“Asla hamile kalamam ve çocuk sahibi olamam!”, “Bir aile kuramam!”, “Daha önce yapmış olduğum hatalar yüzünden bu durumdayım; hepsi benim hatam!”, “Yıllar önce korunduğum ve çocuk istemediğim için bu durumdayım!”, “Cezalandırılıyorum!”, “Tedaviye geç başladım, daha önce başlamalıydım!”, “Hem kadın/erkek hem de bir eş olarak tamamen başarısız ve kusurluyum!”. Duygularımızı, ruh halimizi, nasıl hissettiğimizi belirleyen şey yaşadığımız olumsuz olayların kendisinden çok bizim olaylara yüklediğimiz anlamlar ve olayların zihnimizde oluşturduğu düşüncelerdir. Buna göre bizler yaşadığımız olaylarla ilgili yarattığımız düşünceleri, algıları değiştirerek onların bize hissettirdiği olumsuz duyguları (korku, endişe, kaygı, hüzün gibi…) ortadan kaldırabiliriz. Yukarıda yazılan düşüncelerin çoğu çarpıtılmış ve gerçekçi olmayan düşüncelerdir. Yani stres anında zihni ele geçirmeye çalışan, doğruluğu kanıtlanmamış ifadelerdir. Gerçekçi olduklarına o kadar çok inandırırlar ki bizleri, adeta bir inanç kadar güçlü bir şekilde hayatımızın içine işleyebilirler. Bunlardan kurtulmanın tek yolu, bu negatif düşünceleri daha gerçekçi olanlarıyla değiştirmek yani yeniden yapılandırmaktır. Örneğin “Asla hamile kalamam ve çocuk sahibi olamam!” düşüncesi daha gerçekçi olarak şu şekilde yapılandırılmalıdır: “Şu anda infertilite problemi ile karşı karşıyayım. Bu konuda yapabileceğim her şeyi yapıyorum. Tedavi görerek hamile kalıp çocuk sahibi olma olasılığımı artırmış oluyorum. Bununla birlikte diğer olasılıklara da açık olmam gerekir. Gelecek neyi getirir bunu şimdiden öngöremem.” Negatif düşünceleri yeniden yapılandırabilmek her zaman kolay olmayabilir; bu yüzden özellikle bilişsel terapi konusunda uzman olan bir psikolog ya da psikiyatristin yardımına başvurmak faydalı olacaktır.