HIV (AIDS) Nedir? Belirtileri ve Tedavi Yöntemi


Kadın Hastalıkları ve Tüp Bebek Uzmanı

Doktora Sorun

AIDS ya da edinsel immün yetmezlik sendromu, HIV virüsünün neden olduğu hayatı tehdit eden ciddi bir hastalıktır.

AIDS ifadesi ingilizcedeki Acquired Immune Deficiency Syndrome, HIV ise Human İmmunodeficiency Virus kelimelerinin baş harflerinden üretilmiştir.

AIDS hastalığı, HIV pozitif bir kişinin bağışıklık sistemi zayıfladığında, özellikle T hücre sayısı 200’ün altına düştüğünde ortaya çıkar. HIV’in bağışıklık sistemini AIDS hastalığı noktasına kadar zayıflatması yıllar alabilir.

HIV (AIDS) Nedir?

HIV yani insan immün yetmezlik virüsü, bağışıklık sistemi hücrelerine zarar veren ve vücudun günlük enfeksiyon ve hastalıklarla savaşma yeteneğini zayıflatan bir virüstür.

AIDS (edinsel immün yetmezlik sendromu) ise bağışıklık sisteminin HIV virüsü tarafından ciddi şekilde hasar gördüğünde meydana gelen, potansiyel olarak yaşamı tehdit eden bir dizi enfeksiyon ve hastalığı tanımlamak için kullanılan ifadedir.

Şu anda HIV ve AIDS için kesin bir tedavi şekli olmasa da HIV bulaşmış çoğu insanın uzun ve sağlıklı bir yaşam sürmesini olanaklı hale getiren çok etkili ilaç tedavileri vardır.

HIV (AIDS) Belirtileri Nelerdir?

HIV belirtileri kaç günde ortaya çıkar sorusu, sıklıkla merak edilen bir konudur. Çoğu insan HIV virüsü bulaştıktan 2 ila 6 hafta sonra 1-2 hafta süren, kısa süreli ve grip benzeri bir rahatsızlık yaşar.

Bu ilk belirtiler ortadan kalktıktan sonra virüs bağışıklık sistemine zarar vermeye devam etse bile kişide yıllarca herhangi başka bir belirti görülmeyebilir.

Bu da HIV pozitif birçok kişinin enfekte olduğunu dahi bilmediği anlamına gelir. İlk enfeksiyon akut HIV enfeksiyonu olarak adlandırılır ve hastalığın 1. evrede olduğu anlamına gelir.

Peki HIV virüsünün belirtileri nelerdir? Bu soru kısaca; “Kişiye ve hastalığın bulunduğu evreye bağlı olarak farklılık gösterir.” şeklinde cevaplanabilir.

Peki HIV pozitif ise ne olur, hangi belirtiler görülür? HIV virüsünün Evre 1 enfeksiyonda neden olduğu belirtiler şu şekilde sıralanabilir:

  • Ateş,
  • Titreme,
  • Döküntü,
  • Gece terlemeleri,
  • Kas ağrıları,
  • Boğaz ağrısı,
  • Halsizlik,
  • Şişmiş lenf düğümleri,
  • Ağızda ülser şeklinde yaralar.

Bu semptomlar birkaç günden birkaç haftaya kadar sürebilir. Ancak bazı kişilerde HIV’in bu erken evresinde hiçbir belirti görülmez. Akut enfeksiyon döneminden sonra belirtisiz enfeksiyon dönemi başlar.

Bu aşamadaki insanlar kendini hasta hissetmeyebilir ve herhangi bir semptom göstermeyebilir. Bu evre aynı zamanda kronik HIV enfeksiyonu olarak da adlandırılır.

Hastaya herhangi bir tedavi verilmese bile enfeksiyon, 10 ila 15 yıl kadar belirtisiz olarak aynı evrede kalabilir. Ancak bazı hastalarda süreç daha kısa sürer.

HIV pozitif bir hasta herhangi bir tedavi almazsa sonunda virüs, bağışıklık sistemini zayıflatarak AIDS hastalığına yol açar. AIDS, hastalığın artık 3. ve son evresinde olduğu anlamına gelir.

Semptomatik HIV enfeksiyonu olan AIDS hastalığında görülen belirtiler şunları içerebilir:

  • Ateş,
  • Halsizlik,
  • Yorgunluk,
  • Şişmiş lenf düğümleri,
  • İshal,
  • Kilo kaybı,
  • Ağızda mantar enfeksiyonu (pamukçuk),
  • Zona (Herpes zoster),
  • Zatürre.

Tedavide kullanılan daha etkili antiviral ilaçlar sayesinde günümüzde HIV pozitif çoğu hastada AIDS gelişmez. Tedavi edilmeyen HIV ise tipik olarak 10 ila 12 yıl içinde AIDS’e dönüşür.

HIV Virüsü Hangi Yollarla Bulaşır?

Peki HIV virüsü neden olur ve nasıl bulaşır? Virüsünün kişiye bulaşması için enfekte kan, meni veya vajinal salgıların vücuda girmesi gerekir.

Bunun olmasına neden olan farklı yollar vardır. HIV virüsünün bulaşması şu yollarla olabilir:

Cinsel ilişki: Enfekte bir partnerle vajinal, anal veya oral seks, kan, meni veya vajinal salgıların vücuda alınmasının önemli bir yoludur.

Ortak İğne Kullanımı: Virüsle kontamine enjektör, serum iğnesi gibi malzemelerin paylaşılması kişiyi HIV gibi bulaşıcı hastalıklar açısından yüksek risk altına sokar.

Kan Nakli: Bazı durumlarda, virüs kan nakli yoluyla bulaşabilir. Günümüzde bu risk çok daha düşüktür. Bunun nedeni artık kan transfüzyonu öncesinde rutin olarak HIV antikoru taraması yapılmasıdır.

Hamilelik, Doğum veya Emzirme: Enfekte anneler virüsü bebeklerine bulaştırabilir. Bununla birlikte HIV pozitif olan ve hamilelik sırasında tedavi gören annelerde bulaş riski önemli ölçüde azalır.

Sıradan günlük temas yoluyla bulaş olmaz. Yani HIV pozitif biriyle kucaklaşarak, öpüşerek, el sıkışarak HIV veya AIDS’e yakalanılmaz. Rahatsızlık, hava, su veya böcek ısırması yoluyla kişiden kişiye yayılmaz.

HIV Pozitif Ne Anlama Gelir?

Üç tür HIV tanı testi vardır. Bunlar nükleik asit testleri (NAT), antijen/antikor testleri ve antikor testleri şeklinde sıralanabilir.

HIV’i teşhis etmek için yaygın olarak antikor testleri kullanılır.

Bu testler, vücudun virüsle savaşmak için oluşturduğu antikorların tespit edilmesi prensibine dayanır. Virüse maruz kaldığını düşünen kişiler hemen test yaptırmalıdır, ancak vücudun antikor geliştirmesi 23 ila 90 gün kadar sürebilir.

Peki anti HIV negatif ne demek? Negatif bir antikor testi, bir kişinin HIV ile enfekte olmadığı veya bağışıklık sisteminin antikor üretmek için yeterli zaman bulamadığı anlamlarına gelebilir.

İnsan immün yetmezlik virüsünün HIV 1 ve HIV 2 olmak üzere 2 alt tipi tespit edilmiştir. Anti HIV 1/2 nedir diye merak edenler için ise virüsün bu iki alt tipe karşı vücutta üretilen antikorları tespit etmeye yarayan hızlı bir test cihazı olduğu söylenebilir.

HIV (AIDS) Korunma Yolları

Ne yazık ki HIV ve AIDS aşısı ya da enfeksiyonun kesin bir tedavisi yoktur. Bununla birlikte kişi kendisini ve başkalarını enfeksiyondan koruyabilir. HIV virüsünün bulaşmasını engellemek için alınacak önlemlerden bazıları şunlardır:

Bulaşı Engellemek için ilaç Kullanmak: HIV pozitif kişilerin ilaçlarını önerilen şekilde düzenli kullanması ve kontrollerini yaptırması, enfeksiyonu eşine bulaştırmasını engelleyebilir. Kan testinde herhangi bir virüsün görülmediği yani viral yükün tespit edilemediği durumlarda HIV başkalarına bulaşmaz.

HIV’e Maruz Kalanlar için Temas Sonrası Profilaksi: Cinsel ilişki, iğne batması gibi nedenlerle HIV’e maruz kaldığını düşünenler derhal acil servise başvurmalıdır.

İlk 72 saat içinde profilaksi tedavisi almak PEP enfeksiyon riskini büyük ölçüde azaltır. İlk müdahaleden sonra 28 gün boyunca ilaç kullanılması gereklidir.

Prezervatif Kullanımı: Her tür cinsel ilişkide mutlaka kondom kullanılmalıdır.

Temas Öncesi Profilaksi: Yüksek risk altındaki kişilerin temas etmeden önce ilaç kullanması bulaş riskini azaltabilir.

Bilgilendirmek: HIV pozitif kişiler durumu mutlaka cinsel partnerine söylemelidir.

Hamilelerin Tedavi Alması: Hamilelik sırasında ilaç kullanımı ile hastalığın bebeğe bulaşma büyük ölçüde engellenebilir.

Sünnet: Sünnet bulaş riskini azaltabilir.

HIV (AIDS) Tedavisi

HIV için tam iyileşme sağlayan etkili bir tedavi yoktur. Ancak uygun tıbbi tedavi ile hastalık kontrol altında tutulabilir. Kandaki HIV miktarına viral yük denir.

HIV tedavisi, viral yükü azaltan ilaçları almayı içerir ve bu tedavi, tıp literatüründe antiretroviral tedavi (ART) olarak isimlendirilir. İlaçlar viral yükü o kadar düşürebilir ki, kanda testlerle tespit edemez.

Bu durumda hastalık başkalarına bulaştırılmaz. HIV ilaçları, virüsün çoğalmasını engeller. Vücutta daha az virüs bulunması, bağışıklık sistemine iyileşme şansı verir.

Böylece vücut hala enfeksiyonlar ve HIV ile ilişkili bazı rahatsızlıklarla savaşacak kadar güçlü kalır. HIV virüsü öldürür mü, HIV pozitif ne kadar yaşar gibi sorular sıklıkla akla gelmektedir.

1996 yılında HIV’li 20 yaşındaki bir kişi için beklenen yaşam süresi, toplam 39 yılken tıptaki gelişmelere paralel olarak 2011 yılından itibaren yaşam süresi yaklaşık 70 yıla çıkmıştır. Tedavi alınmadığında ise enfeksiyondan ölüme kadar geçen ortalama süre 10-12 yıl kadardır.

Bahçeci Tüp Bebek Merkezi