20 yıllık evli ve 44 yaşında! Kucağında da henüz bir buçuk aylık oğlu Mustafa’yı tutuyor. 16 yaşında bir kızı var ama oğluna kavuşması tam anlamıyla umut ve inancın hikayesi! Yaşı 43 ve yumurtaları yok denecek kadar az, gebelik oluşamaz, olsa da düşer deniyor. Ama o inanıyor. Sadece iki yumurtası olmasına karşın uygulanan doğru tedavi yaklaşımı ve inancıyla mutluluğuna ulaşıyor. Emsal Hanım’ın çok ilginç bir hikayesi var. Evlendikten sonra ilk çocuğuna kavuşması için 5 yıl beklemek zorunda kalmış. Kızı 10 yaşındayken bir kızı daha olmuş ama ne yazık ki bu kızını kaybetmiş. Bu kayıp onda tam anlamıyla hayatını alt üst edecek bir travma yaşatmış. “Onu ben aniden ve habersiz buldum ve bu da bizi çok ama çok mutlu etmişti.” diyor. Akıllarında ikinci çocuk yokken 38 yaşında ikinci çocuğunun olması çok büyük mutluluk olmuş. Ama bu mutluluğun ardından yaşanan kayıp onu gerçek anlamda bir travmaya sokmuş. Hayatını, kaybettiği bebeği ile sürdürmeye başlamış. Her yerde onu görüyor ve her şeyi onunla yapıyor olmuş. Tüm bu yaşadıkları eşi için de çok üzüntü vermeye başlayınca, “Senin bu yüreğinin sızısını, göz yaşını nasıl durdurabilirim?” diye sorduğunda Emsal Hanım’ın yanıtı çok net olmuş. “Bir tane daha bebeğim olursa öyle diner bu sızı.” Hatta tam bu dönem geçirdiği bel ameliyatı sonrasında bir türlü kendine gelmeyi başaramamış. Tüm bunları yaşarken bir taraftan da bebek sahibi olmak için uğraşmaya devam etmiş. Normal yollarda uğraşmasına rağmen gebe kalamayacağını anlamış. Bunun üzerine birçok tüp bebek merkezine başvurmuş. Hemen hepsinden aldığı ortak yanıt: “Olma ümidi çok az, eğer gebelik oluşursa da bebek düşer.” Emsal Hanım bu mücadelesini 39-42 yaşlarında sürdürdüğü için bebek sahibi olabilmesi adına yaşı olumsuz bir etken oluşturuyordu. Bunun yanında yumurtalıklarında da sıkıntı vardı. Biri çalışmıyor ve diğeri da çok az yumurta üretiyordu. “Harcanan emek boşa gider ve daha çok hayal kırıklığına uğrarsın dediler. Ama ben hiç vazgeçmedim.” diyor Emsal Hanım ve Bahçeci Sağlık Grubu Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Bahçeci’ye ulaşıyor. Bahçeci Fulya Tüp Bebek Merkezi’nde yapılan değerlendirmeler sonucunda gerçekten Emsal Hanım’ın çok az sayıda yumurtasının olması ve yaşı olumsuz bir tablo ortaya çıkarsa da inancı herkesi etkiliyor. Bilimsel verilerle Emsal Hanım’ın durumunu değerlendiren Prof. Dr. Bahçeci, bu yaş grubundaki kadınların yumurtalarında artmış genetik problemlerin var olduğunu söyleyerek, “Emsal Hanım’dan iki yumurta alınabilmesi, bu yumurtaların döllenmesi ve embriyo oluşması zaten çok yüksek bir başarıdır.” diyor. Prof. Dr. Bahçeci sözlerine şöyle devam ediyor: “Normalde böyle bir vakada yaşından dolayı elde edilen on yumurtanın yaklaşık sekizinde genetik problemin mevcut olduğunu biliyoruz. İkinci nokta da embriyolar oluştuktan sonra hemen rahim ortamına nakledilmedi. İki ayrı zamanda elde edilen iki embriyo farklı zamanlarda dondurularak saklandı ki biz bu yaklaşıma embriyo havuzu oluşturmak diyoruz. Aradan geçen iki ay sonrasında embriyolar çözülerek hastaya transfer edildi. Böylece rahmin çok daha doğal bir ortamda olması amaçlandı. Aslında güncel bilimsel verileri kullanarak hastaya özel bir tedavi planlamasıyla gebelik oluşturuldu. Burada önemli nokta, hastanın bu bekleme süresi zarfında iyi yönetilebilmesi ve elbette ki çok iyi bir dondurma işlemiyle embriyoyu dondurabilmek, çözerek başarılı bir transfer yapabilmektir.”

İleri yaş gebeliklerinde kromozom taraması başarıyı artırıcı bir etken oluyor. Özellikle böyle vakalarda tek embriyo transferi sonrasında yaşanabilecek başarısızlığın hastayı çok olumsuz etkilediğini ve her seferinde hastanın hüsran yaşadığını söyleyen Prof. Bahçeci, “Ama embriyoyu dondurulup bir deneme daha yaptıktan sonra transfere geçmek kadını çok fazla etkilemiyor. Çünkü embriyo dondurmada çok ciddi bir beklenti içine girmiyor.” diye konuştu. Bu ve benzeri ileri yaş gebeliklerinde belirli bir sayıda yumurtaya ulaşılıyorsa sağlıklı embriyoya ulaşmak için embriyolarda kapsamlı kromozom testi yapılmasının da sonuçtaki başarıyı artırıcı bir etken olduğunun altını çizen Prof. Dr. Bahçeci, “Bununla birlikte arka arkaya yapılacak embriyo transferinden ziyade, tek seferde ve doğru zamanda yapılacak genetik bozukluk taşımayan bir embriyonun transferi de başarıyı artırıcı önemli bir etken.” diyor. Emsal Hanım, son derece rahat bir gebelik yaşamış, yaşadığı mucizenin etkisiyle yeniden doğduğunu düşünüyor. Sezaryenle yapılan doğumun ardından Mustafa, bir 29 Ekim sabahı dünyaya gelmiş. Bizimle karşı karşıya geldiğinde henüz bir aylık olan Mustafa için Emsal Hanım, “O benim gurur kaynağım, o benim umudum.” diyor.