevzuatına göre tüp bebek tedavileri ancak evli çiftlerin kendi gamet hücreleri ile uygulanabilir. Heterolog mitokondri nakli veya çekirdek nakli için üçüncü bir kişiden donör yumurta kullanımı gerekmektiğinden, ülkemizde bu mevzuat kapsamında heterolog mitokondri nakli veya çekirdek nakli gerçekleştirilmesi mevcut yasal mevzuatta değişiklik yapılmadığı sürece mümkün görünmüyor.

Otolog mitokondri nakli için (kişinin kendi doku ve hücreleri kullanıldığı için) mevzuat kapsamında bir engel bulunmamakla birlikte, yukarıda da belirtildiği üzere yaklaşımın etkinliği halen dünya genelinde tartışmalı.

Sosyoekonomik nedenlere bağlı olarak çocuk sahibi olma yaşının her geçen gün arttığı ülkemizde, yaşla birlikte artan kısırlık sorununa çözüm olması açısından geliştirilmeye çalışılan yeni teknik ve teknolojilerin etkinlikleri kapsamlı olarak değerlendirilmeli ve hasta yararı açısından detaylı şekilde tartışılmalı. Etkinlikleri gösterilememiş, ülkemizde uygulanma olasılığı bulunmayan ürünler/hizmetler üzerinden umut tacirliği yapmaktan kaçınılmalıdır.