Anovulasyon Nedir, Nasıl Tedavi Edilir?


Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı

Doktora Sorun

Sağlıklı her kadın, doğduğu anda belirli bir yumurta rezervine sahiptir. Ergenlik döneminden başlayarak, menopoz dönemine kadar her ay foliküllerden birkaç tanesi olgunlaşır ve en sağlıklı olan folikül çatlayarak ovulasyon ya da farklı bir deyişle yumurtlama gerçekleşir. Bu rezerv içinde yer alan yumurta folikülleri, sonradan oluşmaz. Ergenlik döneminin başlaması ile birlikte gelişen üreme yetisi sayesinde her ay düzenli olarak hormon salınımı gerçekleşir.

Hormonların uyarması ile her âdet döneminde bir yumurta olgunlaşarak fallop tüplerine atılır. Bu yumurtanın erkek üreme hücresi olan sperm ile karşılaşmaması durumunda menstrüasyon dönemi oluşur. Ortalama olarak 28 günde bir gerçekleşen âdet kanaması, kadın üreme fonksiyonunun bir göstergesidir. Ergenlik ve menopoz dönemi başlangıçlarında hormonal dengenin değişmesi ile birlikte âdet düzensizlikleri görülmesi normaldir. Ancak, ergenlik döneminde görülen ilk âdet kanamasından sonraki 1 ile 2 yıl içinde menstrüasyon dönemi düzenli hâle gelir. Normalde âdet döngüsü içinde oluşan ilk kanamayı takip eden 14. günde ovulasyon gerçekleşir. Ancak, bazı kişilerde yumurtlamanın olmaması ya da farklı bir deyişle anovulasyon görülebilir. Bu durum, hiç âdet görememe, âdet düzensizliği, vücut tüylerinde artış ve kısırlık gibi belirtiler ile birlikte ortaya çıkar. Sıklıkla karşılaşılan belirtilerden biri de oligomenore olarak tanımlanan, âdet kanamalarının arasının uzun olması durumu veya normalden daha sık görülen kanamalardır.

Anovulasyon (Yumurtlamanın Olmaması) Nedir?

Doğal yollardan gebeliğin oluşması için olgunlaşmış kadın yumurtasının fallop tüplerine atılması ve burada erkek üreme hücresi sperm ile karşılaşarak döllenmesi gerekir. Beyinde yer alan hipotalamus, hipofiz bezini uyararak LH ve FSH hormonlarının salgılanmasını sağlar. Kana karışan bu hormonlar, yumurtalık rezervinde bulunan yumurtaların bir kısmının olgunlaşmasına yol açar. Olgunlaşan yumurtalar, içinde yer aldıkları kesecikler olan folikülleri çatlatır ve fallop tüplerine doğru ilerler. Salınan östrojen hormonu ile birlikte rahim içi duvarı da kalınlaşarak kendisini olası gebeliğe karşı hazırlar.

Fallop tüplerinde kadın yumurtasının sperm hücresi ile karşılaşması durumunda gebelik oluşur. Ancak, döllenmenin oluşmaması durunda östrojen salınımı azalır ve progesteron salınımı artar. Östrojenin etkisiyle kalınlaşan endometrium, progesteronun etkisiyle incelmeye başlar. Rahim içi duvarındaki dokunun vajinal yoldan atılmasıyla birlikte ortalama her 28 günde bir gerçekleşen âdet kanaması oluşur. Ancak, yumurtlamanın olmaması yani anovulasyon durumunda âdet kanaması oluşmayabilir. Çoğunlukla âdet düzensizliğine yol açan anovulasyon, hormon düzeylerinin tespiti, ultrasonografi ile yumurtalıkların izlenmesi gibi tetkikler ile teşhis edilir.

Anovulasyonun Belirtileri Nelerdir?

Yumurtlamanın olmaması olarak tanımlanan anovulasyonun en önemli belirtisi, âdet kanamasının görülmemesi durumudur. Âdetin 12. ile 14. günleri arasında oluşması gereken yumurtlamanın olmamasının sıklıkla karşılaşılan bir diğer belirtisi de âdet düzensizliğidir. Anovulasyon varlığında oligomenore olarak tanımlanan âdet aralarının uzaması ve normalden fazla oluşan kanamalar da görülebilir. Ayrıca, korunmadan düzenli olarak cinsel ilişkiye girilmesine rağmen gebeliğin oluşmaması durumunda da yumurtlamanın olmamasından söz edilebilir.

Yumurtlama döneminde kadın vücudunda oluşan vajinal akıntı ve vücut ısısında artış, memelerde dolgunluk ve hassasiyet, kasık ve karın bölgesinde ağrı, cinsel istekte artış gibi belirtiler görülür. Ancak, anovulasyon varlığında bu belirtilerden söz edilmez. Bununla birlikte kişi, yine de yumurtlama olup olmadığını kendi deneyimleri ile anlayamaz. Yumurtlamanın gerçekleşip gerçekleşmediğinin tanısı, çoğunlukla bu belirtilerle hekime başvuran kişiye yapılan muayene, ek laboratuvar testleri ve radyolojik tetkikler ile koyulur.

Anovulasyon Nedenleri Nelerdir?

Yumurtlamanın oluşmaması, genel olarak yoğun strese bağlı olarak görülebilir. Ev ya da iş hayatında yaşanan stres, psikolojik travmalar, anovulasyona yol açabilir. Yapılan yoğun egzersiz, bilinçsiz diyet, beslenme bozukluğu ve ani kilo değişimi de yumurtlamanın oluşumuna engel olabilir. Bazı kronik rahatsızlıklar, PCOS olarak bilinen polikistik over sendromu, beyinde yer alan hipofiz bezinde tümör ya da adenom varlığı, sheehan sendromu, hiperprolaktinemi, prematür ovaryan sendromu, guatr hastalıkları, tiroit bezi ve böbrek üstü bezi problemleri, menopoz öncesi dönem, emzirme dönemi, bazı genetik hastalıklar da anovulasyona yol açabilir. Ayrıca, düzenli olarak kullanılan antipsikotik ilaçlar da yumurtlamanın gerçekleşmesine engel olabilir.

Anovulasyon Tanısı Nasıl Koyulur?

Anovulasyon belirtileri ile hekime başvuran kişinin ayrıntılı olarak öyküsü dinlenir. âdet döngüsü varlığı, düzeni ve periyot aralıkları, ayrıntılı olarak sorgulanır. Yumurtlama döneminde bazal vücut sıcaklığı bir miktar artış gösterdiğinden hekim, birkaç ay boyunca kişinin bazal vücut sıcaklığını takip etmesini talep edebilir. Jinekolojik muayenenin ardından ultrasonografi ile yumurtalıklar ve rahim gözlenir. Şekil ve boyut bakımından normlara uygunluğu incelenir. Yumurtalıklar, polikistik over sendromu açısından değerlendirilir.

Ayrıca, folikül gelişimi ve yumurtlama döneminin ultrason ile gözlemlenmesi için bir ila iki hafta radyolojik inceleme yapılabilir. Hormon düzeylerinin ve özellikle progesteron hormon seviyesinin tespiti için laboratuvar testleri yapılır. Ovulasyondan sonra yükselmesi gereken progesteron seviyesinin artmaması, yumurtlamanın oluşmadığının tanısında yardımcıdır. Bunlara ek olarak hekim, endometrial biyopsi yapılmasını da önerebilir.

Anovulasyon Nasıl Tedavi Edilir?

Anovulasyon nasıl tedavi edilir sorusuna cevap verebilmek için öncelikle çocuk sahibi olunup olunmayacağı belirlenmelidir. Anovulasyon için uygulanan tedavi yöntemi, kişinin gebelik isteyip istemediğine göre değişiklik gösterir. Gebe kalmak isteyen kişilere ovulasyon indüksiyonu olarak tanımlanan yumurtlama tedavisi ya da farklı bir deyişle yumurta olgunlaştırma tedavisi uygulanır. Ovulasyon indüksiyonu için âdetin 3. gününden itibaren oral yoldan alınan ilaçlar, çoğunlukla 5 gün kadar kullanılır. Yumurtanın olgunlaşması için kullanılan ilacın ardından ultrason ile yumurtalar gözlenir ve yumurtlamanın gerçekleşmesi ile birlikte çiftin doğal yollardan ilişkiye girmesi önerilir ya da aşılama yöntemi uygulanır.

Bir diğer tedavi yöntemi de âdetin ikinci gününde başlanan ve 10 gün boyunca uygulanan enjeksiyon yöntemidir. Hastanın kendi başına yapabildiği bu yöntemde, göbek çevresinden yapılan ince iğneler ile yumurtanın olgunlaşması sağlanır. Bu süre boyunca hormon takviyesi ile yumurtanın kendi kendine çatlamaması sağlanır. Âdet kanamasını takip eden 12. ile 14. günde olgunlaşması beklenen yumurtanın gelişiminin sağlanmasının ardından yumurta çatlatma iğnesi uygulanır. Uygulanan bu enjeksiyonun ardından yaklaşık 36 saat sonra olgunlaşan yumurtalar toplanır. Gebeliğin istenmediği durumlarda anovulasyon tedavisi için hormon içerikli âdet düzenleyici ilaçlar verilir. Tedavi yöntemleri anovulasyona yol açan faktörlere, kişinin yaşına, şikâyetlerine ve gebelik isteyip istemediğine göre farklılık gösterebilir. Bu yüzden doğru tanı ve uygun tedavi planlaması, son derece önemlidir.

Anovulasyon ile Gebe Kalınabilir mi?

Doğal yollardan gebe kalmak istediği hâlde farklı sebeplerden dolayı hamile kalamayan kadınlar arasında en sık rastlanan sebeplerden biri de anovulasyondur. Yumurtlamanın gerçekleşmesine engel olan nedenin doğru bir şekilde tespit edilmesi, hastalığın tedavisi için oldukça önemlidir. Yumurtlamayı uyaran ve yumurtanın olgunlaşmasını sağlayan ilaçlar sayesinde kısırlığa yola açan anovulasyon, tedavi edilebilir bir rahatsızlıktır. Kadın kısırlığında etkili rol oynayan âdet düzensizliği, yumurtlamanın düzensiz olması ya da hiç olmaması, günümüz teknolojisi ve üremeye yardımcı tüp bebek yöntemleri ile gebeliğe engel olmaktan çıkmıştır. Bu bağlamda sağlıklı kadın yumurtası elde etmek için pek çok farklı yöntem bulunmaktadır. Yapılan muayene ve ek tetkikler sonucu düzenlenen uygun tedavi ile anovulasyona yol açan sebep ortadan kaldırılabilir ya da yumurta rezervinde yer alan yumurtalar olgunlaştırılarak, tüp bebek tedavisi ile gebelik sağlanabilir.

Anovulasyon ve tüp bebek tedavisi hakkındaki tüm sorularınız için 444 39 49 numaralı telefondan bize ulaşabilirsiniz.