Şeker hastalığı yani diyabet, pankreasın ürettiği insülinin yetersizliği veya etkisizliğinden (insülin direnci) kaynaklanır. Yani diyabet, başta karbonhidratlar olmak üzere protein ve yağ metabolizmasını ilgilendiren bir metabolizma hastalığıdır. İnsülin olmayınca, besinlerle aldığımız şeker ve diğer besin unsurları, ihtiyaç duyan hücrelere giremez. Böylelikle hücreler şekersizlik çekerken kanda şeker normal değerlerin üstüne çıkar. Ailede şeker hastalarının bulunması, kilo fazlalığı, yüksek tansiyon, kolesterol yüksekliği ve gebelik Tip 2 Diyabet (şeker hastalığı) riskini arttırır. Gebelerde % 3 oranında görülmekle beraber, bu vakaların % 10’u ilerde şeker hastası olmaktadır.

Hamileyken ortaya çıkan veya ilk defa gebelikte fark edilen şeker hastalığına “Gebelik Diyabeti” denir. Buna Latince Gestasyonel Diyabet denmektedir. Bu kadınlarda gebe kalmadan önce şeker hastalığı yoktur. Bu kadınlarda insülin yüksek olmasına rağmen etkisini gösteremez. Göbek kordonu (plasenta) tarafından yapılan hormonlar insülinin etkisini önler ve kan şekeri yükselir. Bu etki genellikle gebeliğin 20-24’üncü haftalarında artar. Ancak şişman olan kadınlarda gebeliğin ilk ayında da yüksek kan şekeri olabilir. Plasenta (göbek kordonu) büyüdükçe salgıladığı hormonlar artar; insülin etkisiz kalır ve kan şekerinde yükselme başlar. Doğumla birlikte plasenta (göbek kordonu) atıldığından bu hormonlar kaybolur ve şeker hastalığı da kaybolur. Gebelikle şeker hastalığına yakalanma riski olan kadınlar şunlardır:

– Ailesinde şeker hastalığı olanlar
– Şişman veya fazla kilolu kadınlar
– Önceki doğumda iri bebek (>4 Kg) doğuranlar
– Düşük yapanlar
– Hamilelik yaşı 25’den büyük olanlar
– Önceki hamileliğinde şekeri yükselenler
– İdrarda şeker bulunanlar

Bu özellikler varsa gebeliğin ilk ayında şeker yükleme testi yapılmalıdır. Bu testte şeker hastalığı çıkmaz ise gebeliğin 20-24’üncü haftasında tekrar şeker yükleme testi yapılmalıdır. Kilo kadar önemli bir başka faktör de, yağın vücutta daha çok nerede toplandığıdır. Kilosu normal bile olsa, bel çevresi 102 cm’i aşan erkekler ve 88 cm’yi aşan kadınlar çok risklidir. Bel çevresi 94 cm’yi aşan erkeklerle, 80 cm’yi aşan kadınlar daha dikkatli olmalıdır. Ayrıca ne kadar hareketsizseniz o kadar risk altında olduğunuzu bilmelisiniz.

Kişiye özel kilo kontrolü, dengeli ve doğru beslenme ve egzersiz programıyla beraber yaşam biçimi değişikliği sayesinde şeker hastalığı kontrol edilebilmektedir. Eğer bunlara rağmen sonuç alınmıyorsa veya bunlarla birlikte “medikal akupunktur ve tamamlayıcı tıp tedavileri” uygulanabilir. Özellikle son yıllarda yapılan çalışmalar, “medikal akupunktur”un etki mekanizmalarını ve etkinliğini kanıtlamıştır.