Düşükten Sonra Rahim Filmi Çektirilmeli mi?


Kadın Hastalıkları ve Tüp Bebek Uzmanı

Doktora Sorun

Kadın hastalıklarının araştırılmasında kullanılan birçok tanı yöntemi vardır. Bunlardan bir tanesi olan rahim filmi, histerosalpingografi veya kısa adıyla HSG olarak da adlandırılan bir görüntüleme tekniğidir. Kadın üreme organlarından rahim, rahim ağzı ve fallop tüplerinin net bir şekilde görüntülenebilmesine imkan veren rahim filmi ile çok sayıda kadın hastalığına yönelik araştırma yapılabilir ve teşhis konulabilir.

Yeni nesil teknolojik cihazların kullanımı ile rahim filmi ağrısız bir şekilde 5-10 dakika gibi kısa süre içerisinde çekilebilir. Rahim filmi çektirenler ve hamile kalanlar da sayıca oldukça fazladır. Bunun en önemli nedeni, rahim filminin diğer tanı yöntemlerinin tespit edemediği sorunların teşhisine de olanak sağlamasıdır. Bu nedenle hekim tarafından gerekli görüldüğü durumlarda hastalar tarafından rahim filmi çektirilmesinde fayda vardır.

Rahim Filmi Neden Çekilir?

Rahim filmi HSG olarak da adlandırılan ve pek çok farklı nedenden dolayı hekimler tarafından istenebilen bir tanı testidir. HSG genellikle kısırlık (infertilite) görülen hastalarda, bu durumun teşhis edilmesi ve soruna neden olan sağlık problemlerinin belirlenmesi için uygulanır. Bunun haricinde rahim, rahim ağzı ve tüplerin detaylı şekilde görülebilmesini sağlayan rahim filmi ile bu organlara ilişkin muayeneler de gerçekleştirilebilir. Kadın üreme sistemine ilişkin detaylı bilgiler elde edilmesini sağlayan rahim filmleri:

  • 35 yaş yaşın altındaki bayanlarda 1 yıl boyunca veya yaşa, 35 yaşın üzerindeki bayanlarda 6 ay boyunca korunmasız cinsel ilişkiye rağmen gebeliğin elde edilememiş olması,
  • Tüp bebek tedavisine başlayacak olan kadında rahim ve tüplerin güncel sağlık durumunun değerlendirilmesi,
  • Bir veya birden fazla kürtaj geçirmiş olan kadınlarda rahim ve fallop tüplerinin sağlık durumunun tespitinde,
  • Rahim ameliyatlarının ardından kontrol muayenelerinde,
  • Rahim ve tüplerde tıkanıklık, yapışıklık, darlık ve genişliklerin araştırılmasında,
  • Rahimdeki submükuz myom ve poliplerin incelenmesinde,

Tekrarlayan düşüklerin hangi nedenden kaynaklandığının araştırılmasında bir tanı testi olarak tercih edilebilir. Rahim filmi neden çekilir sorusuna yanıt olarak verilebilecek yukarıdakilerin haricinde birçok hastalık da söz konusu olabilir. Çünkü bu işlem rahim ve fallop tüplerinin ultrason gibi görüntüleme yöntemlerine oranla çok daha detaylı olarak görüntülenebilmesine imkan verir. Rahim filmi testi temel olarak bir radyolojik görüntüleme tekniğidir.

X ışınları kullanılarak yapılan bu görüntüleme uygulamasında rahim içerisine bir kontrast sıvısı verilir ve bu sayede hem rahim hem de fallop tüpleri çok daha detaylı bir şekilde röntgenle görüntülenebilir. Elde edilen görüntülerde şüpheli bulgulara rastlanması halinde bunlara yönelik olarak daha ileri araştırmalar yapılarak teşhis konulur ve tedavi sürecine geçilir.

Rahim Filmi Nasıl Çekilir?

Rahim filmi nasıl çekilir sorusu hekimleri tarafından rahim filmi çektirmesi gerektiği söylenen hastaların birçoğu tarafından merak konusudur. Rahim filmi, birçok bireyin korktuğunun aksine çok kısa süren, ciddi bir rahatsızlığa yol açmayan basit bir görüntüleme uygulamasıdır. Hekimi tarafından rahim filmi çektirmesi istenen hastaların sıklıkla sorduğu sorular arasında rahim filmi ne zaman çekilir sorusu yer alır.

Hastaya randevu verilirken öncelikli olarak filmin çekileceği zamanın adet kanamasına göre ayarlanması gerekir. Rahim filmi adet (regl) kanamasının bitiminden sonra 3. günde veya adet kanamasının ilk gününden sayılmaya başlanması halinde 7-10. günler arasında çekilmelidir. HSG çekimi sırasında endometrium tabakasının ince olması gerektiğinden rahim filmi ancak bu günler içerisinde çekilebilir.

Hastada jinekolojik organları etkileyen bir enfeksiyonun varlığı halinde rahim filmi çekilmeden önce enfeksiyona yönelik tedavi uygulanmalıdır. Bunun yanı sıra hamilelik şüphesi bulunan hastalarda rahim filmi çekilmemelidir. Hastalara genellikle randevu tarihi verilirken adet kanamasından randevu tarihine kadar herhangi bir geçerli doğum kontrol yöntemiyle korunmaları önerilir. Rahim filmine başlanırken hastadan röntgen masasına uzanması ve bacaklarını karnına doğru çekmesi istenir. Vajina içerisine tıpkı jinekolojik muayenelerde ve rahim ağzı kanseri taraması olan smear testlerinde olduğu gibi bir spekulum yerleştirilir.

Yerleştirilen spekulum, rahim ağzının net bir şekilde görülebilmesine olanak sağlar. Bunun ardından rahim ağzından rahim içerisine bir kateter yardımıyla kontrast sıvısı verilir. Kontrast sıvısı iyot içerir ve bu iyot X ışınlarının tutulmasını sağladığından röntgende rahim ve tüpler farklı bir şekilde görüntülenebilir. Bu sıvı üreme sistemine herhangi bir zararı bulunmayan, yakıcı olmayan bir maddedir. Söz konusu kontrast sıvısından dolayı rahim filmleri halk arasında ilaçlı rahim filmi olarak adlandırılsa da kullanılan maddede ilaç olarak adlandırılabilecek herhangi bir içerik yoktur.

Rahim ağzından basınçlı bir şekilde verilen kontrast sıvısı aynı zamanda tüplerdeki engelleyici nitelikteki mukus birikimlerinin açılmasında da etki gösterdiğinden bu anlamda da olumlu bir özelliğe sahiptir. Kontrast sıvısının rahimde ve tüplerdeki ilerleyişi bir süre takip edildikten sonra röntgen çekilir ve işlem sonlandırılır. Rahim filmi genellikle 5-10 dakikada tamamlanmakla birlikte en geç 15 dakika içerisinde tamamlanmış olur.

Düşükten Sonra Rahim Filmi Çektirilmeli mi?

İlk kez düşük yapan kadınlarda herhangi bir kadın hastalığına ilişkin şüphe uyandıran semptomlar söz konusu olmadıkça genellikle hekimler tarafından rahim filmi çekilmesi gerekli görülmez. Fakat tekrarlayan düşüklerde rahim ve tüplere ilişkin sağlık sorunlarının bulunma olasılığı yükseldiğinden rahim filmi çektirilmelidir.

Rahim filmi; diğer birçok tanı yöntemine göre çok daha detaylı ve kesin sonuçlar verdiğinden tekrarlayan düşüklerde veya infertilite durumunda tüp bebek tedavisine başlanmadan çektirilmesinde fayda vardır. Fallop tüplerinde tıkanıklık, yapışıklık gibi durumlar yaygın olarak karşılaşılan kısırlık nedenleri arasındadır. Ayrıca rahim ve tüplere ilişkin doğumsal anatomik sorunlar da gebeliğin önünde engel teşkil edebilir.

Rahim filminin çekimi sırasında kontrast sıvısının rahime ulaşamaması halinde rahim ağzında bir tıkanıklığın bulunduğu anlaşılır. Rahim iç dokusunun üçgen şeklinde görünmemesi ,rahimde lekelerin görülmesi durumu rahimdeki yapışıklıkları işaret ederken, doğumsal bir şekil bozukluğu anlamına da gelebilir. Tüpler görülemediğinde veya tüplerde ilerleyen sıvı karın boşluğu içerisine yayılmadığında ise tüplerdeki tıkanıklık veya yapışıklıkların varlığı anlaşılır. Hepsinden önemlisi tüplerde yapışıklığa ikincil olarak tüp içerisinde sıvı birikmesi yani hidrosalpinks tanısı çok önemlidir. Hidrosalpinks tüp bebek başarısını etkileyen bir durumdur.

Böyle bir problem varlığının tanısı önemlidir ve bu tanı sıklıkla rahim filmi ile konulur. Hidrosalpinks varlığında laparsokopik olarak tüpün bağlanmasını takiben embriyo transferi planlanması tüp bebek başarısını artırır. Görüldüğü üzere rahim filminden elde edilen bu gibi bilgiler ışığında tedavi planı belirlenir ve gebelik hedefleyen bireylerde buna yönelik bir planlama gerçekleştirilir.

Rahim Filmi Ağrılı Bir İşlem mi?

Rahim filmi ağrılı mıdır, rahim filmi sonrası ağrı olur mu gibi sorular bu işlemi yaptıracak olan kadınlar tarafından sıklıkla merak edilen konuların başında gelir. Korkulanın aksine rahim filmi ciddi rahatsızlıklara ve dayanılmaz ağrılara neden olmaz. Kısa süren işlem boyunca hasta adet sancısına benzer hafif ağrılar hissedebilir. Bu nedenle hastaya anestezi uygulanması gerekmez. Bazı durumlarda hastanın ciddi korkularının bulunması veya farklı sağlık sorunlarının olması halinde işlem anestezi altında gerçekleştirilebilir.

Rahim filmi sonrası bir süre boyunca hafif kanama veya lekelenme, kasık ağrısı gibi bazı durumlar gelişebilir. Bunlar normal olarak değerlendirilir ve işlem sonrasında hekim tarafından hastaya gerekli bilgilendirmeler yapılır. Fakat şiddetli ağrı veya fazla miktarda kanama halinde mutlaka sağlık kuruluşlarına başvurulmalıdır. Rahim filmi işlemi genel olarak bir jinekolojik muayene veya smear testi ile benzer şekilde seyreder. Bu nedenle söz konusu işlemden korkulmamalı ve hekimi tarafından HSG çektirmesi istenen hastalar bu işlemi mutlaka yaptırmalıdır.

Anestezili Rahim Filmi Sonrası Yapılması Gerekenler

Anestezili rahim filmi, çeşitli nedenlere bağlı olarak bazı hastalarda hekim tarafından uygun görülmesi halinde gerçekleştirilebilir. Standart rahim filmleri ile aynı aşamalar şeklinde gelişen anestezili rahim filmlerinde işleme başlanmadan önce hasta anestezi altına alınır. Anestezi; genel anestezi veya lokal anestezi şeklinde uygulanabilir. Lokal anestezi genel olarak vajina içerisine spekulum yerleştirildikten sonra rahim ağzına sprey şeklinde uygulanır.

Genel anestezi ise damar yoluyla anestezik madde verilmesi ile gerçekleştirilir. Genel anestezi uygulanarak çekilen rahim filmlerinin ardından anesteziye bağlı olarak mide bulantısı, kusma, halsizlik gibi semptomlar gelişebilir. Ayrıca anestezi uygulanan hastaların hekim tarafından gerekli görülmesi halinde bir gün hastane altında kontrol altında tutulması da gerekebilir. Bu konularda hekimler ve sağlık profesyonelleri tarafından gerekli uyarı ve bilgilendirmeler yapılacaktır.

Eğer siz de rahim filmi çekimini gerektiren bir sağlık sorununa sahipseniz veya hekiminiz HSG çektirmenizi önerdiyse bir sağlık kuruluşuna başvurarak bir an önce filminizi çektirebilirsiniz. Elde edilen bulgular ışığında gereken tedavi planınızı başlatarak sağlığınıza kavuşabilir, bebek sahibi olmak istiyorsanız bu hayalinize bir adım daha yaklaşabilirsiniz.