Hasta Hikayeleri
Sonsuz Teşekkürler…

Merhabalar;

Öncelikle Bahceci Kliniği Sağlık ekibine ve sevgili Doktorum Güvenç Karlıkaya’ya sonsuz teşekkürler.  2007 yılının Ekim ayında 5 haftalık hamile olduğumu öğrendiğim zaman esimle çok sevinmiştik. Her ay düzenli olarak doktora kontrole gitmeye başlamıştım ve hamileliğin seyrinde hiçbir problem yoktu, taki 32.haftaya kadar. O hafta kontrole gittiğimde doktorum ultrasonla bebeğimi kontrol ederken bir anda telaşlandı ve bize amniyo sıvısının hiç kalmadığını söyledi. Bir anda heyecandan elim ayağım boşalmıştı. İlk hamileliğimdi ve ciddiyetin ne boyutta olduğunu bir anda kavrayamamıştım tek sorduğum soru bebeğim iyimi. Su anda bebeğin iyi olduğunu ve bizi ayrıntılı ultrason için başka bir doktora yönlendireceğini söyledi. Ayrıntılı Ultrason için gittiğimiz doktor direk bebeğimin böbreklerine yöneldi ve acı gerçeği bize açıkladı. Böbrek yapıları bozuktu kistler vardı. Anne karnında ölebilir veya çok kısa yasayıp hayatını kaybedebilir dediği zaman dünyam kararmıştı. Ağlamaya başladım sürekli ağlıyordum. Eşim doktorla ne yapmamız gerektiğini konuşuyordu. Hastalığımızın adi otozomal resesif polikistik böbrekti. Doktor hamileliği sonlandırmam gerektiğini her an bebeği kaybedebileceğimi söyledi. Bunun üzerine esim kadın doğumcumla irtibata geçerek doğum yapacağım hastane ve günü kararlaştırdılar. Benim için hayatımın kabus dolu günleri başlamıştı. Küçük bir özel hastanede ve hafta sonu suni sancıyla doğumum gerçekleşti. Bir kız bebek dünyaya getirmiştim. Doğumdan bir sure sonra odama telaşla nöbetçi çocuk doktoru girdi ve bana bu bebeğe müdahale yapılmayacak mı bebek kırmızı ve sağlıklı gözüküyor dedi. (hemşireler çocuk doktoruna bebeğin ex olacağını, müdahale yapılmayacağı bilgisini vermiş) tabi ben bu bilgiyi de alınca iyice yıkıldım ve doktora bebeğim için ne gerekiyorsa yapın dedim. Hastane küçük olduğu için bebek yoğun bakımı ve gerekli kuvez yoktu. Hemen bütün hastaneleri aradık fakat hiçbir hastanede yer yoktu. Bu olay bana ders olmuştu. Yoğun bakımı olmayan bir hastanede doğum yapılmaması gerektiğini anladım. (kadın doğumcumda bizi böyle bir durumla karşılaşabiliriz diye uyarabilirdi, bebek ex olacak diye önemsemedi, doktorumun diğer hatası da bizden vaktinde ayrıntılı ultrason istememesiydi. Ben en azından böyle bir duruma hazırlıklı olurdum, bebeğimin eşyasına kadar hazırlandığım bir durumda öğrenmezdim.) Daha sonra kadın doğumcum İzmit Devlet Hastanesinde yer olduğunu söyledi, ve birkaç dakika içinde bebeğim ambulansla İzmit’e yola çıktı. Ve 5. günün sabahı esimden bir telefon geldi kızımızı kaybettik başaramadı dedi. Çok üzülmüştüm. Yine de içimde bir umut vardı. Belki doktorların teşhisi yanlıştı diye. Ama öyle olmadı. Hayatımın en acı günüydü. 1,5 yıl sonra 2.bebeğime hamile olduğumu öğrenmiştim. Yine çok sevinmiştik fakat içimde bir korku vardı. Bu sefer daha temkinliydik. Kontrollerimi hastane bünyesinde yaptırmaya karar vermiştim. Hastane amniyosentez yaptırmamı istediği zaman aile yakınımız olan bir doktora bu durumu danıştım. Kendisi bana bu gebeliğin değerli olduğunu söyledi ve ultrason ile görüntülemede çok iyi olan bir Prof. doktora beni yönlendirdi. Ve Prof. doktorun kontrolünde de bu bebeğimin de böbreklerinin büyük olduğu ortaya çıktı. Bizi çalıştığı hastanenin heyetine davet etti. Ne yazıkki heyetinde açıklaması böbreklerin büyük olduğu idi. Bebeğimde başka bir problem olmadığı için hamileliği gözlemleyeceğiz kararı alındı. 28. Haftaya geldiğimde amniyo sıvısı azalmıştı. Doktorlar ilk bebeğimdeki hastalığın tanısını koymuşlardı. Yani bu bebeğimde böbrek hastasıydı. Hamileliği sonlandırmam gerektiğini ve bebeğimi de incelemek için alacaklarını söylediler. Ben razı olmadım vicdanim buna el vermedi. Bu sefer kararlıydım bu bebeği vakti zamanında doğuracaktım. Ölürse de karnımda olsun, dünyaya gelecekse de yaşatmak için elimden geleni yapacaktım. 32. Haftaya geldiğimde bir aksam sancılarım başladı, ve o gece bir kız bebek daha dünyaya getirdim. Bu arada doktorum bize bir genetik doktorla görüşmemizi ve pgd diye bir yöntemle sağlıklı çocuk sahibi olabileceğimiz bilgisini vermişti. Ve bizde bunun üzerine doğum yaptığım hastanenin Tıbbi Genetik Uzmanı Doktorla ile tanıştık. Bize sağlıklı bebek sahibi olabileceğimizi bunun mümkün olduğunu açıklayarak bizi rahatlattı. Bebeğimden ve bizlerden kan alarak bunları inceletip hastalığın tam tanısını koyabilmek için yurtdışına gönderdi. Bu arada bebeğim yoğun bakımda 3 ay yaşadı. Umutlandığımız anlarda oldu, çok dualar ettim hayırlısıyla sağlığına kavuşsun diye. Ama olmadı bu kızımda ablası gibi cennet kuşu olmuştu.  6 ay kadar sonra yurtdışından sonuçlar gelmişti. Sonuca göre eşimde bende bu hastalığı taşıyorduk. (taşıyıcıydık) Esimle aramızda herhangi bir akrabalık yoktu, Ayni hasarlı genleri taşımamız tamamen tesadüftü. Tüp bebek için hazırlıklara başlanmıştı. Elde edilen embriyolardan birer hücre alınıp incelenecek, hasta olanlar ayıklanıp sağlıklı olan embriyolar transfer olacaktı. 5 embriyo elde edildi. 2 si hastalığı taşıyordu, 3 tanesi sağlıklıydı. 2 embriyo transfer oldu. Ben sonucun pozitif olacağından cok emindim. Çünkü hamile kalabiliyordum, 2 hamilelik yasamıştım. Fakat sonuç negatifti. Çok üzülmüştüm, hem maddi hem manevi acıdan. Yine karamsarlaşmıştım. 1 ay sonra spontane yoldan hamile olduğumu öğrendim. Bu 3.bebeğin sağlıklı olabileceğini düşünerekten dünyaya getirmeye karar verdik. Genetik doktorum hamileliğin 3.ayında bizden koryon vilyus biyopsisi istedi. Yaptırdım ve testin sonucunu 1 ay bekledik. Sonuç olumsuzdu, bu bebeğimde hastaydı. Bu nasıl bir hastalıktı 3 bebeğimde de çıkmıştı. 18. haftada hamileliği sonlandırmıştım. Bu arada neler yaşadığımı tahmin edersiniz. Bu hamilelikte beni çok yıpratmıştı.  Çünkü bebeğime hiç yaşama hakkı tanımamıştım. Dünyaya getirseydim de çok acı çekecekti. Kızım yoğun bakımda yatarken onun ne acılar çektiğini gördüm. Her yerinde iğneler, hortumlar vardı. Her ziyaretinde onu öyle gördükçe ağlıyordum içim parçalanıyordu. Bunu tekrar yaşayamazdım. Rabbim bize evlat nasip etmeyecek diye umudumu yitirmeye başlamıştım. Yakın çevrelerimiz bize bir de Bahceci Kliniğinde Dr. Güvenç Karlıkaya ile denememizi tavsiye ettiler. Doktorumla görüşme yaptığımızda bize yaklaşımından sıcaklığından çok memnun kalmış ve ona güvenmiştim. Kliniğin ve doktorun çok önemli olduğunu bir kez daha anlamıştım. Tüp bebek denemesine tekrar başlamıştık. Bu sefer 10 embriyo elde edildi, bunların 3 tanesi sağlıklıydı. 2 Tanesi transfer edildi. Ve sonuç pozitifti. Şu an şükürler olsun Rabbime 4 aylık dünyalar güzeli Özge Nur adında bir kızım var. Allah her isteyen anneye evlat nasip etsin acılarını yaşatmasın. Belki benim gibi genetik rahatsızlıktan dolayı problem yaşayan aileler vardır. İnşallah bu hikâyemle onlara umut olurum. Bize bu mutluluğu yaşattıkları için tekrar, Doktorum Güvenç Karlıkaya’ya sonsuz teşekkürler.

Sevgilerimizle,

Ozge Nur

WhatsApp ile bize ulaşmak için tıklayın
WhatsApp
Messenger
Sizi Arayalım
En yakın zamanda arayalım: