Hasta Hikayeleri

Anne Olduğum Gün Annesiz Kaldım
Anne Olduğum Gün Annesiz Kaldım

Şennur GÜNAYDIN – İstanbul (Mayıs 2009)

Annelik….. Ne güzel bir duyguymuş meğer…. Birinin sana seslenerek anne demesi, işte o an her şeye değer. Bütün dünyan o olur kollarını açarak sana anne diye koşarak sarılması, sevgiyle öpmesi…. Bazen de ne olduğunu bilmeden saatlerce ağlaması sonrada kucağında öylece uyuması…..Günahsız bir melek gibi….

İşte bende hep bunları düşündüm seneler öncesi. Bu her kadının hayali olmalıydı. Ama ben evlendikten sonra 18 yıl bu hayalle yaşadım . Tam 18 sene….O kadar zordu ki o yıllar.İçimde bir umut tükenen bir bekleyiş….. Doktora gitmeye evliliğimizin birinci senesinden itibaren Samsun da sonrada Ankara da devam ettim. Doktorlarım bendede eşimde de sorun olmadığını söylüyordu. Yumurtlama günleri takip ediliyordu, herşey normal ama neden bir çocuğum olmuyordu. Aşılama 3 kere yapıldı. Netice hep olumsuzdu. Daha sonra Ankara’da tüp bebek denemeye karar verdik. Doktorumuz tüp bebekle çocuğumuzun olabileceğini söylüyordu. 10 senem böyle geçti. Derken İstanbul da tekrar bir arayış içine girdim . 1999’da Bahçeci tüp bebek merkezinde Dr. Mustafa Bahçeci’yi tanıdım. Bana yeni bir ümit verdi. Mustafa Beyin tavsiye ettiği bir doktorla tedaviye başladım. Doktorun 30 tane yumurta topladığını ve anne olmamama hiçbir sebebin olmadığını söylediğinde içimdeki annelik duygusu iyice filizlenmişti. Ama çok geçmeden her zaman duyduğum o acı sonuçla tekrar yüzleştim. Ama bunlar benim yıkılmama etken değildi. Ben anne olmalıydım….

Mustafa Beyin bana verdiği güvenle tekrar ona döndüm ve tekrar o ve ekibiyle tedaviye başladım. O kadar çok güven vermişlerdi ki bunu hiç unutmuyorum. Bana üçüzlerimin bile olabileceğini söylüyorlardı. Bana o kadar yakışırmış ben bir tanesinin bile bana anne demesini duyamazken onlar o kadar ümitliydiler ki . Neyse Mustafa Bey in tedavisinde de hersey çok güzel gitti, sorunum yoktu ama yinede bu tedavi negatif çıktı. Artık gücüm kalmamıştı, çok ağladım ama kararlıydım , dördüncüyü deneyecektim. İşim gereği çok stresli bir hayatım vardı Doktorum bana işten ayrılmam gerektiğini söyledi.Umutlarım yavaş yavaş tükenmişti artık. Bu defada başka bir sorunla yüzleştim. Yumurtalarım yok oluyordu. Doktorumla konuştum ben artık tedavi görmek istemiyordum , artık o odadan ağlayarak çıkmak istemiyordum. Ama doktorum “ Sen anne olacaksın kızım “ diyerek beni tekrar tedaviye ikna etti. Beşinci denemede de aynı sonuçla karşılaştım. Yumurtalarım yok oluyordu. Bu bekleyiş nereye kadar sanki mevlam bana bir çocuk vermek istemiyordu ama ben anne olmak istiyordum .

Bu arada Psikoloğumdan çok büyük destek alıyordum . Bu arada 6. denemeye karar verdim. 10 tane embriyo toplanmıştı. Ve 4 tanesi yerleştirildi. Böylece 12 günlük uzun bekleyiş başladı. Ama sorunlar yine peşimdeydi. Ben anne olmak için yanıp tutuşurken anne dediğim canım annem hastaydı ve ben onun yanında olamıyordum . Biran önce sonucu öğrenip annemin yanına gitmek istiyordum. Ama 12 gün bekleyemedim. 10 Nisan 2002 de yatarken bütün vücüdum su toplamış çok fenalaşmıştım . Doktorumu aradım iyiye işaret olduğunu ve hemen hastaneye gelmemi istedi. Ben hala iyi olacağına inanmıyordum. Eşim evde yoktu yapayalnızdım neyse hastaneye gittim ama ayaklarım anneme gitmemi istiyordu sadece onu onu düşünüyordum. Hastaneye gidip kan tahlili yaptırdım, içimde yine bir umut vardı. 1 saat bekledim , haber yok 2 saat bekledim haber gelmeyince dayanamayıp asansöre bindim yukarı çıkıp sonuca bakmaya ….

O anı unutmam mümkün değil. Kapı açıldı, karşımda doktorum . gözlerine bakıyorum sanki gözleriyle bir şey diyecekmiş gibi neyse psikoloğumun odasına gittim. İçimde anlamını bilmediğim bir duyguyla bana bakıp “Şennur Anne oluyorsun” dedi. Ben o an annem diye ağladım. Bu arada Görkem im ve çalışanları da benimle birlikte ağladı.

Eşime bu mutlu haberi ben veremedim. Psikoloğum arayıp eşime baba olacağını söyledi. Hayatımda duyduğum en mutlu haberdi bu.

10 nisan 2002 saat 13.30 da anne olduğumu öğrendim . 10 nisan 2002 saat 08 .30 da annemin ölüm haberini aldım . Artık ben bir anneyim ama annesiz kaldım. Ne acı değil mi ? 18 senenin ardından anneme anne olduğumu diyememek …. Acı ve gözyaşı mutlulukla beraber nasıl yaşanır ki…..

İçimdeki bu anne hasretini şimdi dindirdim 2 oğlum var. Göktuğ ve Bedirhan 7 yaşındalar. Ama içimdeki bu anne acısı dinermi bilmem….

Tüm Bahçeci tüp bebek merkezi ekibine teşekkür eder, benim gibi anne olmak isteyenlere şunu demek isterim. “ İçinizdeki umut hiç sönmesin !”

WhatsApp ile bize ulaşmak için tıklayın
WhatsApp
Messenger
Sizi Arayalım
En yakın zamanda arayalım: