Frengi (Sifiliz) Nedir? Belirtileri Nelerdir?


Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı

Doktora Sorun

Sifiliz ya da yaygın olarak bilinen adıyla frengi, bakteri etkenli, sık görülen ve cinsel yolla bulaşan bir tür enfeksiyon hastalığıdır. Ülkemizde bel soğukluğundan sonra cinsel yolla bulaşan en yaygın hastalık olan frengiye, treponema pallidum adlı bakteri yol açar. Kadın ve erkek cinsiyetlerinde eşit oranda görülen hastalık, genç kişiler arasında daha yaygındır. Hastalığı önceden kapmış biriyle vajinal, anal ya da oral şekilde cinsel ilişkiye girilmesi ile kişiden kişiye bulaşan hastalığın kuluçka süresi 10 gün ila 3 hafta arasındadır. Farklı bir deyişle bulgular, cinsel ilişkiden sonraki 10. gün ila 21. gün arasında ortaya çıkabilir. Çoğunlukla ilk belirti, cinsel organlarda 4-5 mm. çapında yüzeysel yara oluşumlarıdır. Bu ülserasyonlar çoğunlukla sert, ağrısız ve pembe renktedir. Bu yaralar tıp dilinde şankr olarak tanımlanır.

Hastalık sağlıklı kişilere şankr ile direkt temas ile de bulaşabilir. Frengi, tedavi edilmediğinde kişinin kalp ve beyin gibi hayati öneme sahip organlarını etkileyerek pek çok farklı hastalığa ve hatta ölüme neden olabilir. Bu yüzden kişinin şüpheli cinsel ilişki sonrasında frengi belirtileri göstermesi durumunda mutlaka hekime başvurarak muayene olması önerilir. Frengi belirtileri hakkında ayrıntılı bilgilere geçmeden önce sıkça sorulan “Frengi hastalığı nedir?” ya da “Syphilis nedir?” sorularını yanıtlamak gerekir.

Frengi (Sifiliz) Hastalığı Nedir?

Frengi ya da diğer adı sifiliz olan hastalık, kişiden kişiye cinsel yolla ya da hastalığın neden olduğu yaralara direkt temas ile bulaşır. Sifiliz etkeni, treponema pallidum adlı bakteridir. “Frengi nedir?” ya da “Sifiliz hastalığı nedir?” sorusu bu şekilde yanıtlanabilir. Bakterinin sağlıklı kişiye bulaşmasının ardından belirtilerin ortaya çıkma süresi 10 gün ila 3 hafta arasındadır. Frengi kızarıklık ya da pembe renkte yaralar oluşumu ile ilk belirtilerini gösterir. İlk dönem belirtileri kadınlarda, vulva ve göbek altı bölgede ağrısız, yuvarlak şekilli yara (şankr) şeklinde görülürken; erkek frengi hastalığı belirtileri, penis üzerinde şankr varlığı ile sınırlıdır. Başlangıçta parlak bir görünüme sahip olan yara kısa sürede matlaşır. Yaranın bulunduğu yere yakın olan lenf bezlerinde büyüme saptanır. Özellikle bu dönemde çok bulaşıcı olan hastalığın neden olduğu yaralar, 6 hafta içinde kendiliğinden iyileşerek kaybolsa da bu durum, hastalığın iyileştiği ya da kendiliğinden geçtiği anlamına gelmez. Bazı durumlarda cinsel organ ile rektum arasında oluşabilen bu belirtiler hasta tarafından fark edilmeyebilir. 6. haftanın ardından kişide farklı belirtiler görülür. Sifiliz belirtileri 3 ayrı dönem içinde incelenir. Sıklıkla sorulan, “Sifilis nedir? veya “Sifiliz nedir?” sorusu bu şekilde de cevaplanabilir.

Frengi Belirtileri Nelerdir?

Frengi belirtileri çoğunlukla 10 ila 21 gün içinde görülse de bazı durumlarda bu süre 90 güne kadar çıkabilir. Bu yüzden şüpheli cinsel ilişki sonrasında frengi belirtilerine karşı dikkatli olunması ve test yaptırılması önerilir. Sifiliz belirtileri 3 ayrı evrede incelenir ve hastalık her dönemde farklı belirtilere yol açar. Ancak her evresinde sinir tutulumuna bağlı olarak şuur ve konuşma bozukluğu, bunama, yürüme ve denge problemleri, idrar kaçırma ve felç gibi bulgulara yol açabilir. Frenginin 1. evre belirtileri tipik olarak, cinsel organlarda yuvarlak ya da oval, sert, ağrısız, pembe renkte, düzgün kenarlı (hatları belirgin) kabartı şeklinde yara (ülserasyon) oluşumudur. Frengi şankrı olarak da tanımlanan bu yaralar, tek ya da birden fazla olabilir. Şankr, hastalığın bulaştığı bölgededir. Bu dönemde çoğunlukla ağrısız bir şekilde lenf bezi büyümesi gözlenir. Tedavi edilsin ya da edilmesin sifiliz yarası, 3 ila 6 hafta içinde kendiliğinden iyileşir. Ancak tedavi edilmeden yaranın kendiliğinden iyileşmesinin ardından geçen 1 ila 6. ayın sonunda frengi, 2. evresine geçer. İkinci evrede treponema pallidum adlı bakteri vücuda yayılarak; ateş, bulantı, kusma, iştahsızlık, kilo kaybı, halsizlik, baş, boğaz ve eklem ağrılarına yol açar. Bu dönem boyunca deride döküntü ve yara oluşumları görülür. Çoğunlukla avuç içi ve ayak tabanlarında oluşan döküntü, vücudun tüm bölgelerinde de oluşabilir. Döküntü, pürüzlü, kabarık, kırmızı ya da kahverengi benekler şeklindedir. Çoğunlukla kaşıntıya yol açmayan döküntüler bazı vakalarda fark edilemeyecek kadar soluk olabilir. Ayrıca ağız, yutak ve genital bölge mukozasında kirli beyaz renkte lezyonlar da oluşabilir. Bu dönemde göz, eklem, böbrek, karaciğer ve sinir sistemi tutulumu görülebilir.

Tedavi edilmeyen frengi, 2. dönemin ardından latent olarak tanımlanan uyku dönemine girer ve hastalık bir belirtiye yol açmadan seyreder. Hastalığın 3. evresi gizli veya geç evre olarak da tanımlanır. Hastalığın 2. evresinin sonlanmasının ardından geçen 10 ila 30 yıl boyunca hastalık, klinik bulgu vermeksizin ilerler ve bulaştırıcılığı da devam eder. Frenginin varlığını sürdürdüğü gizli dönemde körlük, hissizlik, ruhsal bozukluk, koordinasyon güçlüğü ve felç gibi ciddi sağlık problemleriyle karşılaşabilir. Hastalık, zamanla karaciğer, kalp ve beyin gibi hayati öneme sahip organlarda hasarlanmalara yol açarak ölüme neden olabilir. Gebelik dönemine hastalık ile başlayanlar ya da gebelik sırasında sifiliz olanların birinci ve ikinci evrede tedavi olmaması durumunda, düşük, ölü doğum ya da erken doğum gibi istenmeyen sonuçlar oluşabilir. Fetüse bulaşan hastalık, gebeliğin 5. ayında bebeğin tüm sistemini sarar ve konjenital sifiliz tablosuna yol açar. Frengi, doğum sırasında da bebeğe bulaşabilir. Hastalık bulgusu olmaksızın doğan bebekler, hızla tedavi edilmediğinde katarakt, sağırlık ve nöbet geçirme gibi ciddi sağlık problemlerine yol açabileceği gibi hastalık, bebeğin ölümüne de yol açabilir. Bu yüzden şüpheli cinsel ilişki sonrasında mutlaka hekime başvurarak frengi testi yaptırılmalıdır.

Frengi Neden Olur? Nasıl Teşhis Edilir?

1905 yılında keşfedilen bu hastalık, penisilin keşfedildiği 1940’lı yıllardan sonra kontrol altına alınmış olsa da hala günümüzde yaygın olarak görülen zührevi hastalıklar arasında yer almaktadır. Cinsel yolla, hastalığın neden olduğu yaralara temasla ya da gebelik sırasında anne adayından bebeğe geçerek bulaşan frengi, erken dönemde pek belirtiye yol açmaz. Kuluçka süresinin 10 gün ila 3 hafta olması, kişinin hastalığın farklı bir durumdan kaynaklandığını düşünmesine neden olabilir. Ortaya çıkan belirtilerin kendiliğinden geçmesi de kişinin tedaviye ihtiyaç duymadığını düşünmesine neden olabilir. Ancak sifiliz tedavi edilmediğinde çok ciddi sağlık problemlerine ve sonuç olarak ölüme yol açabilecek kadar şiddetli seyreden bir hastalıktır. Frenginin tanısı, hekim muayenesi ve laboratuvar testleriyle koyulur.

Sifiliz (Frengi) Testi

Son derece ciddi komplikasyonlara yol açabilen hastalığın belirtileri pek çok farklı rahatsızlığın belirtileriyle karıştırılabilir. Şüpheli cinsel ilişki varlığında bu durum, tanının doğru şekilde koyulabilmesi için hekime bildirilmelidir. Hekim muayenesinin ardından, halk arasında sifiliz testi olarak da bilinen laboratuvar testi yapılarak hastalığın tanısı kolayca koyulabilir ve sifiliz tedavisine başlanabilir.

Sifiliz Tedavisi

Erken dönemde frengi tedavisi, antibiyotik kullanımıyla yapılır. Belirtilerin kaybolması durumunda ilacın kullanımı kesinlikle bırakılmamalı ve hekimin belirlediği zaman boyunca kullanılmaya devam edilmelidir. Antibiyotik kullanımının yarıda bırakılması bakterinin, antibiyotiğe karşı direnç geliştirmesine neden olabilir. Ayrıca hekimin belirlediği süre boyunca cinsel ilişkiye girilmemesi son derece önemlidir. Hastalığın ilerleyen dönemlerinde tanı koyulması, sifiliz tedavi sürecini 2 yıla kadar uzatabilir. Enfeksiyonun yol açtığı hasara bağlı olarak farklı tedavilerin uygulanması gerekebilir.

Frengi Nasıl Önlenir?

Frenginin de içinde bulunduğu cinsel yolla bulaşan hastalıklardan korunmak için prezervatif kullanımı son derece önemlidir. Frengi belirtileri gösteren ya da tedavi gördüğü bilinen kişilerle vajinal, anal ya da oral yolla ilişkiye girilmemesi gerekir. Tek eşlilik de frenginin önlenmesinde önemli bir paya sahiptir.