Bir aile oluşturmak tabi ki tüm toplumlarda olduğu gibi bizim ülkemiz içerisinde de yine çocuklu bir eş ortamı oluşturmak anlamına geliyor. O yüzden evlat sahibi olmak her çift için çok önemli. Günümüzde yaklaşık olarak 8 çiftten 1 tanesi ilk 2 yıl içerisinde doğal yollarla gebe kalamamaktadır. Bu nedenle toplumumuzun yaklaşık olarak %12’si kadarının bu konuda tıbbi desteğe ihtiyacı olmaktadır. Tıbbi sebepler olarak bu engelleri göz önünde bulundurursak genel olarak %40 hasta grubumuzda kadın eşte, %40 grupta erkek eşte, %20 grubunda ortalama olarak yarı yarıya her iki eşte bir problem olmasıyla karşımıza çıkmaktadır. %10’luk bir dilimde ise her iki eşte de hiçbir problem görülmemektedir.

Kadın infertilitesinin en majör sebepleri endometriozis; tüplerde herhangi bir tıkanıklık ya da enfeksiyon olma durumu, bunun dışında yumurtlama dediğimiz ovülasyonun bozuk olduğu polikistik over sendromu ya da ovulatuar problemler. Bir de tabi ki çağımızın gereği ileri yaş anneleri yumurtalık rezervinin azaldığı durumlardır. Erkek eş açısından iş tabi ki daha basittir. Sperm değerleri sayı, nitelik ya da nicelik olarak yani hareketlilik ve şekil bozuklukları olarak ön plana çıkar. %10’luk dilim açıklanamayan grup bizim için her zaman bir soru işaretidir. Ancak tüp bebek tedavileri esnasında tabi ki bazı alt sebepler ortaya çıkabilir. Çiftlerimize bu nedenle her şey normal olduğu halde 1 yıl süreyle gebe kalamamaları durumunda yardımcı üreme tekniklerine başvurmalarını öneriyoruz. Tahliller açısından da 6 aylık korunmama sürecini takiben mutlaka bir kadın doğum uzmanına başvurarak tahlil yaptırmaları gerektiğini hatırlatıyoruz.