Anne Baba Adaylarına Öneriler

Araştırmalar, stresin kadınlarda kısırlığa yol açabildiğini ortaya çıkarıyor. Günümüzde anne adaylarında stres yüksek olduğu gibi depresyon ve anksiyete de giderek artmaktadır. Özellikle tüp bebek sürecinde bu durum daha belirgindir. Ayrıca iş dünyası, kariyer hayatı, kadınların çalışma koşullarının zorluğu da stresi artıran ve anneliğe hazırlığı zorlaştıran faktörler arasında yer almaktadır. Anne adayımızdaki stres beyindeki hipotalamustan CRH ( kortizol serbestleştirici hormon) salınımını arttırır. CRH hormonu da hipofizden ACTH denilen bir başka hormonun artımına yol açar. Sonuçta ACTH da böbrek üstü bezinden kortizol yapımını arttırır.

Kortizolün bağışıklık sistemini baskılayıcı etkileri dışında büyümeyi sağlayan hormonları etkilediği; vücutta tuz ve su tutulumunu artırdığını, tansiyonu yükselttiğini ve glikoz metabolizmasını bozduğunu çok iyi bilmekteyiz. Vücudumuzun yağ oranı kadınlarda normalde %21-29 arasındadır. Beslenme bozukluğu, aşırı zayıf olan kadınlarda adet düzensizliği sık rastlanır. Düzensiz kanamalar yumurtlama bozukluğu ile birlikte seyreder. Sağlıklı beslenme, egzersiz programları ve akupunktur ile fiziksel olduğu kadar zihinsel ve ruhsal açıdan dengeli olduklarında gebe kalma şansları artabilir. Eğer kilo fazlalığı mevcutsa dengeli bir kiloya ulaşmak için en iyi dönem gebelik öncesidir. Uygun bir beslenme tarzı ve yeterli kilo alımı annenin sağlığı ve bebeğinin ideal gelişimi açısından son derece önemlidir.

Annenin kilo artışı ile bebeğin doğum kilosu arasında her zaman doğru bir ilişki olmaz. Hamileliği süresince 20-30 kilo aldığı halde küçük bebek dünyaya getiren anneler olduğu gibi bunun tam tersi olarak da 4-6 kilo artışı ile hamilelik süresini tamamlayan annelerin 3500 gram civarında sağlıklı bebekler dünyaya getirdiklerine şahit oluruz. Kilolu kadınların hamilelik süresince daha az, zayıf kadınların ise daha fazla alması uygundur. Anne olmaya karar verildiğinde beslenme alışkanlıkları yeniden düzenlenmelidir. Örneğin tatlandırıcılar, sigara alkol gibi vücudumuza zararlı birçok molekülün kullanımı sonlandırılmalıdır. Kafein alımı mümkün olduğunca azaltılmalıdır. Bu amaçla çay, kahve, nescafe ve soda gibi içeceklerin tüketimini azaltmak gerekir. Bunun yanında aşırı derecede çikolata tüketimi de gebelik şansını azaltan bir etkendir.

Sigara ve Alkole Dikkat

Sigara her hücremize ulaşan nikotin, yumurtalıkları etkileyerek, kadının yumurtasının genetik anomalilere daha fazla eğilimli olmasına sebep olmaktadır. Nikotin, yumurta hücrelerini bozarak erken menopoza neden olabilir. Sigara ve alkol kullanımı doğal yolla gebe kalmayı zorlaştırırken, düşükleri hızlandırır ve düşük doğum ağırlıklı bebek doğurma riskini artırır. Günde 1 paket ve üzerinde sigara içen erkeklerin spermlerinde daha fazla şekil ve hareket bozukluklarına ve anomalilere rastlanmaktadır. Erkekler, sigara kullanmayan eşlerini pasif içici yaptıkları için üreme sağlığının da bozulmasına sebep olmaktadır. Tüp bebek tedavisi öncesinde 6 ay sigarayı bırakmış olmak bile tedavinin sonucuna oldukça olumlu katkılar sağlamaktadır. Sigara içen gebeler, daha çok erken doğum yapmaya eğilimlidirler. Ani bebek ölümü de sigara içenlerde daha sıklıkla rastlanan bir durumdur. Alkol de sigara gibi gebe kalma şansını azaltır. Anne karnında alkole maruz kalan bebeklerde uzun dönemde zeka gerilikleri, öğrenme bozuklukları, davranış bozuklukları görülebilir. Alkol erkeklerde de sperm sayısı ve kalitesini azaltır.

Hamile kalmayı kolaylaştırmak için çiftlerin evde kendi kendilerine kullanabilecekleri ilaçlar yoktur. Hamile kalmayı kolaylaştıran ilaçlar ancak kısırlık teşhisi konulan hastalarda doktor gözetiminde kullanılırlar. Doktor denetimi dışında kullanmaları çok sakıncalıdır. Gebelik için kullanılan vitaminler (folik asit ve multivitaminler) veya demir (kan) hapları hamile kalmayı kolaylaştırmaz. Hamile kalmayı planlayan her kadının folik asit kullanmaya başlaması önerilebilir ancak bu hamileliği kolaylaştırmak için değil bebeğin sağlıklı gelişimi içindir. Başka hastalıkları için kullandığınız bazı ilaçlar da gebe kalmayı zorlaştırıcı etkiler yapabilir. Bu tür ilaçlar kullanıyorsanız kendi kendinize kesmeden önce bu tür bir etkisi var mı diye mutlaka doktorunuza danışmalısınız.