Kapsamlı Kromozom taraması uygulaması ile tüp bebek tedavisi ile elde edilen embriyolar henüz anne rahmine transfer edilmeden önce sayısal ve yapısal kromozom bozuklukları bakımından taranabilmekte, bu yönden sağlıklı olduğu tespit edilen embriyoların rahme nakli ile tedavi başarısı arttırılabilmektedir.

Bugüne kadar gerçekleştirilen pek çok bilimsel çalışmada, gebelik başarısızlıklarının en önemli nedenlerinden birinin embriyolarda farklı sebepler nedeniyle oluşan kromozom bozuklukları olduğu gösterilmiştir.

Günümüzde gerçekleştirilen tüp bebek uygulamalarında bu riskin yüksek olduğu düşünülen çiftlerde (çocuk sahibi olma amacı ile tüp bebek tedavisi uygulanmış ancak 2 veya daha fazla kez başarısızlık yaşanmış çiftler, anne yaşının ileri olduğu (>38 yaş) veya birden fazla kez erken gebelik dönemi gebelik kaybı (düşük) yaşamış çiftler vb.) tercih edilebilen bu yöntem, aynı zamanda “Anöploidi için Preimplantasyon Genetik Test (PGT-A) olarak ta adlandırılmaktadır.

2000’li yılların başında FISH (Floresan In Sıtu Hibridizasyon – Floresan ile işaretleme) tekniğinin kullanıldığı ve sınırlı sayıda kromozom bozukluğunun tespit edilebildiği bu yöntem, gelişen bilimsel ve teknolojik imkanlar ile beraber FISH tekniği yerini artık tüm kromozomların incelenebildiği “Kapsamlı Kromozom Taramasına (KKT)” bırakmıştır.

Bahçeci Sağlık Grubu’ nun tüm merkezlerinde sunulan bir hizmet olan kapsamlı kromozom taramasında en yeni yöntem olan NGS (Yeni Nesil Dizileme) tekniği kullanılmaktadır.

Kapsamlı Kromozom Taraması Nedir?

Kapsamlı kromozom taraması, tüp bebek uygulamalarında embriyoların rahme transferi öncesinde genetik bozukluk yönünden incelendiği ve vitrifikasyon (embriyo dondurma) tekniklerinin kombine edildiği bir yaklaşımdır.

Kapsamlı kromozom taraması tüp bebek uygulamalarında gebelik oranının artırılması için mevcut en son teknolojinin ve bilgi düzeyinin kullanıldığı bir yaklaşım olması açısından son derece önemlidir.

Bu yaklaşım sayesinde, tüm kromozomlar (24 kromozom) aynı anda taranabilmekte ve bu nedenle de Kapsamlı Kromozom Taraması olarak adlandırılmaktadır.

Kapsamlı Kromozom Taraması Nasıl Uygulanır?

KKT, tüp bebek ve genetik laboratuvarı süreçleri olmak üzere iki aşamalı gerçekleştirilen bir işlemdir. Tüp bebek tedavisi ile elde edilen embriyo(lar) gelişimlerinin klivaj (3. gün) veya blastokist aşaması (5,6 veya 7. gün)’ na kadar takip edilir.

Gelişen embriyo(lar)dan biyopsi uygulaması ile bir veya birkaç hücre alınarak özel koruyucu solüsyon içeren tüplere aktarılır ve biyopsi yapılan embriyo(lar) dondurulur.

İşlemi takip eden ay(lar) içerisinde genetik analiz sonucuna göre normal olarak değerlendirilen embriyo(lar) çözülerek rahme transfer edilir.

Biyopsi işleminin genellikle blastokist aşamasında yapılması tercih edilir. Böylece embriyonun canlılığını devam ettirip ettirmediği ve tutunma potansiyeli açısından kalite değerlendirilmesi daha net yapılabilmektedir.

Bu uygulamada yüksek başarı elde edilebilmesi için embriyo biyopsi, genetik inceleme ve embriyo dondurma/çözme uygulamalarının son derece programlı ve yüksek standartta yapılması gerekmektedir. Dolayısı ile son derece titiz bir takım çalışması gereklidir.

FISH ile Kapsamlı Kromozom Taraması Arasındaki Farklar Nelerdir?

Teknolojik imkanların artması ile beraber PGT uygulamalarında FISH tekniği artık yerini (bazı çok özel durumlar haricinde) kapsamlı kromozom tekniği’ ne bırakmıştır. FISH tekniğinde embriyolar genellikle sadece seçilmiş ve sınırlı sayıda kromozomlar (5,7 veya 9 kromozom) yönünden incelenebilmektedir.

İncelenecek kromozomlar canlı doğum ile sonuçlanabilecek genetik bozuklukları veya erken dönem düşüklerde yüksek oranda gözlenen kromozom problemlerini kapsadığından 9 kromozomun tarandığı PGT uygulamalarında embriyoda oluşabilecek kromozomal bozuklukların sadece belirli bir kısmı tespit edilebilmektedir.

Bununla birlikte embriyoda diğer kromozomlara ait bozukluklar bu teknik ile tespit edilemediğinden sınırlı sayıda kromozom yönünden incelenmiş ve “normal” bulunmuş bir embriyonun gebelik oluşturamamasının altında bu incelenemeyen kromozomlardaki bir bozukluk yatabilmektedir.

Kapsamlı kromozom taraması ile tüm kromozomlar analiz edilebilmekte, sayısal problemler saptanabilmekte ve hatta yapılarında belirgin bir artma/azalma varsa görülebilmektedir.

Kapsamlı kromozom taraması ile geçmişte tespit edilemeyen pek çok kromozom kaynaklı problem görülebildiğinden normal embriyo elde edilme şansı da orantılı olarak azalmaktadır.

Diğer bir deyişle, bu testi yaptıracak hastalarımızın bir kısmında incelenen embriyolar arasında normal embriyo bulunamayabilir ve embriyo transferi gerçekleştirilemeyebilir. Bu nedenle incelenecek embriyo sayısının belirli bir sayının üzerinde olması normal embriyoyu bulmak açısından önemli bir faktördür.

İncelenen Tüm Kromozomlar Yönünden Normal Bulunan Bir Embriyo Her Zaman Gebelik Oluşturur mu?

Yukarıda risk grubu olarak tanımlanan çiftlerde artan bir risk olmasının yanında, kromozomal bozukluk nedeni ile gebelik oluşmaması veya oluşan gebeliğin erken dönemlerde kaybedilmesi riski her yaşta yaşanabilecek bir durumdur. Kromozomal tarama ile normal embriyo(lar)ın seçilmesi bu riski belirgin oranda azaltmaktadır.

Diğer taraftan gebelik oluşması için sadece genetik olarak normal bir embriyo elde etmek yeterli değildir. Sağlıklı bir rahim dokusu da gebelik oluşması için olmazsa olmaz bir kriterdir.

PGT uygulanan embriyoların dondurularak saklanması ve vücut 1-2 ay dinlendikten sonra rahmin uygun şekilde transfer için hazırlanmasını müteakip çözülerek transfer edilmesi sayesinde embriyolar daha doğal bir rahim ortamına konulabilmekte, bu da gebelik oranlarının belirli bir oranında artmasına imkân vermektedir.

Kapsamlı kromozom taraması yapılması, test sonrasında sağlıklı bulunarak rahme nakledilen bir embriyonun %100 rahme tutunacağı ya da tutunmuş ve gebelik oluşturmuş bir embriyonun asla düşükle sonuçlanmayacağı anlamına gelmemektedir. Bu testin uygulanmasındaki amaç embriyolardaki kromozom bozuklukları neticesinde oluşabilecek risklerin mümkün olan en düşük seviyeye indirilmesidir.

Tekniğin Riskleri veya Hata Olasılığı Var mı?

Kapsamlı kromozom taraması yapabilmek için aynı FISH uygulamalarında olduğu gibi öncelikle tüp bebek yöntemleri kullanarak embriyo elde etmek gerekir.

Sonrasında da elde edilen embriyolardan genetik inceleme için hücre alınmalıdır. Embriyo biyopsi işlemi olarak da adlandırılan bu uygulama sonrasında embriyonun belirli bir oranda her ne kadar çok düşük olsa da zarar görme riski mevcuttur. İşlemi gerçekleştirecek embriyoloğun bilgi birikimi ve alandaki uzmanlığı bu aşamada çok büyük önem taşımaktadır.

Hem FISH hem de kapsamlı kromozom taraması konusunda risk sayılabilecek bir başka konu alınan hücrede elde edilen genetik sonucun gelişmekte olan embriyonun gerçek genetik yapısını yansıtmama riskidir. Bazı embriyolarda, kromozomal olarak birbirinden farklı hücre türleri (hem normal hem anormal) bir arada bulunabilir.

Bu durum “embriyonik mozaisizm” olarak adlandırılır ve embriyonun gelişimi sırasında herhangi bir dönemde meydana gelen hücre bölünme hatalarından kaynaklanır. PGT uygulamasının embriyo gelişimini belirli bir döneminde bir veya birkaç hücre alınarak yapılması nedeni ile mozaisizmin saptanamadığı durumlar olabilir.

Bu durumun görülme olasılığı blastokist biyopsilerinde % 1-3’ lere kadar düşmektedir. Ayrıca süreçte her embriyonun blastokist aşamasına ulaşmama riski ve dolayısı ile tedavinin iptal edilme riski mevcuttur.

Genetik olarak normal sonuç alınan dondurulmuş embriyoların rahme transferi öncesi çözülmesi aşamasında düşük olsa da canlılık kaybı riski mevcuttur. Bu nedenle dondurma-çözme işlemleri deneyimli embriyologlar tarafından ve titizlikle yapılmalıdır.