Hasta Hikayeleri

Sıradan Bir Tüp Bebek Hikayesi Olabilir Ama…
Sıradan Bir Tüp Bebek Hikayesi Olabilir Ama…

Melahat Koç- İstanbul ( Mayıs 2009 )

Sizlerle tüp bebek öncesi ve sonrası hakkındaki düşüncelerimi paylaşmak istiyorum.

Benim hikayem belki diğer tüp bebek anneleri gibi sıradan ve olağan gözükebilir ama gene de insanı bazen isyan ettiren, bazen üzen, bazen de mutlu eden yanları da yok değil.

Eşimle birlikte ideallerimizin peşinden gittiğimiz 10 yıldan sonra çocuk yapmaya karar verdik ve devamlı gitmiş olduğum jinekoloğuma bu fikri açtım.O da herhangi bir problem olmadığını ve rahatlıkla çocuk sahibi olacağımı söyleyince içim bayağı rahatladı.Bu görüşmeden bir sene sonra herhangi bir gelişme olmamış ve çocuk denemeleri başarısızlıkla sonuçlanınca doktorumu değiştirmeye ve başka fikirler almaya karar verdim. Eşimle birlikte bir arkadaş vasıtasıyla gitmiş olduğum doktor gerekli muayeneyi yaptıktan sonra direkt olarak tüp bebek sonucuna varmış ve ‘’başka şansınız yok yumurtalık rezerviniz az 40 yaşındaki bir insanın yumurtalık rezervine sahipsiniz’’ cümlesi hayatımı altüst etmiş ve o an 32 yaşında böyle bir problemle karşılaşmanın yükü bana ağır gelmişti.Neyse ki eşim bana bu konuda çok destek ve yardımcı oldu.Onun bana söylediği bir laf vardır her zaman ‘’bebekle senin arandaki tercihimi hep senden yana kullanırın sen benim için bebekten daha değerlisin’’ lafı inanılmaz bir güç verir içime ve kendimi daha iyi hissettirir. Biraz araştırma ve eşimin teyzesinin önerisiyle Sn. Prof. Dr. Mustafa Bahçeci ile görüşmek için randevu aldım. Konuşmamız çok sakin, mutlu ve sıradan bir şey olacakmış gibi geçti. Mustafa Bey de ‘’hepimizin bir yumurta ve spermden oluştuğunu, yumurtalık rezervimin az olduğumu yalnız yaşımın genç olmasının bebek sahibi olmak için şansını oldukça arttırdığını’’ söyledi ve tüp bebek denemesi için polip yüzünden ufak bir operasyon geçireceğimi de öğrenmiş oldum. Eşimle birlikte odadan çıktığımda çok mutlu, çok huzurlu ve sanki o an bebeğim olmuş gibi rahat hissettim kendimi. Polip için geçirdiğim ameliyattan sonra işlemlere başlamak için kliniğe gittik.Tabi ki içimdeki heyecanı anlatmam mümkün değil. Neyse ki klinikteki Melike hemşire bize bayağı yardımcı oldu ve onun sayesinde doktorumla tanışma fırsatı buldum. Doktorumun olaylara bakış açısı, insanlığı ve sıcak karakteri bizi o kadar etkiledi ki onu yıllardır tanıdığımız ve sanki devamlı bir aile dostumuz olduğu hissi içimde bayağı kuvvetlendi. Onunla birlikte başlamış olduğumuz denemelerin ilkinde 5 yumurta toplandı.Bu yumurtalardan 4 tanesi iyi çıktı ve ancak 1 adedi döllendi ve sonradan da 1 olmak üzere 2 embriyo yerleştirildi.Bu işin en zor evrelerinden biri de bekleme sürecidir.Bu bekleme sürecine acabalar,inşallahlar insanın kafasında dolaşır durur.İşte bende bu hava içerisinde 14 gün sonra denemenin başarısızlıkla sonuçlandığını öğrendim ve dünyam yıkıldı ve kendimi gereksiz ve eksik olarak hissettim.(Çevremdeki insanlar rahatlıkla çocuk sahibi olurken neden ben…) Eşimin vermiş olduğu destek ve ‘’Gücümüz yettiği ve sen kendini iyi hissettiğin kadar denemelerimiz devam edecek ‘’ sözü beni kendime getirdi ve bunu başarmak için daha pozitif, daha olumlu düşünmem gerektiğine karar verdim.Bundan sonra yapmış olduğum denemeler beni üzmeyecek aksine bir sonraki deneme için beni güçlendirecekti.İkinci tüp bebek denemesine başlamak için doktorumun söylemiş olduğu ‘’yaz tatilinde kafanı toparla ondan sonra bakarız’’ tavsiyesine uyup dört ay sonra ikinci denemeye başladım.Bu sefer iki yumurta toplandı.Bunların ikisi de döllendi ve gene bekleme süreci ve o 15 gün sonra gene hüsran… Ama dayanıklıyım ağlamıyorum ve daha güçlüyüm bunu başaracağım ve artık kendimden eminim. Üçüncü deneme öncesi doktorum diyetisyen önerdi ve önce ona gidip vücudumu toparlayıp öyle tedaviye devam etmeye karar verdim.. Bana diyet için yaptırdığı bir dolu testten sonra yemek ve yaşam programımı ayarlayıp benim vücudumu hamilelik için hazırladığı için ona da ayrıca teşekkür ederim.Arada geçen 6 ay sonra üçüncü deneme için hazırdım ve başarmak için yola çıktım.Tedavi süresi sonunda gene 2 yumurta alınmış ve onlarda döllenmişti. Sonucun olumlu olmasını istediğim ve bazı şeyleri stres sebebine dayandırdığım için işime ara verdim ve ücretsiz izne ayrıldım.12 gün sonra eşimle elinde test ile eve geldi deneme yaptık ama herhangi bir şey çıkmadığını görünce içimiz burkuldu ama birbirimize belli etmedik.Test lavabonun kenarında 5 dakika bekledikten sonra tesadüfi olarak bakında çok silik bir çizgi daha görüp heyecanlandık sanki hamilelik belirtileri oluşmaya başlıyor gibi diye çok mutlu olduk.Ertesi gün gene test ve sonuç daha belirgin..Çok mutluyuz ama kan testinin sonucunu almadan mutluluğumu fazla belli etmek istemiyoruz. Kan testinin sonucu 240 ppm ve kanda hamilelik kesinleşti. Gene kaygılarımız var kese dolu mu , boş mu diye.. 10 gün sonra kesenin içinde yoksak’ı gördükten sonra bu işi başardık diye çok mutlu olduk.

Şimdi 6 aylık ufak oğlumuz Poyraz Ekin Koç’u kucağımız almış bulunuyor ve bize bu mutluğu tattıran sanki aileden biriymiş gibi davranan Bahçeci Kliniğindeki tüm arkadaşlara, sayın doktorumuza ve Sn. Mustafa Bahçeci’ye emeklerinden dolayı çok teşekkür ediyorum

WhatsApp ile bize ulaşmak için tıklayın
WhatsApp
Messenger
Sizi Arayalım
En yakın zamanda arayalım: