Düşükler ve Tekrarlayan Düşükler

Düşükler ve Tekrarlayan Düşükler

Gebeliğin 20. haftasından önce gerçekleşen gebelik kayıplarına düşük denilmektedir. Düşükler genellikle ilk 14 hafta içerisinde olur. Sıklığı %10-15’tir. İleri kadın yaşı en önemli risk faktörüdür. Tekrarlayan düşük daha önce ardışık 3 ve üzeri gebelik kaybı olan durumlara verilen isimdir ve sıklığı %1’dir. Üç ardışık düşük sonrasında bile sağlıklı bir gebelik elde etme şansı %60’dır. Düşüğü genellikle sağlıklı bir gebelik takip etmektedir ve nükseden bir durum değildir. Düşük sebeplerine gelindiğinde değişik pek çok sebep sayılabilir. Kromozomal problemler, hormonal problemler (tiroid hormon bozuklukları gibi), enfeksiyonlar (Rubella, Cytomegalovirus gibi), immunolojik, rahme ait problemler (rahim içi yapışıklıkları, rahim ağzı yetmezlikleri gibi), kronik hastalıklar (kontrolsüz şeker hastalığı, böbrek hastalığı, sistemik lupus eritematozus gibi romatizmal hastalıklar) ve çevresel etkenler (alkol, toksik maddeler, radyasyon gibi) bunlardandır. Düşüklerin yaklaşık %60’ından kromozomal anomaliler sorumludur.

Tekrarlayan düşüklerin değerlendirilmesinde bir takım testlerin yapılması sebebi ortaya koyabilmektedir. Bu testler şöyledir;

– Çiftlerin karyotip analizleri yani kanda kromozom testleri. Tekrarlayan gebelik kayıpları ile başvuran çiftlerin %3-5’inde kromozom anomalileri olabilmektedir.
– Rahimle ilgili problemleri tanımak için ultrasonografi, rahim filmi (HSG) ve gerek görüldüğünde histeroskopi.
– İmmunolojik (bağışıklık sistemiyle ilgili) sebepleri ortaya koymak için antifosfolipid antikorları (lupus antikoagülanı, antikardiyolipin antikorları) kanda bakılabilir.
– FSH, LH, tiroid testleri, açlık kan şekeri veya şeker yükleme testi.
– Trombofili (pıhtılaşmaya yatkınlık) durumlarını ortaya koymak için kadının kanında bazı faktörlerin araştırılması (Antitrombin III, protein C, protein S, homocystein, factor V Leiden mutasyonu, MTHFR gen mutasyonu gibi)

Düşükte en sık belirti vajinal kanamadır. Kanama leke leke başlayıp artarak pıhtılar tarzında olabilmekte ve beraberinde kramp tarzı ağrılar da eşlik etmektedir. Düşük tanısını koymada ultrason yeterlidir. Ağrısız vajinal kanama olduğunda düşük tehdidinden bahsedilir. Bu durumlarda tek önerilebilecek şey yatak istirahatidir. Kanama artarak gebelik ürünü tamamen dışarıya atılabilir ki böyle durumlarda ultrasonda geride kalan doku yoksa ve kanama fazla değilse küretaj yapılmayabilir. Fakat bazen de gebelik ürününün bir kısmı atılır ve bu durumlarda küretaj ile rahim içinde kalan dokular temizlenmelidir. Geride kalan dokulara müdahale edilmediğinde ciddi enfeksiyonlar gelişebilir. Bazen fetüs ölmüştür fakat kanama veya ağrı olmayabilir, gebelik ürünü kendiliğinden dışarıya atılmayabilir. Böyle durumlarda missed abortus terimi kullanılmaktadır ve genel anestezi ile küretaj yapılmalıdır. Bazen de gebelik kesesi gözlenir fakat embriyo gelişmemiştir. Bu durumda anembriyonik gebelik terimi kullanılır ve yine anestezi ile küretaj yapılmalıdır. Bazı durumlarda ilaç ile gebelik ürününün atılmasına yardım edilebilir, fakat kontrolsüz kullanımı aşırı kanamalara sebep olabilmektedir. Eğer kadının kan grubu Rh negatif erkek pozitif ise küretaj sonrası Anti-D iğnesi (Rhogam) yapılmalıdır. Düşük sonrası kadının fertilitesi (doğurganlığı) çoğunlukla azalmamaktadır.

WhatsApp ile bize ulaşmak için tıklayın
Canlı Sohbet
WhatsApp
Messenger
Sizi Arayalım
En yakın zamanda arayalım: