O hikayesini anlatırken, “Cehennemden geçiyorsanız durmayın, devam edin!” diyerek başladı. Bu acı dolu sözlerde aslında umutsuzluğa kapılmayın diyordu, Dessislava Clemmensen. Çünkü İrlanda’da başladığı ve yıllarca süren bebek sahibi olabilme sevdası Türkiye’de sonuçlandı. Evlendikten yaklaşık 3 yıl sonra bebek sahibi olmak isteyen Clemmensen çifti, altı ay boyuca sonuç alamayınca tedaviyle ilgili arayışlara başlamış. Dessislava Clemmensen, bu dönem yaşadıklarını şöyle anlatıyor: “Birçok deneme sonrası başarısız olunca ebeveyn olmak için sabırsızlandığımız için 3 aşılama yaptık, fakat negatif sonuç aldık. Daha sonra tüp bebek prosedürlerinin inişli çıkışlı yollarına girdik. 6 defa başarısız deneme geçirmiştik. Değişik doktorlar bize değişik çalışmalar uyguluyordu ki bunların bazıları deneysel, tıp kitaplarına örnek olacak nitelikteydi. Fakat yaşadıklarımız bizi yıldırmadı. Bizi sıradan klinik bir vaka olarak görmeyecek, bizimle birlikte çalışacak bir doktor arıyorduk.” Yumurta kalitesinin düşük olduğu söylenen Dessislava Clemmensen, bu sırada arayışlarını ülke sınırlarının ötesine taşıdı ve Bahçeci Sağlık Grubu’yla tanıştı. Mail ortamında Dr. Güvenç Karlıkaya ile durumlarının değerlendirmesi yapıldı. Clemmensen, “Uzun görüşmeler sonucu, gidip kendisi ile görüşmeye karar verdik. Dr. Karlıkaya da bize yardımcı olmak ve bizi anne-baba yapmak istiyordu.” diyor ve sözlerine şöyle devam ediyor: “Dr. Karlikaya’yla ilk olarak Mart 2012’de tanıştık. Yaptığımız görüşme bize tekrar ümit vermişti. Beraber alacağımız tedbirleri görüştük ve histeroskopi taramasını gerçekleştirerek bir sonraki 7. tüp bebek denemesini planladık. 2012’nin yazında yeni bir deneme gerçekleştirdik ve mükemmel bir stimülasyondan sonra, 10 yumurta toplandı, onlardan da 5 tanesi blast durumdaydı. Daha önce bütün doktorların benim yumurta kalitemin iyi olmadığını söylemesine rağmen bu sonuç hepsinin yanlış olduğunu kanıtladı. O kadar mutluyduk ki bu konudaki sevincimizi tarif edecek sözleri bulamıyorduk. Fakat ne yazık ki son deneme başarılı olmadı ama benim için bu yaşadıklarım bile çok büyük umuttu. Kalan embriyolarımız donduruldu ve bir sonraki denemeyi donmuş embriyolardan yapma kararı alarak ülkemize döndük. Yeni denememize Mart 2013’de başladık, bu denememizde diğerindeki gibi baştan yumurta toplama işlemleri olmadığı için bana manevi olarak hepsinden daha kolay geldi. Bizim için gerekli olan her şeyin uygulanacağından emindik. Transferin olacağı gün embriyoların gerekli şekilde çözülüp çözülmeyeceğini, gelişmeye devam etmek için fırsatları olup olmayacağı konuları beni çok endişelendirmişti. Her şey çok güzel organize edilmişti. Embriyoloji uzmanı ve doktorumuz beni yatıştırdılar ve denemenin başarılı olacağını, merak edilecek bir şey olmadığını söylediler.

Dessislava Clemmensen’in dondurulmuş embriyo ile başarı şansını artırdık. Bahçeci Sağlık Grubu Fulya Tüp Bebek Merkezi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr Güvenç Karlıkaya, Dessislava Clemmensen’in yumurtlama ve yumurta kalitesi sorununun yanında polikistik over sorununun da olduğunu anlattı. Dr. Karlıkaya, polikistik over hastalarının gebelik şansının yüksek olmasına karşın Dessislava Clemmensen gibi bazı hastalarda yumurta kalitesinin düşük olmasına bağlı olarak gebelik oluşamadığını anlattı. Dr. Karlıkaya, uyguladıkları tedavi yaklaşımı ile ilgili olarak şu bilgileri aktardı: “Öncelikle bu vakaya doğru tanı koyabilmek için gerekli incelemeleri yaptık. Çünkü 7. denemesini yapacaktı ve hem bedensel hem de ruhsal olarak yıpranmış durumdaydı. Gerekli hormon düzenlemelerini sağladık ve olası bir rahim problemini dışlayabilmek üzere histeroskopi yaptık. Ayrıca bu sırada hastanın kilo vermesini sağladık. Bu vakada, yumurtaları kalitesiz olmasına karşın doğru olanı seçerek kaliteli embriyo gelişebilir diye düşünüyorduk. Tedavi protokolümüzü buna göre belirledik. İlk tedavisinde iki embriyo vermemize rağmen gebe kalmadı. Buradaki en önemli etkenlerden biri tedaviye bağlı aldığı hormonların rahim duvarını olumsuz etkileyerek tutunmayı zorlaştırması oldu. Dessislava Clemmensen, vazgeçmeyip tekrar geldiğinde ise tedavi protokolünü son dönemlerde daha fazla kullanılmaya başlanan ve özellikle de tekrarlayan tüp bebek başarısızlıklarındaki başarı şansını artıran dondurma yöntemini tercih ettiklerini söyleyen Dr. Güvenç Karlıkaya şu bilgileri verdi. “Polikistik over hastaları tedavi sırasında aşırı hormona maruz kalıyor. Bu nedenle de rahim duvarının gebeliğe uygun hale gelmesi zorlaşıyor. Bu nedenle biz bu vakada dondurulmuş embriyo ile tedaviyi uyguladığımızda ilaç vermediğimiz için rahim duvarı yıpranmadı. Ve kendini doğal yollarda toparladığı için embriyonun tutunma şansı ve dolayısıyla da gebelik şansını artırdık.” Transferden sonraki bekleme günlerinin kendisi ve eşi için en zor zaman olduğunu söyleyen Dessislava Clemmensen’e, beşinci günde vücudunda oluşan lekelenmeler başarısız bir deneme daha oldu hissi yaratmış. 10 gün sonra yaptırdığı beta testi sonucunun 3700 olarak çıkması ise hayallerinin gerçekleşmesindeki ilk sinyal olmuş. Dessislava Clemmensen, sağlıklı bir gebeliğin ardından şimdi artık mutlu bir anne ve ikinci bebeğini doğuracağı zamanı planlıyor.