Yardımla üreme tekniklerinden birini kullanarak tedavi gören çiftlerin bazılarında farklı nedenlere bağlı olarak denemeler başarısızlıkla sonuçlanabiliyor. Embriyonun tutunmasını engelleyen rahim ya da tüplerdeki anatomik ya da enfeksiyöz nedenler, kadında pıhtılaşmaya meyil artışı, kadında gizli diyabet gibi metabolik problemler ve çiftlerden birinde bir kromozom problemi varlığı bu durumun nedeni olabiliyor. Kadın veya erkekte kromozom sorunu bulunmasa bile oluşan embriyoların bir kısmı anormal yapıda oluşabilir. Ancak elde edilen embriyolara uygulanacak kromozom taraması ve sağlıklı bulunan embriyonun transferi ile gebelik oranı ve sağlıklı doğum oranını yükseltmek mümkün olabiliyor. Tekrarlayan tüp bebek başarısızlıkları ve tekrarlayan düşüklerde tedavi öncesinde yapılacak araştırmalar çok önemlidir. Tüp bebek tedavisinde embriyolara PGT (preimplantasyon genetik tanı) uygulanması her iki durumda da başarıya ulaşma oranını artırmaktadır. Günümüzde tüm kromozomların detaylı olarak taranabildiği aCGH yöntemiyle son derece güvenilir sonuçlar almaktayız.

35 Yaş Üzeri Kadınlara Yaklaşım

Özellikle kadın yaşının 35 ve üzeri olduğu durumlarda gebeliğin oluşmaması ya da erken dönemde sonlanması riski daha da yükseliyor. Bu vakalarda genetik ayıklama ile normal embriyoların seçilmesi riski çok önemli oranda azaltabiliyor. Ancak birçok kadında genetik olarak normal embriyoların seçilmesi gebelik oluşması için yeterli olmayabilir. Böyle bir durumla karşılaşınca şu işlemler yapılır: Normal bir embriyonun yanında rahim dokusunun da gebelik oluşması için uygun olması gerekir. Bu nedenle gerek PGT, gerekse kapsamlı kromozom taraması uygulamasında incelenebilecek embriyo sayısının artırılması amacı ile bazı hastalarda yüksek doz ilaç kullanılabiliyor. Ancak kullanılan ilaçlar da embriyonun tutunacağı rahim iç duvarına negatif bir etki yaratabiliyor. Böyle durumlarda bazı hastalarda genetik olarak normal bir embriyo elde edilebilse dahi uygun olmayan bir rahim dokusu nedeni ile gebelik oluşmayabiliyor. Bu durumda ise genetik işlem yapılan embriyoları, şansı artırabilmek için dondurup saklıyoruz. Tedavi sonrası vücut 1-2 ay dinlendikten sonra embriyolar çözülerek doğal bir rahim ortamına nakledilmesi gerçekleştiriliyor. Bu şekilde gebelik oranlarının %8-10 artması mümkün olabiliyor.