Anne Olmayı Neden Ertelememeliyiz?


Kadın Hastalıkları ve Tüp Bebek Uzmanı

Doktora Sorun

Anne olmak, pek çok kadının en büyük hayalleri arasında ilk sıralarda yer alır. Kimi zamanlarda ise kariyer, maddiyat, yaşamsal öncelikler gibi sebepler nedeniyle annelik uzun süre boyunca ertelenir. Peki, anne olmayı ertelemek gerçekten iyi bir fikir mi?

Bilimsel açıdan yaklaşmak gerekirse, pek sayılmaz. Anne olmayı geciktirmek; yumurta sayısının ve kalitesinin yaşın ilerlemesiyle birlikte geri dönüşümsüz bir şekilde azalmasından dolayı kısırlık sebebi olabilir. Tüp bebek tedavisi ile bile gebeliğin her geçen gün daha da zorlaşmasına ve erken menopoz gibi kimi durumlarda tamamen imkansız hale gelmesine neden olabilir. Bu yüzden de anne olmak isteyen tüm kadınların bu hayallerini ertelemeden hayata geçirmeye çalışmasında yarar vardır.

İlerleyen yaşla birlikte ortaya çıkabilecek tansiyon , şeker gibi rahatsızlıklar gebe kalınmasını zorlaştırırken, gebeliğinde riskli geçmesine neden olabilir. Önce gebelik oluşması daha sonrada oluşan gebeliğin sağlıklı bir şekilde sonlanması için annelik hayallerinin çok fazla ertelenmemesi önemlidir.

Kadın Yaşı ve Doğurganlık

Kadın yaşı doğurganlık üzerinde en etkili faktörlerden biridir. Her kadının vücudunda sınırlı sayıda yumurta bulunur ve yumurtlama, özellikle 30’lu yaşların sonuna doğru azalma eğilimi gösterir. Bu sebeple de 35 yaş üstündeki kadınların doğal yöntemlerle hamile kalma oranı, 35 yaş altı kadınlara göre daha düşüktür. Gebelik, kadın vücudundaki yumurtaların erkekten gelen sperm aracılığıyla döllenmesi sonucunda gerçekleşir ve bu yüzden de sağlıklı yumurta, daha yüksek hamilelik şansı anlamına gelir.

Kadın yaşı ilerledikçe yumurtaların sayısıyla beraber kalitesi ve döllenme ihtimali de azalır. Anne olmak isteyen tüm kadınların yumurtaları azalmadan ve güçsüzleşmeden önce hamile kalmak için çabalaması, hayallerine kolayca kavuşabilmeleri açısından büyük önem taşır.

Amh Nedir, Nasıl Ölçülür?

Amh olarak kısaltılan anti-müllerian hormonu, hem kadınlarda hem de erkeklerde bulunan bir hormon türüdür. Glikoprotein türünde bir hormon olan amh, kadınlarda yumurta foliküllerinde gelişen hücreler tarafından salgılanır. Bu yüzden de kandaki amh seviyesi, yumurta rezervinin mevcut kapasitesini, yumurtaların kalitesini ve kişinin doğurganlık potansiyelini ortaya koyan en önemli veriler arasında yer alır.

Amh hormonu, menopoz sürecine kadar salgılansa da kadının doğurganlığı azaldıkça düşer. Bu yüzden anne olmayı 30’lu yaşların sonuna kadar erteleyen kadınların amh seviyelerinin düşmesi ve hamile kalmakta zorlanmaları yüksek ihtimaldir. Doğurganlık seviyesini doğrudan tespit eden amh testleri, çocuk sahibi olmak isteyen kadınlarda kısırlık bulunup bulunmadığının anlaşılması için uygulanır.

Amh testinin uygulanması için kısırlık şüphesiyle yetkili sağlık kuruluşuna başvuran kişiden bir tüp kan alınması yeterlidir. Test sonuçları, laboratuvar ortamında yapılan işlemler sonucunda aynı gün ya da ertesi gün belli olur.

Tüp Tıkanıklığı Nedir?

Anne olmayı ileri yaşlara erteleyen kadınları bekleyen riskler arasında, tüp tıkanıklığı tehlikesi de bulunur. Tüp tıkanıklığı, rahmin iki yanında yer alan ve yumurtalığa bağlanan fallop tüplerinin bir ya da ikisinin tıkanmasıyla oluşur. En yaygın kısırlık sebepleri arasında yer alan tüp tıkanıklığı, yumurtaların döllenmesini ve rahim içine yerleşmesini engelleyerek hamilelik şansını ortadan kaldırır.

Tüp tıkanıklığı, ağırlıklı olarak enfeksiyonlardan, karın içi ameliyatlarından, endometriozis problemlerinden ve kişinin medikal geçmişinde dış gebelik bulunması gibi faktörlerden kaynaklanır. Doğurganlığın önündeki en ciddi engeller arasında yer alan tüp tıkanıklığı, kimi zaman medikal ya da cerrahi yöntemlerle tedavi edilse de kimi durumlarda kesin kısırlığa yol açar.

Her kadının zaman içinde yaşayabileceği pek çok farklı faktörden dolayı oluşabilen tüp tıkanıklığı, hamileliğin neden ertelenmemesi gerektiği sorusunun da en etkili yanıtlarından biridir. Her kadının tüp tıkanıklığı sorunuyla karşılaşma riski, yaşıyla birlikte artar ve bu yüzden de ilerleyen yaşlarda hamile kalma şansı düşüş gösterir.

Tüp Bebek Tedavisi Nasıl Uygulanır?

Ivf yöntemi, yani halk arasında bilinen ismiyle tüp bebek tedavisi, çeşitli sebeplerle kısırlık sorunu yaşayan ya da hamile kalma şansı düşük olan kadınların anne olabilmesi için uygulanan en etkili yöntemlerden biridir. Süt hormonu yüksekliği, tüp tıkanıklığı, erkek kısırlığı gibi faktörlerin çocuk sahibi olmayı engellediği durumlarda başvurulan tüp bebek yönteminde ilk olarak anne adayının yumurta rezervi kontrol edilir ve rezerv içinde döllenme şansına sahip yumurta bulunup bulunmadığı gözden geçirilir.

Döllenme ihtimali mevcutsa, anne adayının yumurtaları ağızdan alınan ilaçlarla ya da çeşitli enjeksiyon yöntemleriyle uyarılır ve yumurtlama işleminin gerçekleşmesi sağlanır. Bu işlemden sonra anne vücudunda ortaya çıkan yumurtaların toplanmasına geçilir. Tüp bebek uygulamalarında ilk amaç, anne adayından mümkün olduğunca fazla yumurta almaktır. Sağlıklı bir şekilde elde edilen her yumurta, gebelik ihtimalini yükseltir. Bu yüzden anne adayından 10 ila 15 yumurta alınması hedeflenir.

Yumurtalar sağlıklı bir şekilde alındıktan sonra baba adayından alınan sperm örneği, mikroenjeksiyon yöntemiyle yumurtalara enjekte edilir ve döllenen yumurtalar anne adayının vücuduna geri enjekte edilir. Döllenmiş yumurtaların anne adayının vücudunda tutunmayı başarmasıyla hamilelik gerçekleşir. Tüp bebek uygulamalarında hamilelik şansını artırmak için çok sayıda yumurtanın döllenmesi, çoğul gebelik şansını da artırır. Ivf yoluyla hamile kalan kadınların ikiz ve üçüz doğurma ihtimali, doğal gebeliklere göre daha yüksektir.

Siz de hayallerinize kavuşmak ve anne olmak istiyorsanız, hemen Bahçeci Tüp Bebek Merkezi’nden randevu alarak geleceğiniz için etkili bir adım atabilirsiniz. Tüm sorularınız için 444 39 49 numaralı telefondan bize ulaşabilirsiniz.