Hasta Hikayeleri

UMUT..
UMUT..

Küçücük elli, kıvır kıvır saçlı, kırmızı yanaklı, zeytin gözlü, derin derin nefes alıp uyuyan küçük beden benim oğlum.Uğruna ne acılara katlandığım, hayatta ki en büyük Umudum oğlum UMUT. Hikayesi çok ama çok uzun. Ama sonu mutlu biten hikayelerden…

Benim hikayem 1996 yılında başladı.Evlendiğimde 22 yaşındaydım eşimde 27. Yaşımdan dolayı uzun yıllar çocuk istemem diye düşünürdüm o zamanlar. Nereden bilebilirdim ki birkaç sene değil de bu özlemimi yıllarca erteleyeceğimi. Birkaç aylık evliyken korunmamamıza rağmen hamile kalamayınca doktora gittik. Yapılan tahlillerde eşimin her şeyi normal benim de yumurtlamamda problem var gibiydi. Bir kaç ay bir ilaç kullandım bu arada rahim filmi çekildim, tekrar gittiğimizde bu sefer bende ki problem düzelmiş eşimde sperm sayısı çok kötü çıkmıştı. Varikosel ameliyatı oldu eşim. Etrafımda hep bu ameliyattan sonra çocuk sahibi olan insanlar vardı. Umutluydum ama maalesef gebelik oluşmadı. Çeşitli sebeplerle bu konunun üzerine hiç düşmedik. Bu arada da 4-5 sene gibi bir zaman geçmişti.

Tavsiye üzerine bu konularda iyi olduğunu duyduğumuz bir doktora gittik. Bu doktorda sil baştan tahlil VE rahim filmi istedi.Tekrar rahim filmi çekildim her şey normal gözüküyordu. Aşılama serüvenimiz deneyecektik şansımız vardı. Birinci aşılama, ikinci, üçüncü derken nihayet 4. aşılamada hamileydim. Ultrasonda 2 kese gözükmüştü. Tek isterken iki bebeğim olacaktı.8. haftada gebeliğim sonlandı. Kalp atışı durmuştu zaten bir tanesinin kalp atışı hiç alınamamıştı. Kendimi çok zor toparladım. Doktorum tüp bebeğe gerek kalmaz aşılamayla olur hatta kendiliğinden bile olabilir diyordu.Aynı doktorda benim ısrarımla 3 kere daha aşılama denedik.Nedense tüp bebek bana çok korkutucu geliyordu.O kadar çok istiyordum ki bir bebeğim olsun hemen araştırmaya başladım Devlet rapor veriyordu. Bu hakkımı kullanmak istedim. Her ne kadar rapor vermemek için işi yokuşa sürseler de raporu alabilmek için 3 aşılama daha yapmalarını kabul ettim.Önce ki 7 aşılamamı saymamışlardı bile….Aşılama öncesi sil baştan tahliller yapıldı.İşte orada fsh gerçeğiyle yüzleştim.fsh ım 12 idi. Başarı hikayeleri vardı ama başaramayanlarda vardı. O psikolojiyle tekrara aşılama serüvenime başladım.Bu sefer hastanenin bir doktoruna gittim.O da tekrar rahim filmi çektirmem gerektiğini!!! Öncekinin üzerinden 1 yıl geçtiğini söyledi. Hem kürtajdan dolayı rahimde yapışıklık da olabilirdi. 3. rahim filmini de çektirdim bu doktorda.Bunda da şansım olduğu söylendi. Bu aşılama maceralarımda sonuç vermedi.

Tüp bebek için merkez ararken İzmir’de bir üniversite doktoruna gittim.O da sil baştan tahlil istedi benden. Fsh’ım burada da yüzümü kara çıkardı.15 olmuştu bile.Doktorun, salonda eşleriyle bekleyen hastaların yanında yüksek sesle “Özlem hanım şansınız düşük, gözünüzün rengi nasıl kahverengiyse bu da değişmez, olmaz ama deneyelim isterseniz diye ayaküstü, karşısında ki insanın ; nasıl da bebek isteyen, her doğum yapan ya da hamile olan birini duyduğunda içine taş oturduğunu bilmeden sarf ettiği bu sözler, beni en fazla beş dakika kadar ağlattı. Zaten son oldu bu. İyice hırslanmıştım.Eşim o zaman yurtdışındaydı.Hastanenin bahçesinden onu arayıp “yılmayacağım inat olsun, bebeğim olunca da ona sevdirmeye götüreceğim” dediğimi hatırlıyorum.

Birçok dostumla bilgi alışverişinde bulundum.İlk olarak İzmir’de ün yapmış bir akupunktur uzmanı buldum.Benim durumumda olan çok hastası vardı.Hemen başladım akupunktura.Öğle tatillerimde koştura koştura akupunktura gidiyordum. Fsh’ı düşürmek için ne duyduysam yapmaya başladım.Dhea, selenyum, donquai,l-argine, l-carnitine, hayıt suyu, arı sütü-bal –polen-spirulina karışımı yedim. Bu bitince bal-tarçın-çörekotu karışımı yedim.Adaçayı,civanperçemi çayları içtim…Hazır olduğumu hissettiğimde tavsiye üzerine bir doktora gittim.Fsh’a göre ultrason görüntüsü gayet iyiydi. İlk denemem kısa antagonist protokol , 6 yumurta toplandı.3 embriyo transfer edildi.Embriyolarım kaliteliydi ama tutunma olmadı. Bu arada tutunma olmayınca histereskopi oldum her şey yolundaydı.İkinci denemede de aynı merkez ve doktora gittim.bu seferde aynı protokol, 5 yumurta 3 embriyo transferi ve sonuç hüsran.Aldığım hormonlar sebebiyle çok olmasa da kilo almıştım.Hemen spor salonuna yazıldım.spora gitmediğim günler akupunktura gidiyordum.Bu arada birçok bitkisel şeyi de deniyordum.Özellikle dhea, selenyum, b compleks vitaminler ve arısütü-bal-polen başucu ilacım olmuştu resmen.

3. denemem öncesi İstanbul’a gelmiş iyi bir hastanenin zor hastalarda başarılı bir doktoruyla görüşmüştüm bile.Ama raporum geçmediği için İzmir’de hakkımı kullanmak istemiştim.Yine tavsiyelerle başka bir merkeze yöneldim.3. denememi başka bir merkezde uzun protokolle yaptım.Tam 14 yumurta toplandı.8 tane kaliteli embriyom olmuştu.3 embriyo transfer edildi sonuç hüsran.Doktorum bende içerde neler oluyor kendim görmek istiyorum dedi o da histereskopi yaptı!Gene bir şey bulunamadı.Birkaç ay sonra donmuşlarla denedik o da olmadı.Tüp bebek serüvenine başlayalı 1 yıl olmuş ben 4 deneme yapmış 2 histereskopi olmuştum bile.Bu doktorumda doğal bekleme sürecinde aşılama yapalım dedi 2 aşılamada o yaptı.Sonuç tabii ki hüsran.
Ben yine merkez araştırmalarına başlamıştım.Birkaç ay sonra başka bir merkez ve doktorla 5. denememi yaptım.Yine kısa protokol 4 yumurta toplandı ve 2 embriyom oldu.En kötü tedavim buydu. Kaliteli embriyoya rağmen yine tutunma olmadı.Bu doktorda zaten şansınız %10 dedi.Donör önermedi.İmkanın varsa dene dedi.Her zaman ki gibi oradanda koca bir sıfırla ayrılmış zaten bende alışkanlık yapmış olan üç dört ayda bir 5-6 bin liralık ödemeyi yapmıştım her zaman ki gibi.

Herşey çok ağır geliyordu artık bunca çaba bunca uğraş beni yormuştu.Eşim artık denemek istemiyordu.Ona kalsa en başından beri uğraşa gerek yoktu.Olmuyorsa olmuyordu.Vardır bunda da bir hayır ısrarcı olmaya gerek yok diyordu.Çok ağladım, çok uykusuz kaldım ama bu isteğimi dizginleyemedim.Artık İzmir’de denemek istemiyordum.Ne bulursam okuyor araştırıyordum.Bende başka bir problem vardı.Embriyo kaliteli ama tutunamıyordu.Tamam bir folluk yumurtam yoktu ama mevcut olan kaliteliydi. İzmir’de Üniversite hastanesinde genetik bölümünde kendi çabalarımla pıhtılaşma problemim olduğunu buldum.Tüm metabolizma testlerini yaptırdım.Pıhtılaşma dışında herhangi bir problemim yok gözüküyordu.

6. denemem öncesi benimle aynı kaderi paylaşan bir arkadaşımla beraber Umut tüp bebek merkezinden randevu aldık. Yeni bir tedaviye başladık.İşyerimden izin alıp yaklaşık 10 gün İstanbul’da kaldım.Kimi zaman öğretmenevi, kimi zaman pansiyon ama en çok da siteden tanıdığım bir can dostumda konakladım.Kontroller sonrası İstanbul turu yapıyordum.Yani tedavide gibi değil sanki gezmeye gelmiş gibiydim İstanbul’a.Bu sefer femaralı protokol uygulandı.Bu denemede de 6 yumurta toplandı.3 embriyo transfer edildi.İstanbul’da 2 gün kalıp 3. gün uçakla İzmir’e döndüm.bu deneme de olmadı.Tabii ki yılmadım tam gaz devam edecektim.İçim rahattı.Seçtiğim merkez doğru merkezdi.Aklımda en ufak bir şüphe yoktu.Herkes işini en iyi şekilde yapmaya çalışıyordu.Karşımda profosyonel bir ekip vardı.İlerleyen zamanlarda ne kadar da doğru bir seçim yaptığımı görecektim.

Beni başarısız sonuçtan birkaç gün sonra Umut Tüp Bebek Merkezinden Yasemin hanım aradı. Allah Allah beni arıyorlar ve neden niçin diye sorguluyorlar. Halbu ki bu böyle olmazdı.Hemşireler arar sonucunuz “0” Özlem hanım üzgünüz derler çıt telefon kapanırdı. Nerede hata yaptık bulmamız lazım diyordu. Yasemin hanım ben şaşırmaya devam ederken, beni tekrar arayacaklarını söylüyordu.Kısa bir süre sonra  farklı bir hekim dosyamı incelemiş beni aradılar.Telefonda uzun uzun konuştuk.Bir kez daha deneyecektim.Olmazsa birkez daha……..iyice inat etmiştim.:))
7. denemem öncesi akupunktur doktorum nöral terapi ve ozon tedavisi uyguladı tam 10 seans.nöral terapide dişetlerimden tutunda ense köküme kadar, ayak parmaklarıma kadar iğne batırılıyordu.Çok acı veriyoru bu bana ama çocuksuzluk daha acıydı benim için.Sonucu düşününce katlanabiliyordum tüm bunlara.Nihayetinde Herşey bir avuç et parçası, minik bir can bir EVLAT içindi.

Sporuma devam ettim, Qenzim, dhea, b vitaminleri, balık yağı, selenyum içtim. Arı sütü, bal,polen, yedim.Sağlıklı beslenmeye çalıştım.

Bu sefer doktorum ne fsh sorgulandı, ne de gereksiz bir film istendi benden.Ultrasonda her şey belliydi zaten.Önemli olan onu gören gözdü.Uzun protokol uygulandı bu sefer bana.Pıhtılaşma olduğu için kan sulandırıcıyı önceden kullanmaya başladım. Kontrollere sabah uçağıyla gelip akşam uçağıyla döndüm.bazen İzmir’de muayene olup sonucu doktoruma ilettim, bazen de can dostumda kaldım. 5 yumurta toplandı bu tedavide.Bu sefer embriyolar 5. güne kadar bekletildi.2 tane blastokist embriyo transfer edildi “5 Mayıs Hıdırellez günü ” Bu sefer her şey güzel olacaktı.Baharın başlangıcı olan gün bana UMUT” olacaktı.Öyle hissediyordum.Transferden sonra ki gün ilk uçakla İzmir’e döndük.O gün hiç yatmadım ertesi günde hiç yatmadım.Birkaç gün sonra lekelenme yaşadım hastaneyi aradığımda gebeliğe bağlı olabilir dediler.Bütün arkadaşlarım hadi yap test diyorlardı.Ben testi 9. gün sabahı yaptım.Sabahın altısında eşimi hamileyim kalk diye sarsarak uyandırdığımı hatırlıyorum.Evet hamileydim.Bunca çaba meyvesini vermişti nihayet.
İlk 3 ay ailelerimizde dahil kimseye söylemedik.Ben rapor aldım işe bile gitmedim. Bu arada hastane ve doktorumla da irtibatım 3 ay boyunca devam etti. Aklıma takılan soruları hekime ve hemşirelere danışıyordum.Benden desteklerini esirgemediler.

Her akşam göbekten kan sulandırıcı iğnemi oluyor ilaçlarıma devam ediyordum göbeğim mosmor olmuştu ama sonuca değerdi. Herşey güzel gidiyordu taa ki 11. haftada ense ölçümü ve 2 li teste kadar.ense ölçümü 3,8 çıkınca doktorum direkt olarak amniyosentez dedi.Dünyam başıma yıkılmıştı.Bebeğim özürlü olabilirdi.Doktorum bana moral vermeye çalışsa da dünyam başıma yıkılmıştı.Nihayet amniyosentez oldum.Hızlı sonuç 2 günde geldi.Doktorumun “geçmiş olsun her şey temiz hamileliğinin tadını çıkar” deyişini unutamam.Eşimle birbirimize sarıldık sevinçten ağladık.Bu arada bir oğlum olacaktı. Adı önceden belliydi oğlumun”UMUT”.Adı gibi bana hep umut oldu oğlum ama kader ağlarını örmeye devam ediyordu.29 haftalıkken suyum gelmeye başladı.2 gün yoğun bakımda kaldım.Doğumu durdurmaya çalışıyorlardı bir yandan da ciğer geliştirici iğne yapıyorlardı.Doğarsa gözleri görmeyebilir, özürlü olabilir, yaşamayabilirdi.Tam 3 gün boyunca dualar ettim bebeğim yaşasın diye.30+1 de oğlum doğdu.1305 gr ve 39 cm boyunda aslan gibi savaşçı bir delikanlı…..tam 19 gün yoğun bakımda kaldı.Bu süre zarfında onu hiç görmedim.Dünyaya getirdiğini bir canlının neye benzediğini görememek, onu kucaklayamamak nasıl bir acı ancak yaşayan bilir.Oğlumu belirli saatlerde camın arkasından görebiliyordum sadece.Tam 47 gün sonra onu kucağıma alabildim ilk kez.31.12.2010 yılbaşı günü onu hastaneden çıkarabildik 1850 gr sağlıklı olarak. Şimdi 13 aylık oldu bile.

Hayatta her şey istediğimiz gibi olmuyor.Hergün yüzlerce bebek doğuyor veya birileri ölüyor.Kimi insan isteklerine daha kolay ulaşabiliyor.Ben kolay ulaşamadım ama bu süreç zarfında öyle dostlar, öyle arkadaşlar edindim ki her şeye değdi. Bütün bunların sonucunda bunca çabaya rağmen oğluma kavuşamayabilirdim ama en azından “KEŞKEM” hiç olmayacaktı.Ben elimden geleni yaptım ama olmadı diyebilecektim. Gerekirse bir kız çocuğunu “Yüreğimde Büyütecektim” B planımda hazırdı.
Ben oğluma 14 yıllık bir mücadele sonunda tam 12 aşılama,7 tüp bebek, 3 rahim filmi, 2 histereskopi, toplam 48 seans akupunktur, 10 seans nöral terapi ve ozon tedavisi, 1 düşükle sonuçlanan gebelik sonrasında kavuştum. Bunca olumsuz şey arasında bile hiç yılmadım hep inandım. Çoğu kez boynum büküldü, omuzlarım düştü ama küçücük bir bebeğin var olacağı düşüncesi beni hemen yağa kaldırdı.Ne olur asla pes etmeyin.Hayat ne sürprizlerle ne güzelliklerle dolu.İçten istenen ve bunca çaba harcanan istekler asla karşılıksız bırakılmaz bunu unutmayın.

Bahçeci ekibine, doktoruma, tüm hemşire ve çalışanlara Yasemin Topçu ve Neslihan İlkılıç’a binlerce kere teşekkür ederim.Beni 14 yıllık özlemime oğlum Umut’a kavuşturdunuz.İyi ki varsınız.Sevgilerimle…..

Birgün bu maili yazacağımı hayal ederdim ama yine de acaba diye sorgulardım.Sonunda bende yazdım.Darısı tüm isteyenlere olsun.Bütün dualarım sizlerle…..

Özlem BAŞKÖY

WhatsApp ile bize ulaşmak için tıklayın
WhatsApp
Messenger
Sizi Arayalım
En yakın zamanda arayalım: