Rahim problemleri; genellikle gebe kalmaktan ziyade gebeliğin devam ettirilmesinde sorun oluşturur. Sizlere bu yazımızda; eğer bebek sahibi olmak istiyorsanız ve tedavi görüyorsanız ne gibi rahim problemleriyle karşı karşıya olabileceğinizden bahsedeceğiz. Dikkate alarak, doktorunuzla birlikte tedavinizi takip ederseniz olumlu sonuç alabilirsiniz. Bu hastalarda miyom, polip ve doğuştan rahim problemleri mevcut olabilir. Bu hastalarda adet kanamalarının miktarında azlık veya tam tersi fazlalık söz konusu olabilir ya da hiç şikayet olmayabilir. Miyomlar rahim kasının selim huylu tümörleridir ve özellikle ileri yaş hanımlarda sık görülür. Miyomlar çoğu kadında gebe kalmaya veya gebeliği taşımaya engel teşkil etmezler. Ancak eğer miyom rahim duvarına baskı yapıyor ve rahim boşluğunun sınırlarını bozuyor ise embriyonun rahime yapışması noktasında ters etki yapabilir. Tedavisinde, miyomun yerleşim yerine göre laparoskopi, laparotomi ya da histeroskopi ile miyom çıkarılabilir. Polipler de endometrial dokunun rahim boşluğuna doğru çıkıntı gösteren lokal büyümeleridir. Endometrial polipler embriyonun yerleşmesine ve büyümesine ters etkide bulunup düşüğe sebebiyet verebilirler. Genellikle 1.5 cm’nin üzerindeki polipler IVF (tüp bebek) gibi zahmetli bir tedavi öncesi histeroskopi ile alınmalıdır ve tedaviye ondan sonra geçilmelidir.

Yapışıklıklar da gebeliği engeller!

Rahim içi yapışıklıklar da gebeliğe engel teşkil edebilir. Genellikle enfeksiyon sonrası (en sıklıkla tüberküloz) ya da kürtaj gibi rahim içine yönelik cerrahi müdahaleler sonrası gelişebilir. Bu sebeple ilk görüşme sırasında varsa daha önceki gebelikler ile düşükler ve geçirilmiş kürtaj, parça kalması ve hatta spiral kullanımı da mutlaka sorgulanmalıdır. Ultrasonografik takiplerde, endometriumun yeterli kalınlığa ulaşmaması, öyküde bu gibi durumların olduğu hastalarda rahim içi yapışıklık yönünde şüphe uyandırmalıdır. Tedavide histeroskopi ile yapışıklıklar açılır.

Rahimde perde olabilir!

Doğuştan rahim problemleri de infertil grupta karşımıza çıkabilmektedir. En sık görülenlerden birisi rahimde septum yani perde olmasıdır. Bu durumda gebe kalamama ve tekrarlayan düşük yapma gibi sorunlar olabilir. Histeroskopik olarak septum çıkarılabilmektedir. Bazı kadınlarda uterus didelfis denilen çift rahim olabilir. Bu durum tesadüfen değerlendirme sırasında muayene, ultrason ve rahim filmi ile ortaya konabilir. Gebe kalamama sebebi değildir. Uterus unikornis denilen tek boynuzlu rahim olması durumunda da gebe kalamama, düşük yapma ve erken doğum söz konusu olabilir. Uterus bikornis denilen çift boynuzlu rahim anomalisinde gebe kalamama durumundan ziyade erken doğum söz konusu olabilir. Çift rahim, tek ve çift boynuzlu uterus durumlarında cerrahi düzeltme gerekli değildir, direkt tüp bebek tedavisine geçilebilir. Rahim ve endometrium denilen rahim iç duvarının patolojileri ultrasonografi ve rahim filmi ile teşhis edilebilir. Ayrıca SIS (saline infusion sonografi) ya da hidrosonografi denilen bir yöntemle ultrason esnasında rahim içine ince bir kateter yardımı ile sıvı verilerek rahim iç duvarının düzenliliği ve yeterliliği kontrol edilebilir ve varsa patolojiler bu esnada görülebilir.

Tedavide histeroskopi çok önemli!

Histeroskopi denilen ince ışıklı bir aletle rahim içine girilerek rahim içinin görüntülenmesi olarak tanımlanabilecek bir işlemle rahim ve endometrium patolojilerinde tanı kesinleştirilebilir. Ayrıca histeroskopi ile varsa patolojilere aynı seansta cerrahi olarak müdahale edilir. Histeroskopi işlemi ile polip ve miyomlar alınabilmekte, yapışıklıklar ve septum açılabilmektedir. Histeroskopi işleminde hasta yatar pozisyonda spekulum takılır ve rahim ağzı batikon ile temizlendikten sonra kalem inceliğinde bir optik cihaz olan histeroskop rahim ağzından içeriye yerleştirilir ve rahim ile tüplerin rahime birleştiği noktalar görüntülenir. Görüntünün net olması için rahim içi sıvı ya da karbondioksit gazı ile şişirilir. Histeroskopi işlemi tanısal amaçla yapılıyorsa yani sadece herhangi bir patoloji var mı diye rahim içerisi gözlenecekse lokal anestezi yapılabilir. Eğer tanısal histeroskopi sırasında patoloji gözlenir ise bu patolojiye bir takım aletler (makas, biyopsi aletleri) histeroskopun bir kanalından geçirilerek aynı seansta müdahale edilebilir. Operatif histeroskopi dediğimiz bu işlem sırasında anestezi verilmesi uygundur. Genellikle işlem sırasında problem yaşanmamasına rağmen bazen enfeksiyon, rahmin delinmesi ve kanama gibi durumlar nadiren meydana gelebilir. Histeroskopi sonrası kramp tarzı ağrılar ve vajinal lekelenme olabilir.