IMSI yönteminin özellikle az yumurtası olan kadınlarda uygulanmasının bu grup kadınlarda başarıyı artırdığı bilimsel olarak da ortaya kondu ve araştırma 69. Amerikan Üreme Tıbbı Kongresi’nde sunuldu. Tüp bebek tedavisi de birçok hastalıkta olduğu gibi kişiselleştirilmiş tedaviyi zorunlu kılıyor. Güncel tüp bebek tedavisinde pek çok yeni teknik kullanılıyor. Ancak bu teknikler hastada uygulandığında başarılı olabilecek bir yöntemden ziyade gerçekten teknikten fayda görebilecek kişilere uygulanınca başarı elde edilebiliyor. Yani doğru endikasyonla ve doğru kişiye uygulanması gerekiyor. IMSI, yani yüksek optik büyütme kullanılarak sperm seçimi ve enjeksiyonu uygulaması son birkaç yıldır tüp bebek tedavilerinde özellikle geçmişte başarısız denemeleri olmuş hastalarda başarıyı artırmak adına tercih ediliyor. Dünyada ve ülkemizde pek çok merkez her geçen gün artan sayıda vakada klasik mikroenjeksiyon yerine IMSI uyguluyor ve IMSI sonrası daha yüksek gebelik oranları elde ediliyor. Ancak IMSI’nin hangi çiftlerde ya da hasta gruplarında daha başarılı olacağı henüz netlik kazanmış değil. Bu konuda önemli bir çalışma Bahçeci Sağlık Grubu tarafından gerçekleştirildi ve tamamı Bahçeci Sağlık Grubu tarafından gerçekleştirilmiş 5000’den fazla olguya ait veri ve sonuçlar değerlendirildi. Çalışmanın sonuçları geçtiğimiz günlerde Boston şehrinde gerçekleştirilen ve üreme tıbbı alanında dünyanın en büyük toplantısı olan 69. Amerikan Üreme Tıbbı Kongresi’nde de sunuldu ve tartışıldı.

Araştırma Sonuçları Ne Diyor?

IMSI konusunda bugüne kadar yapılan çalışmalar, IMSI yöntemi ile spermin düzgün seçilmesi durumunda geçmişte gebelik oluşmamış tekrarlayan başarısızlık vakalarının bir kısmında öncelikle gebelik oranının artığını gösteriyor. Ancak halen IMSI’nin hangi hastalarda kesinlikle yapılması gerektiği ya da hangi hasta gruplarında sonuçlara etki etmediği net olarak bilinmiyor. Bu nedenle de Bahçeci Sağlık Grubu bünyesinde bu doğrultuda geçmişe dönük bir değerlendirme çalışması yapıldı. Bahçeci Sağlık Grubu Embriyoloji Laboratuvarları Direktörü Dr. Necati Fındıklı, araştırmanın ayrıntılarıyla ilgili şunları söyledi: “Aslında çalışmaya başladığımızda ilk sorduğumuz soru IMSI’nin klasik ICSI (mikroenjeksiyon) yöntemine kıyasla etkinliğinin olup olmadığı idi. Tamamı Bahçeci Sağlık Grubu’nda tedavi edilen ve aynı kriterlerdeki 5000’den fazla vakanın kullanılan döllenme yöntemlerini karşılaştırdık. Karşılaştırmalara bakılacak olunursa ICSI’ye kıyasla IMSI ile, özellikle az sayıda yumurtası olan kadınlarda gebelik ve tutunma oranlarının anlamlı olarak artığı görüldü. Tedavilerinde beşten az sayıda yumurtası olan kadından elde edilen embriyo kalitesinin IMSI ile daha yüksek olduğu, bu embriyolar ile gerçekleştirilen transferlerde de gebelik oluşma ihtimalinin anlamlı olarak yükseldiği gözlendi. Karşılaştırdığımız, tedavilerinde daha fazla yumurta elde edilen olgularda bu fark mevcut değil veya yok denecek kadar az. Zira elinizde çok sayıda yumurta hücresi var ise ve klasik ICSI yöntemi ile bunlardan yeterince iyi ve kaliteli embriyo elde edebiliyorsanız farkın anlamlı olmaması beklenebilecek bir sonuç. Ancak şunu da söylemek gerekir ki yumurtanın çok olduğu vakalarda da IMSI kullanıldığında elde edilen kaliteli embriyo sayısı yine yüksek oluyor. Dondurulabilecek ve iyi kalitede daha yüksek sayıda embriyo elde edilmiş oluyor.” Bu araştırma sonuçları, ayrıca yüksek sayıda yumurtası olup sperm yönünde ciddi bir problemi gözlenmeyen olgularda IMSI ile sperm seçimi için uzun sürelerin harcanması ve artan iş gücü maliyeti de bu olgularda IMSI uygulanmasının gerçekten gerekli olup olmadığı sorusunu da beraberinde getiriyor. Dr. Fındıklı, önümüzdeki günlerde ortaya çıkacak yeni veriler ve bulguların tüp bebekte uygulanmaya başlanan diğer yeni teknikler ve yaklaşımlar gibi IMSI tekniğinin de aslında her hastadan ziyade gerçekte hangi hastalarda faydalı olabileceğini daha net göstereceğine işaret etti.

IMSI Nedir ve Kimlere Uygulanır?

IMSI’nin özellikle son iki yıldır tüp bebek tedavisinde gündemde olan bir teknik olduğunu söyleyen Dr. Necati Fındıklı, yöntemle ilgili şu bilgileri verdi: “Normalde mikroenjeksiyon yapılırken sperm mikroskop altında belli orandaki büyütülme gücü kullanılarak seçilir. Yaklaşık olarak normal bir sperm hücresi mikroskobun gücüne göre 400-600 kat büyütülerek görülebilir. Böylece spermin taşıdığı pek çok yapısal problem tespit edilebiliyor. Büyütme ne kadar fazla olursa spermin yapısı da o denli net görülebilmekte. IMSI yöntemi, spermi 6000-8000 kata kadar büyütme imkanı sağlayan, spermin seçimi ve enjeksiyonuna dayalı bir yaklaşım. Böylece daha detaylı inceleme yapılabiliyor. Detaylı inceleme de bize spermden kaynaklanabilecek bir başarısızlığın önüne geçme imkanı sağlanmış oluyor.”