Kalp hastalıkları ve hipertansiyon dünya genelinde insanları en fazla etkileyen sağlık sorunlarının başında gelmektedir. Her yaş grubunda ortaya çıkan bu sorun gebelik döneminde ortaya çıktığında daha fazla dikkat gerektirmektedir. Kalp hastalıkları açısından gebelik değerlendirilirken, gebelikte ortaya çıkabilecek kalp hastalıklarına yaklaşım ve kalp hastalarının gebelik dönemi olarak iki farklı şekilde değerlendirilmesi gerekmektedir. Gebelik döneminde kalp ve dolaşım sisteminde, kan hacminde, kalp atım hızında ve atım hacminde meydana gelen artış kalp hastalıklarının ağırlaşmasına neden olabilmektedir. Bu nedenle kalp hastalığı bilinen gebelerin kardiyolojik konsültasyonunun gebelik öncesinde yapılmasının ve gebelikle ilgili planlamanın kardiyolog ve kadın doğum hekimi arasında koordinasyonla yürütülmesi gerekmektedir. Bu konsültasyon sonrasında gebeliğin sonlandırılma gerekliliği varsa buna karar verilir. Takipte izlenecek yol, doğum şekli, gebelik süresince kullanılacak ilaçlar, doğumda uygulanacak anestezi ya da analjezi şekli kararlaştırılır. Olası riskler önceden belirlenerek hareket planı oluşturulur. Ve gebeliğin başından sonuna kadar süreç kardiyolog ve kadın doğum hekimi tarafından birlikte sürdürülür.

Gebelikte hipertansiyona yaklaşım

Gebelik döneminin bir diğer önemli sorunu ise hipertansiyondur. Hipertansiyonu olan gebeler, gebelik zehirlenmesi yani preeklampsi, erken doğum, ablasyo plasenta ve bebekte gelişim kısıtlılığı, büyüme kısıtlılığı açısından risk altındadır. Bu nedenle hipertansiyon hastası gebelerin takiplerinin oldukça sıkı yapılması gerekmektedir. Gebelik takipleri sırasında herhangi bir dönemde tansiyon değerleri 140/90 mm ve üzerinde ölçüldüyse dikkatli olmak gerekmektedir. Daha sonraki dönemlerde de dört saat aralıklarla yapılan ölçümlerin en az ikisinde bu değer yine yüksek olarak saptandıysa hastaya hipertansiyon tanısı konulmaktadır. Bununla birlikte yükselen tansiyona bağlı olarak idrarda normalin üstünde albumin birikmesi durumunda ise hasta preeklampsi tanısı almaktadır. Ancak burada çok önemli bir nokta var. Doğru tanının konulabilmesi için hastada tansiyon yüksekliği ve idrarda albumin yüksekliğinin normalden fazla olması durumunun bir arada gerçekleşmesi gerekmektedir. Yani vücutta görülen ödem ya da albumin miktarının yüksek olması durumunda preeklampsi tanısı konulmaz. Hipertansiyon sorunu yaşayan gebelerde tedavi amacıyla tansiyon düşürücü birtakım ilaçlar kullanılabilr. Bu gebelerin takibi de mutlaka kadın doğum uzmanları ve tercihen nefrologlar tarafından birlikte yapılması gerekmektedir.