Adenomyozis Nedir, Tedavisi Nasıldır?


Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı

Doktora Sorun

Adenomyozis rahim iç yüzeyini kaplayan ve endometrium olarak adlandırılan dokunun rahmin kas duvarına doğru büyümesi sonucu ortaya çıkan bir sağlık sorunudur. Rahim iç yüzeyindeki endometrium tabakası her ay adet döngüsü sırasında kalınlaşır, kanama ile dökülerek incelir. Yanlış konumlanmış adenomyozis dokusu da normal rahim iç dokusu gibi davranmaya devam eder. Rahim boyutlarında büyüme, ağrılı ve ağır geçen adet dönemleri gibi belirtilere neden olur. Adenomyozis yaygın rastlanan bir durumdur. En sık orta yaştaki ve doğum yapmış kadınlarda teşhis edilir.

Adenomyozis Nedir?

Adenomyozis nedir sorusunun cevabı kısaca: Rahim iç astarının, rahme ait kasların arasına yerleşerek belirtilere neden olması şeklinde açıklanabilir. Adenomyozis, adet kramplarına, alt karında basınç hissine ve adet dönemlerinden önce şişkinliğe neden olabilir. Ağır adet dönemlerinin önemli bir nedenidir. Rahatsızlık tüm rahimi etkileyebileceği gibi tek bir noktada da lokalize olabilir. Adenomiyozis hayatı tehdit edici olmayan, iyi huylu bir durum olarak kabul edilse de hastalıkta görülen şiddetli ağrı ve buna bağlı ağır kanama kişinin yaşam kalitesini olumsuz yönde etkiler.

Adenomyozis Neden Olur?

Adenomyozisin nedeni bilinmemekle birlikte çalışmalara göre östrojen, progesteron, prolaktin ve folikül uyarıcı hormon dahil olmak üzere çeşitli hormonların durumu tetikleyebileceği öne sürülür. Diğer bazı araştırma sonuçlarında önceden rahim ameliyatı geçirmiş kadınların adenomiyozis riski altında olabileceği görülmüştür. Adenomyozisin nedenine yönelik aşağıdakiler dahil çeşitli teoriler öne sürülmüştür:

1. Endometrial doku büyümesi: Bazı uzmanlar, adenomyozisin endometriyal hücrelerin rahmin astarından duvarlarını oluşturan kasların içine doğrudan yayılmasından kaynaklandığına inanmaktadır. Sezaryen gibi rahme müdahaleyi içeren bir ameliyat sırasında yapılan kesiler endometrial hücrelerin uterusun duvarına girmesini tetikleyebilir.
2. Gelişimsel kökenler: Diğer uzmanlar, fetüste rahim ilk kez oluştuğunda kaslar arasında biriken endometrial dokudan kaynaklandığından şüphelenmektedir.
3. Doğumla ilgili rahim iltihabı: Başka bir teori, adenomyozis ve doğum arasında bir bağlantı olduğunu ileri sürer. Doğum sonrası dönemde rahim iç zarının iltihaplanması uterusu düzenleyen hücrelerin normal sınırlarından çıkmasına neden olabilir. Rahim üzerindeki cerrahi işlemlerin de benzer bir etkisi olabilir.
4. Kök hücre kökenleri: Yeni bir teori, kemik iliği kök hücrelerinin uterus kasını istila edip adenomyozise neden olabileceğini öne sürmektedir.

Adenomyozis östrojen bağımlı bir hastalıktır ve bu nedenle nasıl geliştiğine bakılmaksızın, boyutlarındaki artış vücuttaki östrojenle ilişkilidir.

Adenomyozis için Risk Faktörleri

Adenomiyozis için risk faktörleri şunları içerir:

  • Geçirilmiş rahim ameliyatı
  • Doğum yapmış olmak
  • Orta yaşlı olmak: Adenomiyozis vakalarının çoğu östrojen seviyelerine bağlı olarak 40’lı ve 50’li yaşlardaki kadınlarda görülür.

Adenomyozis Belirtileri Nelerdir?

Adenomyozis tanısı konan bazı kadınlarda hiçbir belirti yoktur. Hastadan hastaya değişmekle birlikte şu belirtiler görülebilir:

  • Ağır, uzun süren adet kanamaları
  • Adet sırasında şiddetli kramplar veya keskin, bıçak saplanır tarzda alt karın ağrısı (dismenore)
  • Karında basınç, şişkinlik ve hassasiyet hissi
  • Kronik karın ve kasık ağrısı

Uzun süreli ağır kanamalar yorgunluk, halsizlik ve başka sağlık sorunlarına neden olabilen kronik kansızlığa yol açabilir. Bu nedenle günlük normal aktiviteleri etkileyen, uzun süren, ağır kanamalı ya da şiddetli krampların eşlik ettiği adet dönemleri yaşayan kadınların ileri tetkik ve tedavi için bir doktora başvurmaları iyi olacaktır.

Adenomyozis Tanısı Nasıl Konulur?

Yakın zamana kadar adenomyozis tanısı koymanın tek kesin yolu histerektomi yapmak ve alınan uterus dokusunu mikroskop altında incelemekti. Günümüzde görüntüleme teknolojisindeki ilerlemelerle birlikte artık bu cerrahi işleme gerek kalmaksızın rahatsızlığı tanımak mümkün hale gelmiştir.

Hastanın şikâyetlerini dinledikten ve tıbbi geçmişini sorguladıktan sonra doktor adenomyozisten şüphelenirse sonraki adımda fiziksel muayene yapar. Jinekolojik muayene ile rahimdeki boyut artışı ve hassasiyet tespit edilebilir. Tanı için kullanılan testler ve görüntüleme yöntemleri şunlardır:

1. Ultrasonografi: Ultrasonografi incelemesi ile rahim, endometrium ve kas duvarını değerlendirmek mümkündür. Ultrason adenomyozisi kesin olarak teşhis edemese de, benzer belirtilerle seyreden diğer durumları ekarte etmede yardımcı olabilir.
2. Sonohisterografi: Adenomyozis ile ilişkili belirtilerin değerlendirilmesinde kullanılan başka bir teknik ise sonohisterografidir. Sonohisterografide, ultrason sırasında rahime küçük bir tüp yardımı ile salin adı verilen bir solüsyon enjekte edilir
3. Manyetik Rezonans Görüntüleme (MRG): Anormal vajinal kanaması olan kadınlarda adenomiyozis tanısını doğrulamak için kullanılabilir.
4. Endometrial Biyopsi: Bazı durumlarda anormal vajinal kanamanın başka ciddi bir rahatsızlıkla ilişkili olmadığını doğrulamak için rahimden doku örneği alınması gerekebilir.

Adenomyozis Tedavisi

Adenomyozis tedavisi, hastanın şikâyetlerine ve çocuk isteğinin devam edip etmediğine bağlı olarak değişiklik gösterir. Hafif belirtiler varsa ağrı kesici ilaçlar ve krampları hafifletmek için sıcak uygulamak tedavide yeterlidir. Adenomyozis tedavisinde tercih edilen yöntemler şunları içerir:

  • İltihap giderici ilaçlar: Adenomyozis ile ilişkili hafif ağrıyı hafifletmek için genellikle steroid olmayan antienflamatuar ilaçlar (NSAİİ’ler) reçete edilir. Bu grup ilaçlar genellikle adet kanamasından 1 ila 2 gün önce kullanılmaya başlanır ve periyodun ilk birkaç günü boyunca devam edilir.
  • Hormon tedavisi: Ağır kanamalı veya ağrılı dönemleri olan hastalarda hormon salgılayan rahim içi araç uterusa yerleştirilebilir. Sistemik hormonal tedavilerle de belirtiler kontrol edilebilir.
  • Uterin arter embolizasyonu: Uterin arter rahmi besleyen atardamardır. Uterin arter embolizasyonu ile adenomyozis dokusuna kan akışı sağlayan kan damarlarını tıkamak için küçük parçacıklar kullanılır. Parçacıklar, radyolog tarafından hastanın kasık damarına yerleştirilen küçük bir tüp boyunca yönlendirilir. Kan akımının kesilmesi ile adenomyozis dokusu küçülür.
  • Endometrial ablasyon: Bu minimal invaziv işlem ile rahim zarı tahrip edilir. Bu yöntem, adenomiyozis dokusunun rahim kas duvarına derinlemesine nüfuz etmediği olgularda kullanılır. Hastalarda şikâyetlerin hafifletilmesinde etkili olduğu bulunmuştur.
  • Histerektomi: Adenomyozisin tek kesin tedavisi histerektomi olarak adlandırılan rahmin cerrahi yolla çıkarılmasıdır. Bu genellikle belirgin semptomları olan kadınlar için tercih edilen tedavi yöntemidir.

Adenomyozis ve Hamilelik

Tek başına adenomyozis hamilelik konusunda genellikle sıkıntı teşkil etmez. Adenomyozis ve gebelik arasındaki ilişki rahatsızlığa eşlik eden endometriozis varlığına da bağlıdır. Çünkü adenomyozisi olan birçok kadında endometriozis de tespit edilir. Tek başına adenomyozisin doğurganlık problemlerinde rol oynayıp oynamadığını kesin olarak söylemek zordur. Bununla birlikte, bazı çalışmalar adenomyozisin kısırlığa katkıda bulunabileceğini göstermiştir. Adenomyozis ayrıca döllenmiş yumurtanın rahme tutunmasını ve yerleşmesini de olumsuz yönde etkileyebilir. Adenomiyozisli kadınlarda erken düşük oranları iki katına çıkar ve bu da canlı doğum oranlarının düşmesine neden olur.

Adenomyozis ve Tüp Bebek Tedavisi

Adenomyozis ve tüp bebek tedavisi arasında önemli bir ilişki vardır. Çünkü adenomyozisin cerrahi yolla tamamen çıkarılması ile birlikte rahim iç yüzeyinin yapısı bozularak döllenmiş embriyonun tutunması için elverişsiz hale gelebilir. Bu sebeple adenomiyozisli kadınlarda tüp bebek başarı oranlarını iyileştirmek için önemli çabalar sarf edilmesi gerekir. Bazı çalışmalar, IVF (klasik tüp bebek tedavisi) sikluslarından önce GnRH agonisti uygulanmasının, adenomiyozisli infertil kadınlarda gebelik şansını önemli ölçüde arttırdığını göstermiştir. Dikkate alınması gereken bir diğer önemli husus ise cerrahi tedaviden sonra, hamilelik veya doğum sırasında rahimde yırtılma riskidir.

Adenomyozis, gebelik, infertilite, tüp bebek gibi her türlü konuda aklınıza takılan tüm sorular için 444 39 49 numaralı telefondan bize ulaşabilirsiniz.