Çoğul gebelikler yüksek riskli gebeliklerdir. Yüksek tansiyon, kansızlık, erken doğum ve erken membran rüptürü, büyüme kısıtlılığı, plasenta previa (plasentanın önde gelmesi ve rahim ağzını kapatması) ve doğum komplikasyonları (sezaryen ile doğum, kordon kazaları, operatif vajinal doğumlar gibi) çoğul gebeliklerde daha sık görülür.

Ortalama doğum haftası ikiz gebelikler için 37 hafta, üçüz gebelikler için 33 hafta, dördüz gebelikler için ise yaklaşık 28 haftadır. Ayrıca bebeklerin büyümesi ikizlerde yaklaşık 32 haftadan, üçüzlerde 29-30 hafta, dördüzlerde ise 27 haftadan itibaren tekiz gebeliklere göre geride kalmaya başlar. Bu nedenle, çoğul gebeliklerde erken doğum açısından rahim ağzı uzunluğunun değerlendirilmesi ve bebeklerin büyümelerinin takibi gerekir. Çoğul gebeliklerde diğer bir sorun da doğumsal anomalilerin daha sık görülmesidir. Bir seride tekiz gebeliklerde %1.4 olarak bildirilen anomali sıklığı, ikiz gebeliklerde %2.7, üçüz gebeliklerde ise %6.1 olarak bulunmuştur, ikiz gebeliklere özgü anomaliler arasında da ikiz ters arteryel kanlanma sekansı ve yapışık ikizler sayılabilir. ikiz gebeliklere özgü bir başka sorun da ikizden ikize transfüzyon sendromudur. Tek yumurta ikizi olup ayrı keselerde olan, fakat plasentaları ortak olan ikiz gebeliklerin yaklaşık %30-40’ında görülen bu komplikasyonda, plasentada yer alan damar bağlantıları nedeniyle bir bebekten diğerine kan transferi olur. Bu nedenle, verici bebekte anemi ve büyüme kısıtlılığı, alıcı bebekte ise yüklenmeye bağlı kalp yetersizliği ortaya çıkar. Bebekleri kaybetme riskinin oldukça yüksek olduğu bu durumun en başarılı tedavi yöntemi ise lazer ile plasentada yer alan damarsal bağlantıların ablasyonu (yok edilmesi)dur. Tüm bu riskler nedeniyle çoğul gebelikler daha yakın ve sık takip gerektirmektedir.